Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Fatih Altaylı: Para vermenin de bir adabı olmalı

Fatih ALTAYLI

Galatasaray'a 50-60 milyon dolar para verileceği söyleniyor.

Keşke verilse. Ne çok sevinirim.

Takıma, reklam karşılığı Tanıtma Fonu'ndan para verilmesini ben önermiştim.

Ama gördüğüm kadarıyla, kulübe ulufe gibi bir para vermeye hazırlanıyorlar.

Yani ‘‘hukuki’’ veya ‘‘mantıki’’ dayanağı olmayan bir para.

‘‘Galatasaray'a para verelim.’’

İyi verin de niye?

Bu şekilde vermek ancak krallıklarda olur.

Kralın hoşuna giden bir şey yapana, kral bir kese atar.

Ama hukuk devletinde böyle bir şey olmaz.

O yüzden de bunu bir yasa olarak hazırlamak ve bir şey verilecekse buna göre vermek lazım.

Yoksa şimdi ilk kez şampiyon oldu diye heyecanla Galatasaray'a 50 milyon dolar, iki yıl sonra Fenerbahçe olduğunda heyecan ikinci kez alışkanlık yaratmış bir durum olacağı için 20 milyon dolar olmaz.

Buna bir kural, bir tarife koyulur.

Ne bileyim, çeyrek finale 5, yarı finale 7, finale 10, şampiyonluğa 30 milyon dolar dersiniz.

Hiç olmazsa, kulüpler de hesaplarını bilirler.

Hukuk devletlerinde, ‘‘Meclisin ya da bakanın gönlünden ne koparsa’’ diye bir şey olmaz.

Eğer öyle verecekseniz, vermeyin daha iyi.

Çünkü sonra kimin kime kaç parayı, neye göre vereceği hiç belli olmaz.

Unutma

GALATASARAY'ın başarısının sadece bugüne ve düne mal edilmesi beni üzüyor.

Galatasaray buraya üç günde gelmedi.

Ve bence bugünkü başarının en önemli unsurlarından biri Jupp Derwall'di.

Türkiye'de bir futbol takımının çim sahada antrenman yapması gerektiğini söyleyen ve Galatasaray yönetimine zorla çim sahayı yaptıran Derwall.

Avrupa futbolu ile Türk futbolu arasında sadece bir düşünce farkı olduğunu anlatan Derwall.

Ve tabii Derwall'i, Mustafa Denizli'yi, Fatih Terim'i taşıyabilen yönetimler.

Bugünü kutlarken dünü unutanlar, yarın kendileri de unutulurlar.

Unutmayın...

Kendin pişir kendin ye!

ATATÜRK Uluslararası Barış Ödülü diye bir ödül veriyoruz biliyorsunuz. Ödül ödül değil aslında.

Tam bir ‘‘Körler sağırlar birbirini ağırlar’’ durumu.

Yanlış hatırlamıyorsam ilk Atatürk Uluslararası Barış Ödülü, Kenan Evren'e verilmişti.

Daha sonraki ödülü Türkiye Kızılay Derneği aldı. Hani şu depremle birlikte bütün rezaletleri ortaya çıkan Kızılay.

Daha sonra ödül Bosna'da görev yapan Türk Barış Kuvvetleri'ne, geçen yıl da Azerbaycan Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev'e verildi.

Bu yıl da ödül Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'a verildi.

Anladığım kadarıyla bu ödüle çok önem veriyoruz ve bu yüzden de dışarı gitmesini pek istemiyoruz.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

İnsanlar kendi köylerinde peygamber olabildiği zaman.

X