‘Fed’ fırtınası kapımızda

Barış BALCI
16.09.2013 - 11:04 | Son Güncelleme:

17-18 Eylül’de gerçekleştirilecek Amerikan Merkez Bankası Fed toplantısı piyasaların rotasını belirleyecek. Fed’in ne kadar varlık azaltımı yapacağı en kritik konu. Bu konuda 3 senaryo konuşulurken her senaryoda Merkez Bankası’nın vereceği tepki farklı olacak.

SURİYE krizinin büyük resimden yavaş yavaş çıkmasıyla birlikte piyasada gözler Amerikan Merkez Bankası Fed’in 17-18 Eylül’deki toplantılarında alacağı kararlarda olacak. Fed Başkanı Ben Bernanke’nin 22 Mayıs’ta Fed’in varlık alımlarını azaltacağını açıklamasından sonra piyasalar büyük dalgalanmalar göstermiş ama asıl fırtınanın Fed’in bu konudaki yol haritasının netleşmesinden sonra kopacağı öngörülmüştü. Bu yol haritasının belirlenmesinde son düzlüğe girilirken konuşulan 3 farklı senaryo özellikle gelişen ülkelerin Merkez Bankalarında ince hesaplar yapılmasına yol açıyor. Bu toplantılarda Fed’in faiz artıracağı tarihin de biraz daha netleşmesi bekleniyor.

EN ÇOK KONUŞULAN SENARYO

Piyasalarda ekonomistlerin ve Fed uzmanlarının en çok konuştuğu senaryo Fed’in aylık 85 milyar doları bulan tahvil alımında 10-15 milyar dolarlık bir azaltıma gideceği... 22 Mayıs konuşmasından bu yana ABD işsizliğinde ufak düşüşlerle birlikte yüzde 7.3 seviyesine gelindi. ABD’de işgücü piyasasının güçlendiğine dair net işaretler bulunmaması ile bu senaryo diğerlerine göre ön plana çıktı. Fed’i yakından takip eden uzmanlar tahvil alımı azaltımına bu ay içinde başlanacağını ancak azaltım miktarının 10-15 milyar dolarla sınırlı kalacağını bekliyor. Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Burak Saltoğlu Türkiye’de piyasanın bu senaryoyu kısmen fiyatladığını, yine de faiz ve kurda yükselişler görebileceğini, buna karşılık kısa vadede Merkez Bankası’nın hemen tepki vermeyeceğini belirtiyor.
Konuşulan diğer iki senaryo ise birbirinden çok farklı iki ucu temsil ediyor. Fed’in özellikle işsizlik cephesinde kafa karıştıran veriler gelmesiyle tahvil alımına 85 milyar dolarla devam edeceğini düşünenler de hiç az değil. Bu durumda Türkiye’de Merkez Bankası’nın daha önce açıkladığı kura müdahale enstrümanlarını ilk aşamada kullanmayacağı tahmin ediliyor. Buna karşın Fed’in sürpriz bir şekilde varlık azaltımına 20 milyar dolarlık bir miktarla da başlaması mümkün. Ekonomistler bunun Türkiye için en kötü senaryo olacağını belirtirken Merkez Bankası’nın kura müdahalesinde cephaneliğindeki tüm silahları kullanmak durumunda kalabileceğini belirtiyor.

İŞSİZLİK HEDEFİ ÖNEMLİ

Öte yandan Fed toplantısını kritik yapan sadece varlık azaltımı değil. Fed daha önce işsizliğin yüzde 6.5’e düşmesi durumunda faiz artırılacağını açıklamıştı. Bu faiz artırımının gelişen ülkelerden para çıkış trendini hızlandıracağı konuşuluyordu. Daha önce yayınlanan Fed tutanakları ise bu hedefin değiştirilebileceğine işaret etmişti. Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Erhan Aslanoğlu’na göre bu hedefin yüzde 5.5’e düşürülmesi faiz artırımını geciktireceğinden Türkiye için olumlu bir karar olacak. Fed’in tahvil alım azaltımına gideceğini açıkladıktan sonra ABD’de faizlerin ekonomiyi olumsuz etkileyecek seviyede yükseldiğine dikkat çeken Aslanoğlu “Eğer hedefi yüzde 5.5’a çekerlerse kendi piyasalarındaki faizleri durdurabilirler. Bunu yapma ihtimalleri var. Ama eğer hedefi aşağı çekmeyip varlık alım azaltımı başlarsa bize olumsuz etkisi olur. Merkez bankası döviz satımı ve diğer enstrümanlarla dolara güçlü bir şekilde müdahale edebilir.

Fed hava tahmini

1- Fed varlık alımında 10-15 milyar dolarlık azaltım yaparsa: Piyasaların en çok fiyatladığı senaryoda Merkez Bankası’nın acele bir tepki vermesi beklenmiyor. Ancak uzun süreden beri beklenen varlık azaltımı başlamış olacağından bu sefer ABD’nin ne zaman faiz artıracağı konuşulmaya başlanacak. Bu da döviz ve faiz cephesinde oynaklığa yol açabilir. Yine Merkez Bankası’nın bir süre dolara sert müdahale yapması beklenmiyor.

2- Fed varlık alımına aynen devam ederse: Piyasalar birinci senaryoyu fiyatladığından bu kararın etkisi Türkiye’de faizde düşüş ve kurda geri çekilme olarak yansır. Merkez Bankası’nın büyüme ve enflasyon hedeflerine ulaşması konusunda radikal müdahaleler yapmasına gerek kalmayabilir.

3- Fed varlık alımında 20 milyar ve üstü azaltım yaparsa: Piyasada sürpriz olarak değerlendirilen bu senaryo ile Türkiye’de kur ve faiz dalgalanması yükselir. Merkez Bankası istisnai günlerin sayısını artırır ve döviz satım ihaleleri ile dolara müdahale eder. Rezerv Opsiyon Mekanizması ile piyasaya likidite sağlanmaya çalışır. Fonlama faizleri de faiz koridorunun üst bandı olan yüzde 7,75’e yaklaşır.

Fırtına sonrası enflasyon

PEKİ üç senaryodan herhangi birinin gerçekleşmesi sonrası Türkiye için en önemli veri ne olacak? Uzmanlar enflasyonu işaret ediyor. Erhan Aslanoğlu tahvil alım azaltımına başlanması sonrası Türkiye’de enflasyon artarsa Merkez Bankası’nın enflasyona karşı önlem alacağını belirtmesi gerektiğini söylüyor. OdeaBank Ekonomik Araştırmalar Müdürü İnanç Sözer ise enflasyonist riskler sınırlanana kadar Merkez Bankası’nın büyüme odaklı stratejilerinin doğru olacağını belirtiyor. 2015’ten önce ABD’de faiz artırımının söz konusu olamayacağını düşünmediğini söyleyen Sözer “Bu süreçte gelişmekte olan ülkeler gibi Türkiye’de de iyileşme görebiliriz. Bununla birlikte Türkiye’de finansal varlıklar açısından, Avrupa ekonomisini ve jeopolitik riskleri de dikkate almak gerekiyor. Merkez Bankası, enflasyonist riskler sınırlanana kadar büyüme odaklı temkinli bir duruş olarak ifade edilebilecek mevcut politikasını sürdürmeye devam edecektir” diye konuştu.

Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı