Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Fazilet'çilerin sıkıntısı...

Oktay EKŞİ

Fazilet'çilerin sıkıntısı...

Refah Partililer, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Vural Savaş'ın pek ağır suçlamalarını ‘‘Tanrı'nın rahmeti’’ imiş gibi kabul edip sineye çektikten sonra kara kara düşünmeye başlamışlar:

Bu 1 trilyon 200 küsur milyar liralık ‘‘zimmet’’ hikâyesi yüzünden siyasi istikballerinin kararacağından korkuyorlarmış.

Hatta Refah Partisi kapatıldıktan sonra Fazilet Partisi'ne geçenler, bir tarihte Doğru Yol Partisi'nin başına gelenin kendi başlarına da gelebileceğini söylüyorlarmış.

Malum: 12 Eylül döneminden sonra sağda Doğru Yol Partisi, solda da SODEP, askeri yönetim tarafından seçime sokulmadı. O yüzden hem sağın hem de solun ileri gelenleri Meclis dışında kaldı.

Şimdi Fazilet Partisi'nin başında bulunan eski Refah'çıların seçime girmesi bu 1 trilyonluk dava sonucu mahkemenin vereceği mahkûmiyet sonucu imkânsız hale gelirse, Fazilet'çiler de lidersiz kalabilirmiş.

Şimdi korktuklarına bakmayın, bu siyasi eğilimin ustaları, yasal boşluklardan yararlanma ve laik cumhuriyete madik atma konusunda uzmandırlar.

Önce boşluk ararlar. O varsa mesele yoktur. Boşluk yoksa ‘‘tevil’’ yolu vardır. O da sökmezse, giderler, öteki liderleri ikna edip, eylemlerini suç olmaktan çıkaracak şekilde yasayı değiştirtirler.

O da olmuyorsa, bürokrasi içindeki yandaşlarını devreye sokup ‘‘zaman aşımı’’ndan yararlanırlar.

Türk polisinin, üstelik Ankara'nın göbeğinde Şevki Yılmaz gibi birini, -bir milletvekilini- tam altı sene süreyle -sözde- arayıp bulamadığı için işlediği suçun zaman aşımına uğratıldığına ilişkin belgeyi bu sütunda yayınlamıştık. İnanmayan söylesin, kendisine gönderelim.

Çekirgenin bir kere, iki kere, üç kere sıçraması, her zaman sıçrayabileceği anlamına gelmiyor. Bunu herhalde eski Refah'çılar da anlamış olmalı ki, yüreklerine ateş düşmüş.

O yüzden şimdi yeni bir yol deniyorlar:

‘‘Savcılığın kayıp dediği 1 trilyon 200 milyar lirayı verelim de hakkımızda işlem yapılmasın’’ diyorlar.

Bu mantığın ‘‘Hırsızlık yapan bir kimse çaldığı anlaşıldıktan sonra aldıklarını yerine koyarsa hırsız sayılmaktan ve ceza yemekten kurtulması kabul edilebilir mi, edilemez mi?’’ sorusuna verilecek yanıtla karşılanması lazım.

Sizce bu durumda bir insan hırsız sayılmaktan ve ceza almaktan kurtulabilir mi?

Gerçi devlete ve sisteme kazık atma konusunda uzmanlaştılar ama gördüğünüz gibi bu yüzden ikide bir arabayı çamura saplayıp duruyorlar.

Ne yapalım, kendi düşen ağlamaz...













X

YAZARIN DİĞER YAZILARI