Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Fatih Altaylı: İlginç bir bloklaşma

Fatih ALTAYLI

Kosova'daki savaşın Arnavutlar'ı korumak üzere yapıldığına dair bir fikriniz var ise çok yanılıyorsunuz.

Etnik gruplar arasındaki sorunlar NATO'nun ne geçmişte derdiydi, ne de bugün derdi.

Bu durum sadece kılıf...

Ve bu kılıf ciddi bir kamplaşmayı da beraberinde getiriyor.

Rusya ve ABD, soğuk savaş sonrası dönemde ilk kez karşı karşıya geliyorlar.

Adı artık komünist olmasa da bir blokun lideri Rusya ve yandaşları ile diğer blokun lideri ABD ve yandaşları kutuplaşıyorlar.

Avrupalı kimi ülkeler bu kutuplaşma içinde rol seçiminde zorlanıyorlar.

Yunanistan, Yugoslavya ile... Ancak aslında Rusya ile ortak hareket ediyor.İtalya'da da durum farklı değil. Bizim basına pek yansımasa da İtalyan hükümeti, özellikle de D'Alema, NATO harekâtının gereksizliğinden yüksek sesle söz ediyor ve ABD'yi eleştiriyor.

Gerçi NATO üyesi olarak mecburen ülkesindeki NATO üslerini kullandırıyor, ama hoşnutsuzluğunu da açıklıyor.

Dikkat edin... Ortada ilginç bir durum var.

Rusya, Yugoslavya, İtalya ve Yunanistan.

Bu dört ülkenin ortak bir yönü daha var. Bu dörtlü PKK'nın da en önemli destekçileri.

Rusya, PKK'ya hep kucak açan, Apo'nun kaçıştaki ilk barınağı. İtalya, Avrupa'da Apo'yu barındırma cesaretini bulan tek ülke.

Yunanistan, PKK'nın bir numaralı hamisi...

Sırplar ise PKK'nın silah ve mühimmat deposu.

İlginç bir rastlantı değil mi?

Bu rastlantının ortak olabilecek noktalarını başka bir yazıya bırakmakta fayda var.

Ancak bu durumun dikkat çekici olduğunu kabul etmek gerekiyor bence...

Allah kahretsin, yine haklıyım!

Şabalak yazarlara dün yazdığım yazı cuk oturdu. Haddini bilmeden boyundan büyük yazanların kimliklerini soranlar var.

Mühim değil, çünkü kişilik sayılmazlar. Belki ayaklı kompleks abidesi olabilirler ancak.

Bu arada Simon Jenkins'in gazetesi The Times'ta dün de ilginç bir yorum yer aldı.

Zaman zaman Bilkent Üniversitesi'nde dersler de veren siyaset uzmanı Norman Stone, The Times'a NATO Harekâtı'nı eleştirirken şöyle diyor:

‘‘NATO'nun kuruluş amacı, etnik sorunları çözümlemek değildi. Ve NATO var olduğu süreç içinde hiçbir zaman kuruluş amacına uygun bir harekâta girişme fırsatı bulamadı. Şimdi etnik ayrılıklardan kaynaklanan iç sorunlara müdahale ediyor. O zaman Türkiye'nin politik olarak ayaklarının yere basması gerek.

...Kosova olabiliyorsa, Kürdistan denilen bir bölge neden olmasın? Türkiye baskı altında olduğu öne sürülen azınlıklar adına yapılan harekâtlardan çekinmeli bence.

Barışın korunduğu iddia edilen Bosna'da olduğu gibi, Diyarbakır'a yerleştirilecek Slovenyalı ve Filipinli Barış Gücü askerlerinin burada uyuşturucu ve kadın ticareti işini yönetmesini ister mi acaba?

NATO bu haklar meselesine el atacaksa o zaman acı çekme sırası Türkiye'ye gelcek!’’

Her şey söylediğimiz gibi gelişiyor.

Haftalar önce bu iki meselenin aynı kefeye konulmak istendiğini yazdım.

Benim şabalak dediğim, sizin ise geri zekâlı olduklarını tahmin ettiğiniz kişiler benim anlama özürlü olduğumu iddia ettiler.

Bu cahil taifeye bir kez daha ithaf olunur...

Sema Hanım'dan yanıt

Kutlu Aktaş'ın imam nikâhı yaptık açıklamasını eleştirmem, Aktaş'ın müstakbel eşi Sayın Sema Ramazanoğlu'nu üzmüş.

Amacım hiçbir şekilde Sema Hanım'ı üzmek değildi. Yıllardır bir başına boyunca evlat yetiştiren, adı herhangi bir şekilde en küçük bir leke almamış bir İstanbul Hanımefendisi'ni üzmek istemezdim. Sema Hanım arayınca üzüldüm.

Sayın Ramazanoğlu, Kutlu Aktaş'la saygın bir ilişki yürüttüklerini söyledi. Buna kuşkum yok.

Sema Hanım ayrıca, imam nikâhı adı altında birlikte yaşamayı yarı ahlaki bir hale getirmeye çalışanlardan olmadıklarını, seçimlerden sonra zaten resmen evleneceklerini ve şu anda Kutlu Bey'le birlikte yaşamalarının söz konusu olmadığını da belirti.

‘‘Allah izin verirse seçimlerden sonra evleneceğiz’’ diyen Ramazanoğlu, ‘‘O güne kadar o İzmir'de, ben İstanbul'dayım. Evlilik öncesi ananelerimiz gereği bir dua ettirmiş olmamız önemli değildir’’ diye ekledi.

Bayram tatili

Sevgili okurlar,

Geçen bayramda yazmamış ve gazetecilik gelenekleri gereği bayramda gazete çıkmaması gerektiğini söylemiştim.

Ne yazık ki, bu bayram da gazete çıkıyor.

Ancak ben bu bayramda da yazmayacağım.

Hepinizin mübarek Kurban Bayramı'nı kutlarım.

Bayramdan sonra görüşmek üzere.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Milletvekilleri illetvekili haline gelmediği zaman. Ö.Ç.



X