Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Fatih Altaylı: Yılmaz doğru söylemiş

Fatih ALTAYLI

Anavatan Partisi Genel Başkanı Mesut Yılmaz, Türkiye'de sorunların uzun süredir çözülememesinin nedeninin medya olduğunu söylemiş.

Yılmaz'dan beklenmeyecek kadar doğru bir değerlendirme.

Evet, Türkiye'de sorunların çözülememe nedeni medya.

Çünkü Türk medyası, yakın geçmişte çok temel hatalar yaptı.

1993 yılında Tansu Çiller'e açık destek medyadan geldi.

Cilalı imaj devrinde Türkiye'nin imajını yükseltse yükseltse güzel bir kadın yükseltir diyen Türk medyası gaza getirince Çiller, DYP'ye genel başkan, Türkiye'ye de başbakan oldu.

Eğer arkasında bu medya desteği olmasaydı, Çiller değil DYP'ye genel başkan olmak, milletvekili dahi kalamazdı.

Medya desteğiyle Türkiye'nin başına geçen Çiller'in Türkiye'yi ne hale getirdiği malum.

Medya, hatasını orada bıraksa iyi...

Bu sefer kabahatini temizlemek için kalktı Mesut Yılmaz'a destek verdi. Çünkü Çiller'in alternatifi o gibi görünüyordu.

1995 seçimlerinde kısmen, 1999 seçimlerinde tamamen Mesut Yılmaz desteklendi.

Bu ikisinin yönettiği bir ülkede sorunların çözülmesinin mümkün olmayacağını medya ne yazık ki göremedi.

Bu nedenle Mesut Yılmaz'ın bu tespiti doğrudur.

Türkiye'nin son dönemlerde ortaya çıkan sorunlarının çözümlenememesinde, Çiller'i ve Yılmaz'ı bu ülkenin başına musallat ettiği için medyanın kabahati vardır.

Hangisi yalan Mesut Bey?

BORSADA geçen hafta dönen dolaplarda Mesut Yılmaz'ın ve kuzeni Mehmet Kutman'ın bir dahli olduğu inancında değildim.

Bu ikiliyi, bu sütuna daha önce defalarca konuk ettiğim için okurlarım bilecektir, bunların bir iş çevirdiğini düşünsem elimi tutmazdım.

Bilgi ve belge olmadan suçlama yapmam da zaten.

Ancak şimdi biraz işkillendim.

Bunun tek nedeni Mesut Yılmaz.

Daha doğrusu Yılmaz'ın açıklamaları.

Mesut Yılmaz'ın Mehmet Kutman'a belge sızdırdığı iddiaları ortaya atılınca, Yılmaz 5 Temmuz günü bir açıklama yaptı ve ‘‘Bana belge falan gelmedi. Gelmeyen bir belgeyi sızdırmam mükün değil’’ dedi.

Bir gün sonra aynı Mesut Yılmaz, ‘‘Bana belgeyi veren şu an görevde bulunan ekonomiden sorumlu bakandır’’ diyerek Hikmet Uluğbay'ı işaret etti.

Şaşırdım.

Yılmaz bir gün önce, ‘‘Bana belge falan gelmedi’’ diyor, bir gün sonra ‘‘Bana belgeyi Uluğbay verdi’’ diyerek kendini yalanlıyor.

Hangisi doğru Mesut Bey diye sormak lazım.

5 Temmuz günü söylediğiniz mi, yoksa 6 Temmuz günü söylediğiniz mi?

Genel başkana bilgi sızdırılmaz, verilir

MESUT Yılmaz'ı anlamak mümkün değil. Koalisyon ortağı bir partinin genel başkanı. Bu nedenle de hükümet içinde olan bitenle ilgili olması, bu konularda bilgi sahibi olması gayet doğal.

Ancak o en doğal şeyi bile gayri doğal bir hale getirebiliyor.

Hikmet Uluğbay'ın içeriği ne olursa olsun herhangi bir belgeyi hükümet ortağı olan partinin en yetkili kişisine vermesinden daha normal bir şey yok.

Uluğbay, Mesut Yılmaz'a bir belge vermişse -ki vermesi normaldir- bunu ona buna dağıtsın diye vermiyor ki!

Zaten garip olan, bir belgenin Yılmaz'a ulaşması değil.

Bununla ilgili bir iddia yok ortalıkta.

Garip olan, eğer olduysa tabii, bu belgedeki bilgilerin bundan kár sağlayabilecek kişilere sızmış olması.

Hatırlatma

MESUT Yılmaz'ın kuzeni Mehmet Kutman'ın adı Yılmaz'ın başbakanlığı döneminde bu köşede sık sık anılmıştı.

Petrol Ofisi özelleştirmesinde, Yılmaz'ın başkanlığını yaptığı Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun, ihaleyi en fazla fiyat veren 1. ve 2. firmalar dururken 3. gelene vermesi sonrasında da Mehmet Kutman adı burada gündeme gelmişti.

Çünkü Yılmaz'ın kuzeni Kutman, 3. olduğu halde ihaleyi almayı beceren konsorsiyumun danışmanıydı.

Hatırlatalım dedim.

Baba'dan yanıt yok

KENDİSİNİ ilgilendiren bütün yazılarıma mutlaka yanıt veren Sayın Cumhurbaşkanı, önceki gün sorduğum soruya hálá yanıt vermedi.

Sayın Demirel'e, seçimlerden 2 hafta önce, nisan ayının ilk haftası içinde Fethullah Gülen'e Devlet Liyakat Madalyası verilmesinin önerilip önerilmediğini, önerildiyse kimin önerdiğini sormuştum.

Yanıt bekliyorum Sayın Cumhurbaşkanım.

Eğer bu öneriyi içeren mektubu bulmakta güçlük çekiyorsanız, bir dahaki sefere size verildiği günü de hatırlatırım.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Onursuzlar iftira, onurlular intihar yolunu seçmediği zaman.



X