"Serhan Asker" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Serhan Asker" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Serhan Asker

'Feda'yı 'Dava'ya dönüştüren adam

Tarih 12 Mart 2012.. Yer: Hırvatistan-Split..

Adriyatik kıyısında bir Parkta Slaven Biliç'le röportajdayım. Biliç, 3 ay sonra başlayacak olan Avrupa Futbol Şampiyonası'dan sonra Hırvatistan Milli Takımını bırakacağını söyledi. İngiltere, Rusya, Almanya ve İtalya'dan kendisine gelen bir çok teklife rağmen en çok da Türkiye'de çalışmak istediğini söyleyince şaşırdım.
"Beşiktaş tam bana göre" deyince şaşkınlığım daha da arttı. Neden Beşiktaş? Anlattı Biliç:
"Benim için Galatasaray olmaz.. Başında Fatih Terim gibi bir efsane var. Fenerbahçe olmaz, Aykut Kocaman gibi genç bir isimle çalışıyorlar.. Trabzonspor'da da kendisini kanıtlamış Şenol Güneş var. Beşiktaş'ın başında ise uzun vade için çalışan bir Hoca yok.. Ayrıca İstanbul'da benim ülkeme çok yakın.. "

BEŞİKTAŞ FEDA DEDİ VE BİLİÇ İŞİ YATTI

O, bunları anlatırken "ülkemizi ne kadar da iyi tanımış" diye düşünmeye başlarken röportajın en çarpıcı cümlesiyle çıktı huzura..
"Beşiktaş'ın çılgın taraftar grubunu da çok iyi biliyorum.
Biliç'in bu sözleri Trtspor ve Hürriyet gazetesinde defalarca yer aldı. Ve O, resmen Beşiktaş Kulübünden haber bekledi. Ancak olmadı.. Beşiktaş, "Feda" dedi ve Samet Aybaba ile yola çıktı...
Beşiktaş-Biliç buluşması 1 yıllık bir gecikmeyle gerçekleşti. Bu sefer yönetim fedakarlık yaptı, yeni transferlere imza attı. Ancak yine de Biliç'in istediği yörüngede oyuncular tam olarak alınamadı. Bakar mısınız adamın ilk öğrendiği Türkçe kelimelerden biri "Sol bek"..

FEDA'YA VEFA İLE KARŞILIK VERDİ: "AYBABA İYİ TAKIM YAPMIŞ"

Ve Sezonun üçüncü haftasını geride bıraktık. Beşiktaş üçte üç yaptı.. Feda'nın meyveleri alınmaya başlandı. Kaldı ki bunu Biliç, sevgili İsmail Er'e geçenlerde şu sözlerle dile getirdi: "Samet Aybaba iyi bir takım bırakmış"
Anlayacağınız.. Bu Hırvat, "Feda"ya şöyle bir güzel "vefa" selamı da çaktı..
İşte Biliç Samet Aybaba'nın o takımına kendi enerji ve disiplinini ekleyerek çıktı yola. Hırvatistan Milli Takımı'na oynattığı futbolla dikkatleri üzerine çeken adam şimdi Karakartal topluluğunu aynı anlayışla yönetiyor. Sezon sonuna kadar ne olur bilemem.. Ama şimdiden Türk futboluna damgasını vurdu.

KONUŞAN LENİN DEĞİL BİR FUTBOL ADAMIYDI

Sadece oynattığı futbolla değil elbette. Kelam ve düşünceleriyle de.. Önce ben "sosyalistim" dedi. Sonra çıktı Radikal Gazetesi Spor Müdürü Uğur Vardan'ın sorusu üzerine bu siyasi tercihin takıma yansımasını betimledi:

"Takım olarak oynuyoruz. Buradaki felsefe güç halkındır. Takımda zenginler ve fakirler yok, sınıf yok. Halkın desteği var. Sınıfları ortadan kaldırarak, gücü halka vemeye çalışıyoruz. O bakımdan sosyalist bir takım yaratabiliyorum, diyebilirim"

Buyurun.. Bu sözler ne Lenin'in "Nisan Tezleri"nden söylendi, ne de O'nun "Devlet ve Devrim" adlı denemesinde. Bu sözler Beşiktaş-Gaziantepspor maçından sonra Atatürk Olimpiyat Stadı'nda basın toplantısında söylendi.

TÜRK SOLU İÇİN "ÇARE BİLİÇ" DİYENLER AZ DEĞİL!

Hani Bernard Shaw, "Yirmisinde komünist olmayanın kalbi, kırkında hala komünist olanın aklı yoktur" diyor ya.. Bu sözü sosyalizme uyarlarsak, Biliç Shaw'a meydan okuyor! Yani 44 yaşındaki Biliç, kalbine mahkum olmaktan taraf. Ya da kimbilir, Bernard Shaw'un burjuva değer yargılarına karşı amansız saldırısını anlatan "Asosyal Bir Sosyalist" kitabının adına nazire yapıyor: "Hem sosyalist hem de sosyalim.." dercesine.
Bu arada Biliç'in dikkat çeken söylemini sosyal medyada Türk Soluna uyarlayanlar bile var. "Çare Biliç" diyenler az değil!

BİR GÜN NAZIM HİKMET'TEN ŞİİR OKURSA ŞAŞIRMAYIN

Geçenlerde Nevzat Demir Tesisleri'nde ziyaretine gittim. Türkiye'ye geldikten sonra ilk kez karşılaştık. Kendisine 2 kitap hediye ettim.. Birisi İngilizce çevirisiyle Marquez'in ölümsüz eseri Yüzyıllık Yalnızlık diğeri ise Nazım Hikmet'in şiir kitabıydı. Nazım'ın kitabı Türkçe.
"Marquez'i biliyorum da.. Nazım Hikmet kim?" dedi.
"Bizim büyük Ozanımız. Mezarı da senin geçen yıl çalıştığın Moskova'da" karşılığını verdim ve ekledim..
"O da senin gibi gerçek bir sosyalistti ve bu düşüncesinden dolayı hayatı sürgünde geçti"
Bunu duyar duymaz gözleri büyüdü.
"İşte şimdi daha çok merak ediyorum bu şiirleri" dedi..
Bilemem, artık bir maç sonrası Biliç,
".. Yoldaşlar, ölürsem o günden önce yani/Öyle gibi de görünüyor,/Anadolu'da bir köy mezarlığına gömün beni/Ve de uyarına gelirse/Tepemde bir çınar olursa/Taş maç da istemez hani." dizeleriyle karşımıza çıkarsa hiç şaşırmam..

O, EN GÜZEL YÜZ METREYİ KOŞTU...

Onu bunu bilmem. Slaven Biliç takımla, çarşıyla, halkla kenetlendi. Bir film çekiyor. Konusu, halk.. Felsefesi, sosyalizm.. Müzik: Metallica.. Senaryo ve Yönetmen: Biliç. Yapımcı, Fikret Orman. Oyuncular: Muhammed, Fernandes, Tolga, Oğuzhan, Malzemeci Süreyya ve ismini sayamadıklarım..
Filme iyi başladı. Şuan Süper Lig'in lideri. Ama daha yolun başında..
Can Yücel'in Deniz Gezmiş'e adadığı Mare Nostrum şiirindeki, "En uzun koşuysa elbet Türkiye'de Devrim,/O, onun en güzel yüz metresini koştu.." diye unutulmaz dizesi var ya.. Futbola güzel oyun diyorsak ve de bu oyun uzun bir maratonsa Biliç, "Şimdilik en güzel 100 metresini koştu."

Adriyatik kıyısında o coşkun denizin tadını iliklerine kadar yaşamış bu Splitli romantik adam Feda'yı bir "dava"ya dönüştürmüş durumda.. Hem de Franz Kafka'nın Dava'sında yaşanan uyduruk bir davaya değil. O'nunki sosyalist bir dava..

X