Spor Haberleri

« Hürriyet.com.tr
MENÜ

Fatih Terim: Yunanistan avantajlı

A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Fatih Terim basın toplantısı düzenliyor.

A.A.
SON GÜNCELLEME

Milli Takımlar Teknik Direktörü Fatih Terim, 2008 Avrupa Futbol Şampiyonası'na, gruptan Türkiye ve Yunanistan'ın katılacağını düşündüğünü belirterek, “Komşu komşuya gideriz” dedi.

Terim, Türk ve yabancı medyanın büyük ilgi gösterdiği basın toplantısına, Yunanlı basın mensuplarına “Hoş geldiniz, Ümit ederim ki hoş vakit geçirirsiniz. Her zamanki gibi biz de misafirperverliğimizi gösteririz” diyerek başlarken, ilk sözü de konuk medya üyelerine verdi.

Fatih Terim, “Yunanistan aşama yaptı, bir korkunuz var mı?” sorusu üzerine, “Tabela çok açık. Beraberlikte Yunanistan önemli bir avantaj elde eder. Mağlubiyette biraz zorlanabilir, bundan sonraki maçlar için. Tabii ki bizim Norveç'le oynayacak olmamız, önemli avantajları, ama bir avantaj elde ettikleri de ortada. Çok açık söylüyorum, biz de aynı durumda olsaydık, bir beraberlik gerekli olsa, biz de bu ortamı kullanırdık” diye konuştu.

İlk günden beri Avrupa Şampiyonası'na gitme inancı taşıdığını kaydeden Terim, sözlerini şöyle sürdürdü:

“ Benim inancım zaten ilk günden beri var. Komşu komşuya gideceğiz gibi gözüküyor. Tabela açık derken şunu da izah etmemiz lazım. Yunanistan'daki maçtan sonraki durumda değiliz, Türkiye olarak. Yunanistan, Moldova'yı son 30 saniyede yenmeyi becerdi, biz beceremedik. Şunu söyleyebilirim ki Türkiye olarak bundan böyle 2 maç içeride 1 dışarıda oynayacağız rakiplerimizle. Yarınki maçta, Norveç'te yine şansımız var. Ukrayna'yı yenmek zorundaydık, yendik. Sonuna kadar ümidimizi taşıyacak durumdayız. Ben hep pozitif düşünen ve iyi senaryoları düşünen bir insanım. Yunanistan'ı yeneriz, Bosna'da Norveç'i yener, iki takım da belli olur, ama Yunanistan'ın bir avantajı olduğu gerçek. O da evinde oynayacağı Malta maçı. Macaristan ile Macaristan'da oynamak çok kolay değil çünkü.”

“OLMAK YA DA OLMAMAK GİBİ DÜŞÜNMÜYORUZ”

Fatih Terim, yarınki maç öncesinde “olmak ya da olmamak” gibi bir düşüncelerinin bulunmadığını söyledi.

İddialarının sonuna kadar süreceğini ve hiçbir şeyin bitmeyeceğini anlatan Fatih Terim, şunları kaydetti:

“Sonuna kadar iddiamız var, hiçbir şey bitmiyor. Malta ve Moldova maçlarının bir bölümünde sıkıntı çektik. Nedir bu sıkıntı? Bir an önce neticeye gitmenin, çabukluk ile telaşın ve paniğin karıştırılması. Bu zaten oyun içinde bize bazı dönemlerde zarar verdi. Hiçbir gerilime gerek yok, oyunun her bölümünde sakin olmalıyız. Sonuçta son Avrupa şampiyonu ile oynuyoruz. Toplantılarımızda, oyuncularımıza sakin olmalarını, paniğe girmemelerini söylüyoruz. Hırs, istek ve coşkuyla, paniği, telaşı karıştırmamamız gerektiğini ifade ediyoruz. Oyunun her saniyesinde oyunu değiştirebilecek oyuncularımız var. Beğenmiyoruz Moldova maçını ama 6 pozisyonumuz var. Hırslı, coşkulu, heyecanlı olacağız, ama başka bir taşkınlık, bize ve oyunumuza zarar verir.”

Terim, “Yunanistan'ı, Allah nasip eder yenersek, Moldova'daki 1 puanın önemi ortaya çıkacak. Şu anda hiçbirimiz memnun değiliz, ama bazı puanların önemi ortaya çıkacak” dedi.

“KAYBETMİŞKEN TEHLİKELİ OLABİLİRİM”

Terim, “Çok eleştiriliyorsunuz. Yunanistan maçını kazanırsanız, tavrınız nasıl olur?” sorusu üzerine, “Hepiniz beni çok iyi tanıyorsunuz. Hiçbir zaman kazandıktan sonra 'Gördünüz mü?' diye tavır içinde olmadım. O çok ufak çekişme. Benim duruşumla hiç orantılı değil, kaybetmişken tehlikeli olabilirim” ifadesini kullandı.

“Kazanmışken çok daha erdemli olurum, bu hayatım boyunca medyanın arşivinde ve teyplerde vardır” diyen Terim, şöyle devam etti:

“Ben o kadar çok şey yaptım ki, benim oyuncularım o kadar çok zafer elde ettiler ki, yazmaya başlarsanız çok vaktinizi alır. Ben olayı, 'Bunlar bizi hırpalar, yerer, döver, zaman zaman da severler' diye düşünüyorum. Burada Yunanlı meslektaşlarınız da var. Bir maçtan bir maça bunu yapıyorlar mı bilmiyorum. Bizden çok şey bekleyenleri hayal kırıklığına uğrattığımızda bu kritiklerin olması gerek. Doğru olanları, iyi niyetle eleştirenleri, yanlışımızı kendi gözüyle görenleri, olduğu gibi saygıyla kabul ediyoruz. Bu işin içinden ancak böyle çıkarız diye düşünüyorum. Siz beni gösterdiğinizde hedef halindeyim, istesem ben de hedef gösterebilirim. Bu çözüm değil, sadece problemi deşer. Oyuncuların da sizin gibi bir insan olduğunu, benim de çok büyük bir yüreğim olsa da sizin gibi bir insan olduğumu unutmayın, ben de sizlerden biriyim. İnşallah yarın Türk Milli Takımı gol atar, basın tribünü de ayağa kalkar, hep beraber öpüşürüz. Hep beraber bir yere gideriz. Kasım ayında, nasipse işin muhasebesini yapacağız. O zaman isim mi veririz, soyadını mı söyleriz, gazetesini mi veririz, bilmiyorum, ama bu çözüm değil. Sonra tatlı tatlı yolumuza devam ederiz. Keşke olmasaydı. Biz de hata yaptık, yapmam inşallah, daha itidalli ve daha dikkatli davranırız.”

SERT KONUŞTU

Terim, bir basın mensubunun, “Medya ile aranızdaki küslük ne zaman bitecek?” biçimindeki sorusu üzerine, kimse ile küs olmadığını ve değişmediğini söyledi.

Terim, 32 yaşında teknik direktörlüğe başladığını dile getirerek, şöyle devam etti:

“O gün de bugün de aynı şeyi söylüyorum. Eleştiriler olacaktır, olmalıdır da... Yeter ki kırıcı olmasın, ama aileme dokunma hakkını size kimse veremez. Zaten içinizde baba olanlar da var. Kanadımı gerdiğimde de içine giremezsiniz, hiçbiriniz, hangi güç olursa olsun. Siz o kadar ileri gittiniz. Şu anda kanunun vereceği karara boynumuz kıldan ince, ama böyle bir şeye hiçbirinizin hakkı yok. Beni yerden yere vurabilirsiniz, ama ailemin kılına hiçbiriniz dokunamazsınız. Hakkınız yok buna, size de bu hakkı vermem. Yaşadığım sürece evladıma kanadımı gererim, böyle olunca da ne olacağını içinizden bazıları bilir. Spor yazarı oldun mu görevin beni ve mesleğimi eleştirmektir. Bunun manası da irdelemektir. Bir damla gözyaşına kıyamadığım evladımın, benim yanımda ağlamasına hiçbiriniz sebep olamazsınız, buna da müsaade etmem. Ondan sonra da bana küslük sorusunu soramazsınız? Hepinize iyi akşamlar” dedi.

Terim, bu arada El Cezire Televizyonu muhabirinin, “Neden Yunanistan maçı için Ali Sami Yen Stadı'nı seçtiniz” sorusunu, “İsviçre maçını Fenerbahçe Şükrü Saracaoğlu Stadı'nda, Macaristan maçını BJK İnönü Stadı'nda oynadık, Bosna-Hersek maçını belki İstanbul dışında oynayabiliriz. Atmosfer çok önemli bizim için. Taraftarlar bizim için çok önemli, aynı Yunanistan gibi. Bence bizim atmosfer de Yunanistan'daki gibi olacak. Bizim taraftarlara ihtiyacımız var” diye yanıtladı.

CUMHURBAŞKANI GELEMİYOR

Futbol Federasyonu Başkanı Haluk Ulusoy, başta Cumhurbaşkanı Abdullah Gül olmak üzeri tüm protokolü yarınki karşılaşmaya davet ettiklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Gül'ün, önemli yabancı misafiri olduğu için maça gelemeyeceğini anlatan Ulusoy, TBMM Başkanı Köksal Toptan ve spordan sorumlu Devlet Bakanı Murat Başesgioğlu'nun ise maça geleceğini ifade etti.


Bunları da Beğenebilirsiniz
İlişkili Haberler