Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Fatih Altaylı: Satılık

Fatih ALTAYLI

Olmuşa çare dedik ya.Satılmışım da o yüzden öyle demişim.

Evet satıldım.

Koç Grubu ve Sabancı Grubu ve daha ne kadar vakıf üniversitesi varsa geçen hafta beni aradılar.

Bu yazıyı yazmam için her birinden yüz milyar lira aldım.

Bu ön ödemeydi. Eğer üniversite kampuslarını kurtarırsam yüz milyar daha alacağım.

Yani işten önce ödemenin yarısı, işten sonra yarısı.

Beni satılmışlıkla suçlayan de Çepeçevre Derneği diye bir derneğin kim olduğunu yazmayan bir üyesi.

Adını verirse onu da satın alırlar diye korkmuş herhalde.

Ben zaten burada her şeyi satılığa çıkardım.

Sosyal Güvenlik Yasa Tasarısı'na karşı çıkıyorum çünkü sendikalardan iyi para aldım. Yarın Yaşar Okuyan daha iyi parar verirse onun yanına geçeceğim.

Turizm sektörü için yazıyorum çünkü TURSAB bana acayip ara verdi.

Mesut Yılmaz'ın aleyhine yazıyorum çünkü Tansu Çiller'den acayip avanta aldım.

Tansu Çiller aleyhine yazdığım yazılarda da Mesut Yılmaz'dan parça başı para alırdım.

Af yasası çıkmasın diye yazıyorum çünkü mağdur aileleri bana sık sık ödeme yaparlar.

Mahkûmlar iyi para verirse af çıksın diye yazacağım.

Parayı veren bana istediğini yazdırır zaten.

Beni satılmış olmakla suçlayan derneğin 49 yaşında olduğunu söyleyen kimliği belirsiz üyesi.

Düşüncemin yanlış olduğunu söyle tartışalım. Gerekirse elini öpeyim.

Ama insanlara satılık damgasını böyle kolay yapıştırma.

Herkes senin kadar ucuza gitmiyor olabilir...

Beşiktaş'a yakışmayanlar

ALPAY'a sövenler dün de koro halinde bana sövdüler.

Hatta kimi yöneticiler bile.

Yok yok maçta değil. Telefonla ve faksla.

Bir yandan sövüyorlar, bir yandan da diyorlar ki: ‘‘Tamam çok sövdük ama niye sövdük bir sorsanıza.’’

Pes doğrusu.

Bir sporcunun anasına ve avradına galiz küfürlerle sövmenin niyesi olur mu?

Ayıp yahu ayıp...

Ne demiş Alpay: ‘‘Ben zaten Fenerbahçeliydim.’’

Ne var bunda. Desin.

Yarın Galatasaray'a transfer olur, o zaman da ben zaten Galatasaraylıydım der. Bu sözlerle küçülen Beşiktaş olmuyor ki!

Ben yine söylüyorum.

Bu galiz küfürleri Alpay'a ve bu küfürlerden dolayı eleştirdiğim için bana edenler, hatalısınız.

Ve tekrarlıyorum, Süleyman Seba gibi bir beyefendinin yönettiği kulübe yakışmıyorsunuz.

NOT: Galatasaraylı taraftarların Oktay'a yaptıkları da Beşiktaşlıların Alpay'a yaptıklarından farklı değildi. Her takımın taraftarı arasında böyle düzeysiz ve ahlaksız adamlar olabiliyor.

Eski müdürden yanıt

ESKİ SSK Genel Müdürü Kemal Kılıçdaroğlu yanıtını hemen verdi de, benim yazmam gecikti.

Kılıçdaroğlu SSK'yA en büyük darbenin 1982-1994 arasında vurulduğunu söylüyor. Bu süre içinde kuruma tek bir müfettiş alınmamış.

Müfettiş alınmayınca da kaçak işçi çalıştırma oranları hızla yükselmiş.

1994 yılında ise ikinci bir darbe vurulmuş ve ölçümleme kuralı kaldırılmış.

Ölçümleme dedikleri şu.

Koca bir fabrika var. En az 300 kişi çalıştırması gerek.

Gidiyorsunuz 20 sigortalı işçisi var. Belli ki kaçak çalıştırıyor. SSK fabrikanın üretimini ve kapasitesini belirliyor ve buna göre kaç işçi çalıştığını tespit edip ceza uyguluyor. Bu 1994 yılında kaldırılmış.

İşveren ne diyorsa o olmuş (Fuat Miras'ın vergi yasası değiştirilince dediği gibi).

Yani SSK'yı batıran ANAP ve DYP dönemleri birlikte olmuş.

Kendi dönemi için sorduklarıma Kılıçdaroğlu'nun yanıtları ise şöyle:

‘‘Ben göreve başlayınca önce ÖSYM'nin yaptığı bir sınavla kuruma müfettiş aldım. Yaygın bir denetim başlattım. Kaçak işçi çalıştırmanın cezasını asgari ücrete endeksleterek dişe dokunur hale getirdim.

Müfettiş açığını, müdürlere yetki vererek kapattım.

Müdürlere memurlara denetim yaptırma yetkisi verdim.

4 yılda 1 trilyon 900 milyar ceza kestirdim. Kesilen cezaların takibi için ilgili müdür yardımcılarına görev ve yetki verdim.’’

Kılıçdaroğlu'nu milyonlarca kaçağın olduğu bir ülkede bu cezaların az olup olmadığını sordum.

‘‘Az’’ dedi. ‘‘Ama devlet bu kaçakların aza indirilmesi için gereken duyarlılığı göstermiyor. Bizim denetim elemanlarımız denetime otobüsle, trenle gidiyorlar.

Bunlara minibüs alalım öyle denetime yollayalım dedik DPT'ye takıldı’’ diyor Kılıçdaroğlu.

Anlaşılan SSK'nın ortadan kaldırılması yeni bir şey değil.

Bugünkü sadece uzun vadeli bir planın sondan bir önceki aşaması.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Türk aydını olmanın ilk şartı Türkiye'den ve Türkler'den nefret etmek olmadığı zaman...



X