Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Fatih Altaylı: Türklerin soyu kırılmadı mı?

Fatih ALTAYLI

AMERİKAN Temsilciler Meclisi İnsan Hakları Alt Komitesi, Ermenilerin soykırıma uğradığı yolundaki bir tasarıyı kabul etti.

Bu Türkiye'nin başını ağrıtacak uzun bir sürecin ilk adımı olabilir.

Türkiye ise bu konuyu hiçbir şekilde doğru düzgün tartışamadığı için yine panikte.

Ermeniler soylarının kırıldığını iddia ediyorlar, biz ise ‘‘Bu iş tarihçileri ilgilendirir’’ diye boş laflarla işi geçiştirmeye çalışıyoruz.

İş tarihçilerin tartışmasına bırakılacak bile olsa, hangi tarihçinin tartışacağı dahi bizim açımızdan önemli.

Ama Türkiye yıllardır devekuşu gibi bir dış politika izlediği için çaresiz.

Görmezden gelerek ve kaçarak sorunları ortadan kaldıramadığımızın farkına bir türlü varamıyoruz.

Oysa Türkiye'nin bu konuda söyleyecek çok şeyi var.

Ermeni soykırımı denilen şey, Osmanlı içindeki iki tebanın karşılıklı birbirine girmesi.

Yerli Ermeniler, işgalcilerden güç alarak ayaklanıyor ve Osmanlı'ya bağlı Türklerle savaşıyor.

Her iki taraftan da on binlerce insan ölüyor.

Kaç Ermeni öldüğünü bilmiyorum ama Ermenilerin öldürdüğü Türk sayısının, Türklerin öldürdüğü Ermeni sayısından fazla olduğunu biliyorum.

Benim babamın dedesi ve daha pek çok akrabam, Ermenilerin öldürdüğü Türklerden.

O nedenle de çocukluğumda Charles Aznavour plağını eve getirdim diye azar işittiğimi, dedemin bana küstüğünü hatırlarım.

Türkiye tarihle bu hesaplaşmayı, siyasi boyutuyla da yapmalı.

Yapmadıkça, onlar kadar yüksek sesle bağırmadıkça haksız duruma düşeceğimiz biline!

Erdal Acar'ın gücü ordudan fazla mı?

HER şeyin cılkının çıktığı bir ülkede askere alma işinin de ciddiyetinin bozulmaması düşünülemezdi elbet.

O da bozulmuş.

Bozulmasa, Erdal Acar şu anda evinde rahat rahat oturabilir miydi?

Acar'ın askerlik meselesini defalarca yazdık.

Gerçeği ortaya çıkardık.

Askere alınması gerektiği yolundaki mahkeme kararlarını yayınladık.

Sonunda Milli Savunma Bakanlığı da Acar'ın askere alınacağını açıklamak zorunda kaldı.

Hatta askerliğini Lice'de yapacağı bile belli oldu, ama Erdal Acar hálá ortalarda...

Acar'ı arayan yok, soran yok.

Anlaşılan Erdal Acar gayri resmi bir bedelli askerlik yapıyor.

Acar birliğine gitmiyor, bedeli babası tarafından ödeniyor herhalde.

Bu nasıl iştir sevgili okurlar.

Adam orduya meydan okuyor.

Ve Türkiye'de siyasetçiye bile dediğini yaptıran askerlerin gücü Erdal Acar'a yetmiyor.

28 Şubat kararları uygulanabiliyor, Erdal Acar'ın askere alınması kararı uygulanamıyor.

Ve ben dahil herkes merak ediyor:

Erdal Acar'ın bu gücü nereden geliyor?

Amerika'da pis Türkiye'de temiz

MCDONALDS'lardan şikáyet var. Bir okurum, Mecidiyeköy Ortaklar Caddesi'ndeki McDonalds'ta yemek yerken bir şey dikkatini çekiyor.

Masaları toplayan görevli, tepsilerdeki açılmamış mayonez, ketçap ve tuz paketlerini çöpe atmıyor, alıp bir yerde biriktiriyormuş.

Okurum, görevliye niye böyle yaptığını sormuş.

Görevli, ‘‘Tekrar müşteriye veriyoruz’’ demiş.

Bu olacak şey değil.

Ve bence McDonalds'ın uluslararası standartlarına uymuyor.

Bir gün Amerika'da bir McDonalds'ta, tepsime koyulan ketçapı görevliye uzatınca görevli onu alıp çöpe attı.

Daha kasadaydık ve bunun nedenini sordum. Kadın görevli, ‘‘Şirket prensibi. Hem temizlik, hem güvenlik için’’ dedi.

Benim elimin temiz olup olmadığını bilemeyecekleri gibi, benim içine zararlı bir madde enjekte etmiş olabileceğimi ve bunun zarar vereceği bir müşterinin McDonalds'tan şikáyetçi olmasını istemeyeceklerini söyledi.

Benim hiç unutmadığım bir prensipti bu.

Ama anlaşılan McDonalds, her ne kadar çokuluslu bir dev de olsa, ülkesine göre farklı temizlik kriterleri uyguluyor.

Bence ayıp ediyor!

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Okurlar, yazarların da insanca yaşama hakkına saygı duyduğu zaman.

X