Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Faylar Karlıova’da buluşuyor

<B>AFRİKA</B> kuzeye doğru, Anadolu’ya kayıyor. Anadolu batıya kayıyor, Ege’ye doğru. Karadeniz’de ise, pek kayma yok. Kaymalar, yani depremler.

Kuzey Anadolu Fayı ile Güneydoğu Anadolu Fayı, Türkiye’deki depremlerin ana kaynakları, Karlıova’da kesişiyor.

Bu fay buluşmasının önemli bir sonucu var. Bayındırlık Bakanı Zeki Ergezen yaptığı bir açıklamayla yürekleri hoplatıyor:

‘Küçük bir depremde, kırsal kesimdeki bir ilimizde binaların yüzde 72’si yıkılacak.’

Bakan yerini açıklamıyor, ama bu ilin Doğu illerimizden biri olduğu ortada. Çünkü, fayların kesişme noktası Doğu’da.

ZARAR ÇOK YERDE

Bakan yine de dikkatli konuşuyor.

Fayların Doğu’da buluşması, deprem uzmanlarının elindeki verileri, yani gerçeği biraz daha ürkütücü kılıyor. Çok ciddi bir depremde, Doğu Anadolu’da zarar görecek çok sayıda il ve ilçe var. Ve oralarda binaların yüzde 50’sini aşkın bölümünün ciddi hasara uğrayacağı biliniyor.

Ancak, buradaki sorun, depremin büyüklüğünü ve nerelerde meydana gelebileceğini tahmin etmek değil. Bilim bunu çoktan biliyor.

Sorun yapılarda, yapılaşmada!..

Acaba, Bayındırlık Bakanlığı bu konuda neler yapıyor?..

98 ŞARTNAMESİ

Yapıların depreme dayanıklılığı açısından, 1998’de, yani Yalova depremi öncesinde, bir yapı şartnamesi çıkıyor.

Proje aşamasında, bu şartnameye uygun davranılıyor. Ama, ya inşaat aşamasında?.. Ki, önemli olan da bu!..

Bayındırlık Bakanlığı’nın çok önemli görevlerinden biri de, bu olsa gerek. Nerelerde deprem olacağını tahmin etmenin ötesinde, o yerlerde Bayındırlık Bakanlığı ile belediyeler hangi ortak çalışma içinde?..

Bir ilimizin yüzde 72’sinin depremde yıkılacağını söyleyen Bakan Ergezen, depremde hasarı azaltmak üzere, acaba o ilin belediyesi ile hangi çalışmayı yürütüyor?.. Oradaki binalar denetimden geçiyor mu?.. Yeni yapılmakta olanlar, 98’deki şartnameye uygun mu?..

Türkiye deprem kuşağında. Bu sır değil. Sadece İstanbul’da beklenen deprem değil, Türkiye’nin herhangi bir yerinde, her an deprem olabilir. Önemli olan, buna hazırlıklı olmak.

İstanbul dahil, bu hazırlığın yapıldığına inanmak güç!..

The Economist skandalı

DÜNYANIN
en etkin ve en saygın dergilerinden biri İngiltere’de yayınlanan The Economist. Daha çok ekonomik haber ve yorumlara ağırlık veren dergi, siyasal haber ve yorumlarıyla da her zaman dikkat çekiyor.

Dergi son olarak Türkiye Raporu yayınlıyor. Böyle bir dergiye yakışmayan yanlışlar ve yorumlar var. Önce maddi hataları var. Enflasyon rakamı yanlış, IMF ile üç yıllık anlaşma imzalandığı yanlış, ekonomik krizde daralan milli gelir oranı yanlış.

Bu yanlışlar bir yana, can sıkıcı asıl üç nokta var ki, böyle ciddi bir dergi açısından tam skandal!..

Derginin araştırmasına göre, ‘kadınlar hamamlarda bir araya geliyor’-muş!..

Türk toplumunun erkek egemen bir toplum olduğu ortada. Kadınların ikinci sınıfa itildiği, hele de Anadolu’da, bir gerçek. Erkeklerin genellikle kahve ve camiye gittikleri de gerçek. Ama, kadınlar hamamlarda bir araya geliyor, demek, Türkiye’yi anlamaya teyit geçmekten başka bir şey değil!.. Araştırmayı yapan, farkında bile değil Türkiye’nin!..

İkinci skandal ise, ‘Doğu Anadolu geçimini kaçakçılıktan sağlıyor’ ifadesi. Koca bir ülkenin, önemli bir bölümünde yaşayanlar kaçakçı ha!.. Pes!.. Bu araştırmayı yapan sınır ticareti ile kaçakçılığı birbirine karıştırıyor!.. Doğu’da ya da Batı’da kaçakçılık yok mu?.. Var!.. Ama, geçimini kaçakçılıktan sağlayan bir bölge!.. Kantarın topu hayli kaçmış!..

Üçüncü skandal ise, ‘hırsızlar yuvası’ başlığı ile sunulan bölüm!.. Eski Başbakan ve yöneticilerle ilgili yolsuzlukları, (yine bazı maddi hatalar var), aktarıyor. Ama, nasıl?.. ‘Hırsızlar yuvası’ deyimiyle!..

Yaklaşık iki yüz ülkede yayınlanacak bu raporla ilgili Ankara ne yapacak, merak ediyorum!..
X