Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Fatih Altaylı: Parası olmayan gebersin!

Fatih ALTAYLI

Yök hain bir plan içerisinde... Demirel'in ataması Kemal Gürüz, üniversite sistemini özel üniversitelere peşkeş çekme planlarının bir parçası olarak dehşetli bir harç zammı planlıyor...

YÖK'ün ihanet planına göre, şu an 118 milyon lira olan Tıp Fakültesi harcı 1 milyar 770 milyona, 118 milyon lira olan konservatuvar harcı 1 milyar 770 milyona, 98 milyon lira olan Diş Hekimliği ve Eczacılık fakültelerinin harçları 1 milyar 470 milyona çıkacak.

Mühendislik okumanın harcı 77 milyondan 1 milyar 155 milyona, yabancı dil okumanın bedeli de 80 milyondan 1 milyar 100 milyona yükselecek.

Yüzde 1000 zam.

Bu paralar Türkiye'deki pek çok memurun, işçinin yıllık toplam maaşından daha fazla.

Asgari ücretle çalışan biri, bütün parasını çocuğunun eğitimi için harcasa bile evladını okutamaz.

Üstelik de bu paraları verecek, bir de üstüne kitap parası, yol parası ve harçlık vereceksiniz çocuğa.

Hele bir de çocuğunuzu okuması için başka bir kente yolladıysanız tam yandınız. Üstüne bir de kira, yurt parası...

Bunun adına paralı eğitim demek mümkün değil.

Bunun adına insafsızlık denir de, bunu önerene ne denir yazamıyorum buraya.

Sosyal Demokrat Bülent Ecevit başbakan, Demirel ataması Gürüz'den böyle bir öneri...

Ben başbakan olsam ve önüme böyle bir öneri getirilse, getireni tekme tokat atarım odadan.

Çünkü bu ‘‘Parası olmayan okumasın. Fısat eşitsizliği büyüsün. Fakir fukaranın Allah belasını versin’’ demekten başka bir şey değil.

Bakalım hükümetimiz Demirel'in seçtirilmesi gibi hayati bir konuyu hallettikten sonra bu rezillikle uğraşabilecek mi?

Bu öneri hükümet tarafından kabul edilir ve hálá bu ülkede isyan çıkmazsa. Biz eşeğiz demektir!

Kazık parça parça!

BU ay cep telefonu faturalarınız nasıl?

İyi görünüyor değil mi?

Beklediğinizden ve alıştığınızdan daha mı az?

Hiç boşuna sevinmeyin, kazık geride.

Bu ay yükselen tansiyonu düşürme ayı, faturalar o yüzden düşük.

Elimde bir fatura var.

Üzerinde fatura tarihi olarak 05.02.2000 yazıyor.

Normal olarak en azından ocak ayının konuşmalarını kapsaması gereken bir fatura.

Fatura oldukça düşük. Alan kişi şaşırıyor. Beklediğinden, hep ödediğinden az bir miktar.

Sonra dökümlü faturaya bakınca kazın ayağı ortaya çıkıyor.

Fatura 5 Şubat tarihini taşıyor ama Ocak 17'den sonraki konuşmalar faturaya dahil edilmemiş.

Yani müşteri bir aylık bile olsa sevindiriliyor.

Kazık bir ay sonra sokulacak.

Bravo doğrusu.

Cepçiler şimdi de psikolojik savaşa başladılar.

Kazığı parça parça sokacaklar. Birden yiyip zıplamayalım diye.

Telekom eziyeti

SADECE cepçilere kızmayın.

Telekom külliyen bitik.

Devletin Telekom'u, özel sektörün cepçilerini aratmıyor gaddarlıkta.

Cuma günkü Hürriyet'te milyarlık faturalara itiraz eden köylüye, önce öde sonra gel dendiğini ve köylünün tarlasını satmak zorunda kaldığını okumuşsunuzdur.

Sadece bu kadar mı?

Telekom baştan sona rezalet.

Deprem bölgesindeki telekom marifetlerini anlatayım da ağlayın.

Yıkılmış eve bağlı, aylardır kullanılmayan telefonlara fatura geliyor. Hem de milyonluk.

Yıkılmış evlere gönderilen faturalar ödenmeyince gecikme bedeli alınıyor. Onlar da milyonluk.

Evi yıkıldığı için telefon ihtiyacı olmayan ve bu nedenle hattını kapatmak isteyen depremzededen kapatma ücreti talep ediyorlar.

Yetmiyor, kapatılan telefonlara sonraki aylarda fatura gönderiyorlar..

Anlayacağınz Telekom, cepçilerden gaddar.

Üstelik onların kendilerini iyi göstermek gibi bir derdi de yok.

Onların tek derdi özelleştirilmek.

O güne kadar Telekom'un değerini ne kadar düşürürlerse, o kadar iyi iş yapmış olacaklar!

NE ZAMAN ADAM OLURUZ ?

Halkı kandırmanın adına devlet yönetimi denilmediği zaman.

X