Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Fazıl Say olayı

CUMARTESİ akşamı tarihi Piazza della Signoria Meydanı tıklım tıklımdı.Dünyanın hemen her ülkesinden 20 bine yakın insanın arasında bir avuç da Türk vardı.

Herkes heyecan içindeydi.

Bu olağanüstü ilgi dünyanın en büyük iki sanatçısını bir araya getiren konseri izlemek içindi.

Avrupa’nın en saygın klasik müzik festivallerinden biri olan "Maggio Muzicale Fiorentino"nun kapanış konseri için Fazıl Say ile şef Zubin Mehta sahnede birlikte yer alacaklardı.

Müzik severleri heyecanlandıran bu birliktelik ilk kez oluyordu.

Bir gün önce yani cuma günü konserin verileceği meydanı dolaştık. Fazıl Say heyecanlıydı.

Zubin Mehta ile çalmak çok önemliydi. Konser mükemmel olsun istiyordu.

Saat 21.30’a geldiğinde önce festival orkestrası, sonra Zubin Mehta geldi sahneye.

Dünyanın en ünlü şefi uzun uzun alkışlandı.

Çaykosvki’nin Romeo Juliet balesinin uvertürünü çaldılar.

* * *

Sonra sunucu çıktı ve yaklaşık 10 dakika Fazıl Say’a övgüler yağdırdı. Özetle şöyle dedi:

"Fazıl Say dünyanın dört bir yanında hem kendi, hem de ünlü bestecilerin yapıtlarını eşsiz yorumuyla seslendiriyor. Ünlü Türk piyanistin bir önemli özelliği de klasik müzikle cazı birleştirmedeki başarısıdır. Sanatçı bize Çaykovski’nin 1 Numaralı Piyano Konçertosu’nu çalacak."

Bu övgü dolu sunumun ardından Fazıl Say büyük alkışlar arasında halkı selamladı.

Piyanonun başına oturdu. Zaman oldu tuşları okşadı, zaman oldu büyük darbeler indirerek piyanosuyla birlikte Çaykovski’nin ruhuna ulaşmak istermişçesine sonsuza doğru kanat vurdu.

Konçerto bitince büyük bir alkış koptu ve hiç durmadı.

Fazıl
tam dört kez sahneye gelip halkı selamlamak zorunda kaldı.

Konserden sonra merak içinde sordum: "Neden bis yapmadın?"

"Zubin Mehta tereddüt etti. ’Bir tane çalarsan beş olur’
dedi. Ben de konserin düzenini bozmak istemedim" diye yanıtladı.

Zubin Mehta
kuliste "Bu Çaykovski bana çok iyi geldi. Keşke birkaç tane daha çalsaydık" demiş.

Gelecek yıl angajman hazır. Fazıl, Zubin Mehta’nın yöneteceği İsrail Senfoni Orkestrası ile tam 15 konser verecek. Sanırım ünlü şef programa bol bol Çaykovski koyacak.

Fazıl da "Zubin haklı, gerçekten çok iyi bir Çaykovski çıktı. Zubin gerçek bir dáhi" dedi.

* * *

Buraya kadar hepimizi gururlandıran olayın güzel yanlarını yazdım.

Şimdi üzücü bir gerçeği dile getirmek istiyorum.

Türkiye’nin sanat dünyasındaki en büyük markası olan Fazıl Say dünyanın dört bir yanında yılda 120 konser veriyor. Bu konserlere yetişmek için havaalanlarında koşuşturup duruyor.

Dünyanın hayran olduğu Türk piyanistin en büyük sıkıntısı nedir biliyor musunuz?

Gittiği ülkelerin konsolosluklarından almak zorunda olduğu VİZE’ler.

Defalarca yazdım, ama derdimi kimselere anlatamadım. Türkiye bu büyük sanatçıyı vize peşinde koşmaktan kurtarmalı.

Bunun için de Türk imajının düzelmesine en büyük katkıyı yapan sanatçımıza kırmızı pasaport vermeli.

İnanıyorum ki Tayyip Bey’le Abdullah Bey cumartesi akşamı o olağanüstü konseri izleselerdi, Tayyip Bey derhal kırmızı pasaportu hazırlatır, Fazıl’a kendi elleriyle verirdi.
X