Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Feci kazadan kurtuldu, bebeğini doğurdu

    Suat PALA/VEZİRKÖPRÜ(Samsun), (DHA)
    10 Eylül 2012 - 00:00Son Güncelleme : 10 Eylül 2012 - 01:25

    SİNOP’un Boyabat İlçesi’nde geçen ay hareket halindeki TIR’ın dorsesinde bulunan iş makinesinin otomobilin üzerine düşmesi sonucu 7 kişinin öldüğü kazada, eşi, kayın validesi, 3 görümcesi ve görümcelerinin 2 çocuğunu kaybeden kaza günü kendisi de 8.5 aylık hamile olan 23 yaşındaki Derya Yayla, kız bebek dünyaya getirdi.

    Kaza, Sinop’un Boyabat İlçesi’nde geçen 2 Ağustos’ta meydana geldi. 26 yaşındaki Orhan Kemal Yayla yönetimindeki 55 DT 218 plakalı otomobil, karşı yönden gelen 47 aşındaki Fazıl Ay yönetimindeki 34 DJ 5146 plakalı TIR’ın yanından geçerken aracın dorsedeki iş makinası düştü. Otomobilin ön kısmının üzerine düşen iş makinası yaklaşık 90 metre aracı sürekledi. Feci kazada Orhan Kemal Yayla, annesi Elmas Yayla (47), kız kardeşleri Cemile Yayla (23) , Nilüfer Tekiner (29), Tülay Türkmen (24) ile yeğenleri Tuğçe Tekiner (8) ve Yağmur Türkmen (3) öldü. Kazaya neden olan TIR şoförü Fazıl Ay tutuklandı.

    KIZ BEBEK DÜNYAYA GETİRDİ

    Kazada yok olan Yayla ailesi fertlerinin 8 yıl önce arazi anlaşmazlığı nedeniyle öz kardeşi Ali Osman Yayla’yı öldüren ve Sinop E Tipi Cezaevi’nde bulunan babaları 58 yaşındaki Cemal Yayla’yı ziyarete gittikleri belirlendi. Kaza günü 8.5 aylık hamile olan sürücünün eşi Derya Yayla doğuma kısa süre kaldığı için eşi ve kayın validesinin isteği üzerine ziyarete gitmeyip evde kaldı. Kaza sonrasında baba Cemal Yayla’nın dışında aileden geriye kalan tek kişi oldu. Derya Yayla, kaza ardından Samsun’un Vezirköprü İlçesi Akören Köyü’ndeki babasının evine döndü. Geçen yılın Kasım ayında evlendiği eşi kazada ölen Derya Yayla, 20 gün önce Samsun’da özel bir hastanede doğum yaparak bir kız bebek dünyaya getirdi. 3.5 kilogram ağırlığında 53 santimetre boyunda olan kız bebeğe "Elif" adını veren Derya Yayla yaşadığı büyük acıyı anlattı.

    "GÖRÜMCELERİM 1 GÜN ÖNCE GELMİŞTİ"

    Ailesinin hemen hemen her ay hapishaneye gidip ziyarette bulunduğunu anlatan Derya Yayla, şöyle konuştu:

    "Ben de en az 5 defa kayınbabamı ziyarete gittim. Kayınvalidem 2 aydır bizde kalıyordu. Görümcelerim Cemile Yayla ile Nilüfer Tekiner eşi ve çocuklarıyla birlikte bir gün önce Samsun’dan Durağan’a geldiler. Diğer görümcem Tülay Türkmen’de İstanbul’dan eşi ve kızı ile birlikte yine bir gün önce hem babasını ziyaret etmek için hem de 15 günlük tatil için geldi. Eretesi gün ziyaret için yola çıktılar. Ben hamile olduğum gitmedim evde kaldım. Daha sonra iki polis eve geldi ve hastaneye gitmemiz gerektiğini söyledi. Geldiklerinde bir şey olduğunu anladım. Kaza olduğunu tahmin ettim. Hastaneye gittik annem ve babam Vezirköprü’den geldi. Bana serum verdiler daha sonra öldüklerini söylediler."

    "ÇOK BÜYÜK BİR ACI YAŞIYORUM"

    Eşinin ve ailesinin ölüm haberin almasının ardından fenalaştığını cenaze namazı ve defin süresince ilaçlarla ayakta durabildiğini söyleyen Derya Yayla, şöyle dedi:

    "Cenaze töreninde olanları tam algılayamadım. Sadece izledim. Ben çok büyük bir acı yaşıyorum. Eşimi kaybetmek benim için en büyük acı. Eşimin bütün ailesini bir anda kaybettim. Dayanması çok güç bir acı. Durağan’da kimsem kalmadı. Cenaze töreninden sonra babamın yanına geldim. Zaten kısa bir süre sonra doğum yaptım ve kızım dünyaya geldi."

    "EŞİM, KIZIMIN ADININ ELİF OLMASINI İSTİYORDU"

    Hamileyken bebeğinin cinsiyetinin kız olduğunu öğrenmelerinin ardından ölen eşinin bebeğe "Elif" ismini koymak istediğini söyleyen Derya Yayla, "Eşim kızımızı göremedi. Kızımla ilgili hayalleri vardı. Hepsi yarım kaldı. Adını ’Elif koyalım’ diyordu. Ben de onun isteğini yerine getirdim. Kızımla birlikte ne zaman babasının mezarına gideriz ne zaman hazır olabiliriz bilmiyorum. Buna dayanabileceğimi sanmıyorum. Allah kimseye böyle bir acı vermesin" diye konuştu.

    Kazadan 1 hafta önce İstanbul’da oturan görümcesi Tülay Türkmen’in bir rüya gördüğünü anlattığını ifade eden Derya Yayla, "Bizi aradığı zaman rüyasını anlattı. Rüyasında ölen babaannesini gördüğünü ve ’Burası çok güzel orayı bırakıp benim yanıma buraya gel’ dediğini söyledi. Görümcem de kayınvalidem de rüyadan çok etkilendi. Ben onları rahatlatmaya çalıştım. O zaman bunlar aklıma gelmedi. Ama şimdi daha iyi anlıyorum" dedi.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı