Gündem Haberleri

    Fazilet’in ocağı sönüyor

    Hürriyet Haber
    13.02.2000 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Fazilet Partisi eski Genel Başkan Yardımcısı Aydın Menderes

    Alınacak abdest, ürkütülecek kurbağaya değmedi. FP, hesapsız kitapsız, hangi adımı attığı belli olmaz bir hale geldi. FP, beyni bulanmış bir bilgisayar gibi. Ekranında anlamsız şeyler gözüküyor.

    Recai Bey'den olsa olsa üç aylık bir genel başkan olur. Eğer bir partinin iddiası varsa, onun genel başkanı iddialı olur. FP, Recai Bey'le seçmenine, bana gel oy ver mesajını vermiyor.

    Aydın Menderes ve eşi Ümran Menderes, 12 yıl birlikte yaşadıktan sonra 1991'de evlendiler. İlişkinin başlangıcında elbette aşk var. Ama her birinin geçmişinde yaşadığı büyük acılar da bu birlikteliğin temel taşlarını oluşturuyor. Aydın Menderes'in ailesinin acılarını herkes biliyor. Ümran Hanım ise oğlunu küçük yaşta trafik kazasında kaybetmiş. Bu çift iyi günde kötü günde birbirine hep destek oldu.

    Milletvekili seçildiğiniz 1995'ten, istifa ettiğiniz Mayıs 1999 tarihine kadar, FP ile dışarıya yansıdığından çok daha fazla çelişkileriniz olmuştur?

    - RP'de de FP'de de isteyen istediğini istediği yerde söyleyebilmelidir fikrini savundum. Başörtüsü Meclis'e gelse, serbestlikten yanaydım. Ama başörtüsünü savunacağım diye ülkenin huzurunu kaçıramazdım, üstelik bu başörtüye de zarar verirdi. FP'de geçen sene bir gün Başkanlık Divanı toplantısı bitmek üzere. Genel Başkan Sayın Kutan, 'Bir başörtülü hanım alsak nasıl olur, ne dersin?' dedi. Ben de bunun neresine kadar arkasında duracaksınız, dedim ve bekledim. Bu işin üzerine gidecek olursak, ülkeye, Meclise bir daha kimsenin başörtüsüyle giremeyeceğini ilan etmiş oluruz. Dolayısıyla bu yaptığımızın ne partiye, ne adaya, ne başörtüsüne, ne de dindar çevreye bir faydası var, dedim. FP, itirazlarıma rağmen Sayın Kavakçı'yı milletvekili olarak İstanbul'dan getirdi. Sonu olmayan bir girişimdi. Alınacak abdest, ürkütülecek kurbağaya değmedi. FP, hesapsız kitapsız, hangi adımı attığı belli olmaz bir hale geldi. FP, beyni bulanmış bir bilgisayar gibi, ekranında anlamsız şeyler gözüküyor.

    Necmettin Erbakan mı bulandırıyor partiyi?

    - Tabii kimin bulandırdığı önemli olabilir. Ama bu bulandırmaya engel olacaklar da hiçbir şey yapmıyorlar.

    Atalet mi var muhafazakarlarda? Yenilikçiler ne yapabilecek? Gönlünüz yenilikçilerden yana mı?

    - Ben FP'de 1997 başından itibaren RP'de neler yapmamız, nasıl bir imajla kamuoyu önüne çıkmamız lazım; bulabildiğim her öneriyi dile getirdim. Eğer istifama kadar aynı düşünceleri paylaşan, adımlar atan, kararlı (çok az sayıda olsa bile) arkadaşlar olsaydı orada kalıp demokratik bir FP, sonra demokrat bir Türkiye için çabalamayı herşeye yeğlerdim.

    ZARFA MEKTUP KONUYOR ADRES YOK

    Yalnız mı kaldınız?

    - Yalnız kalıp kalmamam anlamında söylemiyorum. Ama gördüğüm kadarıyla FP'de yenilikçi-eskilikçi diye bir şey yok. Farklı hevesler, farklı siyasi hedeflere sahip politikacılar var. Onlar da ihtiyatlı hareket ediyor. Yani bazı şeylere karşı çıkarsam, FP tabanı bizi yanlış anlar diye tereddütleri var. Yani parti yönetimi yıpransın, en son biz ortaya çıkalım...

    Yani politik kurnazlık?

    - Evet, olabilir. Pek çok şeyi düşündüğümüz birçok arkadaşımız vardı. Fakat bunu eyleme dönüştürecek irade yok. FP'de zarfa mektup konuyor, zarfın üzerinde adres yok. Bunu anlayan anlar zihniyeti. Mektup, şikayetnamedir. Yenilikçiler, büyük kongreden önce Sayın Erbakan'a rağmen bir parti alamazlarsa, kongreden bir şey beklememeliler.

    Bir şansı daha yitirmek nelere malolur FP'ye?

    - FP'de yenilik isteyen arkadaşların Sayın Erbakan'a rağmen sonuç alabileceklerini zannetmiyorum. FP, önemli ölçüde oy kaybetti. Bu oy kaybı devam edecek. Sayın Kutan'a sonsuz saygım, sevgim var. Ama Recai Bey'den olsa olsa üç aylık bir başkan olur. Eğer bir partinin iddiası varsa, onun genel başkanı iddialı olur. Genel başkan, müstakbel başbakan demektir. FP, Recai Bey'le seçmenine, bana gel oy ver mesajını vermiyor.

    TARTIŞILACAK KONU ERBAKAN’IN NÜFUZU

    Erbakan, bunca kayba rağmen neden herşeye kadir?

    - FP, Erbakan'ın 30 yılda vücuda getirdiği bir topluluk. Erbakan, bir yerlerden hazır oy devralan bir siyasetçi değil ki. Erbakan'a rağmen bir şey yapılamayacak oluşu, çok doğal bir durum olarak karşımıza çıkıyor.

    İlahi bir irade halinde partinin önünü tıkamıyor mu?

    - Sayın Erbakan yasaklı olsa da olmasa da kendi arkadaşlarını, Çiller'in DYP'de kendi delegesini tuttuğu kadar tutar. Tartışılacak konu, Erbakan'ın etkisi değil. Tartışılması gereken, Erbakan kongrede nüfuzunu kullanır mı kullanmaz mı?

    DEĞİŞTİRECEK OLAN BEKLEMEZ YAPAR

    Oğuzhan Asiltürk aracılığıyla müdahalesi yok mu?

    - Tabii olabilir. Ancak, Oğuzhan Bey'in müdahaleleri taraflar arasında irade çatışmasına dönük değil.

    Recai Kutan'ın köşe yazısından aldım dediği konuşma metnini Asiltürk'ün hazırlattığı söyleniyor?

    - Hepsi olabilir. Ama Asiltürk'e karşı olanların da neye niçin karşı olduklarını da açıkça ortaya koymaları zaruridir. FP içindeki muhalefet, eğer devamlı olacaksa iki işten birini yapması gerekiyor: Erbakan'ın desteğini almak ya da tarafsız kalmasını sağlamak. Bunu yapmayacaklarsa yeni bir program ve kimliği FP'ye giydireceğiz iddiasıyla ortaya çıkmak.

    Muhalif yenilikçilerin bu dirayeti göstereceklerine inanıyor musunuz?

    - Bugün FP bütünüyle zorluk içinde. Onların işlerini zorlaştırmak istemem. Olay, dünkü RP bedenine bugün yeni bir elbise giydirme meselesi. Muazzam bir dava. Bunu yapacak olan beklemez. Çıkar, yapar. Meselenin bu noktaya gelebileceğini düşünmüyorum. Dün söylenenlerden bugün vazgeçtik demekle bir sonuç alınmaz. Dün AB'ye karşıydık, bugün olalım diyorsunuz, bu olmaz. Dün Adil Düzen diyorduk, bugün demiyoruz. Öyleyse yerine ne koyuyorsunuz? Piyasa ekonomisini mi savunuyorsunuz? Sizin diğer FP'lilerden farkınız ne olacak? Bu sorular bana göre cevapsızdır.

    MUHALEFET REFAHYOL DEVRİNDE ÇIKMALIYDI

    FP içindeki bu güçsüzlük, dışarıda da güç kaybettirecektir.

    - Zaman geçiyor. FP'nin oylarının azaldığı kanaatindeyim. Sayın Erbakan, Asiltürk, yenilikçi olan ya da olmayan herkes bilmelidir ki siyasette ateş söndü müydü bir daha tüttürmek, muazzam zordur.

    Kuvvetli nefes ister.

    - Evet. Ocak sönme noktasına doğru gidiyor. Partiyi ve Türkiye'yi daha demokrat yapma mücadelesi yapabileceğini sanmıyorum. Siyasetin yapacağı iş, su nereden akacaksa oradan akıtmaktır. Eğer yolunuz gelip kayalara çıkıyorsa o zaman oralar oyalanmak emek ve zaman israfıdır. Refah-Yol iktidarında Taksim'de cami, Çankaya'da camiyi ortaya koyduğu zaman, eğer RP içinde ciddi bir muhalefet sesi yükselebilseydi, çoktan rüştünü ispat ederdi. Partiyi de alıp götürürdü.

    RECAİ BEY'İ GÖREN OY İSTEMİYOR DER

    Parti kayalara gelip dayandıysa, usta dağcılara ihtiyacı var demektir.

    - Büyük tutarsızlıkların içerisine girdi Fazilet. MHP'ye yüklendi, Apo meselesini kaşıdı. Bunlar çok büyük handikaplar. Bunların bedeli ödenecektir. FP'nin şahsında yeniden bir MSP, RP olamaz. Siyasette geri dönüş yoktur. Zaman geriye doğru değil, ileriye doğru işler.

    Recai Kutan'la FP, son şansını yitirdi öyleyse?

    - FP'ye bakan, Recai Bey'i başında gördüğü vakit, bu parti benden oy istemiyor der. Recai Bey'e Türkiye belirli noktada teşekkür ediyor; son zamana kadar belirli şeyleri germedi diye. O gün o konuşmayı Asiltürk'ün yazıp yazmadığını bilemem ama Recai Bey'in uslubu olmadığından da yüzde yüz eminim. Recai Bey'in dışında daha gerçek, daha bağımsız, daha zararlı bir genel başkan olabilirdi. Ama seçmen Recai Bey'e olsa olsa yüzde 15 oy verir.

    FP’ye dönüş yok

    Aydın Menderes, Adnan Menderes'in üç oğlundan en küçüğü. 1977'de AP milletvekili oldu. 12 Eylül'de siyasi yasaklılar arasında yer aldı. 1993'te Büyük Değişim Partisi'ni kurdu. 1994'de Demokrat Parti'deki 16'lardan Genel Başkanlık teklif geldi; seçildi. 1995'te Refah Partisi'nden İstanbul birinci bölgeden birinci sırada aday gösterilip milletvekili seçildi. Aydın Menderes, Nisan 1999'da Fazilet Partisi'nden ikinci kez milletvekili seçildi. Partinin Genel Başkan Yardımcısı olarak Merve Kavakçı'nın Meclis'teki türban krizinde, FP'yi kıyasıya eleştirdi. 6 Mayıs'ta istifa etti. Şimdi bağımsız milletvekili. Siyasetten kopmayı düşünmüyor: ‘‘Siyaset yapmak da bir partiyle mümkün. Aktif siyasete devam mı ederim ara mı veririm, düşünüyorum’’ diyor. FP'ye geri dönmesi mümkün değil: ‘‘Oraya neden katıldığımı anlatamadım, neden ayrıldığımı anlatamadım. Bir de geri dönersem herkesin kafası büsbütün karışır.’’

    Adnan Hocacılar’la içli dışlı değildim

    1995'te milletvekili seçildiğiniz gece tv'de iki Adnan Hoca müridi yanıbaşınızdaydı. Bu kişileri Aydın Bey'in yanına ulaştıran güç nedir diye düşünmüştüm. RP'nin bugün de hapisteki Adnan Hoca'yı savunmasının sizce nedeni ne olabilir?

    - Siyasette yanına gelene git demek pek mümkün olmuyor. Hele ben hiç demem. Toplumun alerji duyduğu antipatik insanlarla yanyana düşebilirsiniz. Bu politikanın kaderidir. Bundan zarar görürsünüz. Ama benim bu grupla içli dışlı ilişkim olmadı. O şahısların o gruba dahil olduklarını da daha ileri bir tarihte öğrendim. İstanbul'daki bir programımıza gelmişti biri. Diğerini tanımıyordum. Zaten o gece onlar, sağı solu iterek yanıma geldiler. Buna itiraz da oldu.

    Adnan Hoca ve Adnan Hocacılar'ı nasıl değerlendiriyorsunuz?

    - Meselenin hukuki yönü mahkemede devam ediyor. Siyasi yönüne gelince, siyasi partiler ellerinden geldiğince bu tür ahir zaman tarikatları ve cemaatleriyle sıkıfıkı olmamalı. Tabii yapılmaması lazımdı. Yaptıkları tasvibe şayan değildir. Şantaj gayet kötü bir iştir. Ama ben FP'nin Adnan Hocacılar’la organik bağı olduğunu zannetmiyorum. Oğuzhan Bey'in kaseti yayınlandı. Ama orada ne kadar isteksiz ve sıkıntılı olduğu duyuluyor.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı