"Yonca Tokbaş - Kelebek" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yonca Tokbaş - Kelebek" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yonca Tokbaş - Kelebek

Fatmagül’lü Dubai Maratonu

Bu sene 4. Kez Dubai Maratonu’nda 10km koştum. Artık ucundan acık koşmayı biliyorum ya, bambaşka bir kafayla gittim yarışa. Bi kere yarı maraton (21km) koşmuşluğum var. Martta Runtalya’da ikincisini koşacağım ve dahası Berlin Maratonu’nda 42km195metre koşmaya niyetliyim.

FATMAGÜL'ÜN DUBAİ MARATONU - FOTOGALERİ

İLK 10 KM'LERİNE NASIL HAZIRLANDILAR - WEBTV

KOÇ YONCA KOŞ DUBAİ 2012 - WEBTV

Allah akıl fikir versin evet. Annem de öyle diyor.
Amin.
Kendi yeni 10km rekorumu kırdım. 2 dakika daha gelişmişim çaktırmadan. 1:00:35 ile bitirdim 10km’yi.
Toplamda 1009., kendi yaş kategorimde de 132. olmuşum. Hürriyet.com.tr’de Web TV ve Foto Galeri’ye bekliyorum sizi. Malum, yine konuşarak ve videoya çekerek koştum. Yine izler ve gülersiniz halime. Sus Yonca Sus dersiniz.
Bu yarış da bana başka bir hayat dersi oldu ayrıca. Aldığım derslerden bir demet sunayım size:
1- Antrenmanları gelişigüzel yapmayacaksın kardeşim. Bu işin şakası yok. 2 numaralı ve en uzun ayak parmağım artık kısa. Çünkü morarıp düştü.
2- Gecenin körüne kadar Fatmagül izleyip yarışa uykusuz gitmeyeceksin. Çitlediğim çekirdekler de sürekli ağzıma geldi, bögh..
3- Asla düzensiz beslenmeyeceksin, her gün suyunu bol içeceksin. Bi ara havadaki nemi içme hayali kurdum.
4- Hava serin diye normal koşu kıyafetinden farklı şeyler giymeyeceksin. Yarışta uzun kollu mu, bi daha asla! Pişik oldum yahu!
5- Kimseyle buluşmak için sözleşmeyeceksin. Cebinde mutlaka 3 kuruş paran ve kimliğin olacak. Yoksa elalemden dilenirsin benim gibi.
6- “Ben artık bu işi biliyorum” demeyecek, her daim azimle çalışmaya devam edeceksin.
7- Kalabalıkta nasıl koşulur stratejisi geliştireceksin. Öndekinin dirseğini burnuna yememek için dikkat edeceksin.
8- Hâlâ daha hem konuşurum, hem video çekerim ve hatta hız da yaparım diye inat etmeyeceksin. Zor oluyor.
Yoncacım, bi sus da öyle koş!
Yonca
“patlak dalak”

Rekorlar diyarı

-  2012 Dubai Maratonu Dünya tarihine, aynı anda 4 kişinin birden 2:05’lik sürenin altında koştuğu bir maraton olarak geçti.
-  21 yaşındaki Etiyopyalı Ayele Abshero, 2:04:23’lük süresiyle, “ilk maratonunu en hızlı koşan adam” unvanı aldığı gibi, dünyanın en hızlı 4. adamı oldu.
-  Kızımız Destina 3km’yi 16 dakikada, oğlumuz Aslan Cem ise 20 dakikada koşarak kendi rekorlarını kırdılar. Onları koşarken gördüğümde ne hissettiğimi anlatamam. Ölüyorum gururdan.
-  Kocam en iyi 10km’sini koşarak kendi hedefini gerçekleştirmeyi başardı!
-  Dubai Maratonu’nda 18 Türk kadını 10km, 1 Türk kadını, Nergiz Dikme Maraton koştu.
-  En iyi 10km derecesi Özlem Lökçü Kaya’nın: 52:51.
-  Eylül ayında sadece 600metre koşarak antrenmanlara beraber başladığım arkadaşlarım, ilk 10km’lerini müthiş koştular.
Yonca
“koşu haberlerini sundu”

Dubai Avrasya Runtalya

Dubai paraların havada uçtuğu, ödülü büyük, Altın kategorisinde bir maraton. Yıllardır organizasyonu müthiş yaptıklarını yazdım. Katılım bin kişiler civarındaydı hep. Ferah ferah koşardık.
Yüzbinlerin katıldığı Avrasya için, maalesef işi bilmeyen, maratonlara katılmamış herkes zaten gelişigüzel yazıp çiziyorken; ben bizzat koşan insan olarak ısrarla, 4 senede müthiş geliştiğini yazdım. Avrasya bu sene, Dünyanın 14 Altın Maratonu’ndan biri oldu. Hak etti bunu!
Şimdi dikkat! Dubai’ye bu sene ilk defa 13 bin kişi katıldı ve organizasyon çöktü. Ne ıslak sünger, ne bir enerji içeceği hiçbir şey yoktu. Hatta maratoncuların yolunu gelişigüzel ayırmışlardı ve son 400 metresine giren atletlerin önüne halk koşusundaki çocuklar filan atladı. Rezaletti.
Dubai’deki 13 bin kişi nereee, Avrasya’daki 100 bin kişi nere hocam? Avrasya’ya laf ederken iki kere düşünmek lazım derim. Avrasya komitesi ve Spor A.Ş bu ciddiyet ve azimle giderse, Avrasya dünyanın dilini uçuklatan bir olay olur.
Runtalya da çok iyi. Geçen sene, Runtalya hayatımda gördüğüm en feci fırtınada gerçekleşti mesela. Ağaçlar sökülüyordu yerinden ve biz koşuyorduk.
Standlar rüzgardan uçmuş, göçmüştü ve organizasyondaki gençler sudan çıkmış balık gibi, donarak, hâlâ daha yol boyu su, ıslak sünger, muz, portakal, enerji içeceği dağıtmaya devam ediyorlardı azimle.
Herkes işinin başında gülümsüyor, koşan bizlere destek veriyordu!
Takdirle anlatıyorum.
Basınımızın bilgi ve ilgisine. Lütfen.
Yonca
“Gururla sunar”

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI