Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Fatih Altaylı: Hagi, Hagi, Hagi

Fatih ALTAYLI

HAGİ kırmızı kart gördü diye kızanlar... Hagi lüzumsuz hareketleri sonucunda topu kaptırıp Galatasaray'ın gol yemesine neden oldu, diye kızanlar var.

Belki haklılar, belki haksız.

Ama ben kendi payıma Hagi'ye zerre kızmıyorum. Onun sahada her şeyi yapma hakkı var. Çünkü Hagi futbolu keyiflendiriyor.

Salı akşamki maçı düşününce, aklıma gelen 10 güzel şeyin 9'u Hagi imzalı. Çalımları, topuk pasları, bilekten hareketlerle topu ters tarafa aktarmaları ve muhteşem golü. Futbol seyredilecek bir gösteri ise, Hagi bu gösterinin yaldızı. Ben kızım Zeynep'e yıllar sonra bu maçı anlatırken, Hagi'nin kırmızı kartını değil, müthiş golünü anlatacağım.

Spor jeneriklerine o gol girecek.

Kupanın golü o gol seçilecek.

Prekazi'nin orta sahaya yakın bir yerden attığı gol gibi bu gol de hafızalarımızda yer edecek.

Hagi'nin attığı müthiş çalımlardan, verdiği süper paslardan ve attığı o müthiş gollerden sonra yüzünde oluşan muzır ifadeyi, o alçakça gülüşü izliyor musunuz? O gülüş, o ifade futbolun ta kendisi. O ifade kırmızı kartı da, neden olunan golü de unutturuyor.

Çünkü futbolun güzelliği o ifadede gizli. Hagi şu anda dünyada halen top oynayan en büyük futbolcu. Onun her şeye hakkı var. Eşime, ‘‘Oğlumuz olursa adını Hagi koyalım’’ dedirtecek kadar.

Ali Sami Yen kadınlara cehennem!

ALİ Sami Yen, Galatasaray'ın Şampiyonlar Ligi maçlarını oynadığı stat. Türkiye'nin Avrupa'ya açılan kapısı. Ve ne yazık ki, Galatasaray'a adından başka hiçbir şeyi yakışmayan bir mezbelelik. Yönetim sözde burayı yıkacak da yerine yenisini yapacak. Yalan! Maksimum 90 milyon dolara mal olacak stadı, 150 milyon dolara yaptıracağım deyip, sonra foyası ortaya çıkan yönetim. Bırakın yenisini yapmayı, bu stadı bile biraz Galatasaray'a yakışır hale getirmekten aciz yönetim. Önceki akşam Şampiyonlar Ligi maçı oynanıyor. Taraftar, yönetimden dolayı takıma küs olduğu için tribünler nispeten boş. Ve her Galatasaray maçında olduğu gibi özellikle de numaralı tribünde pek çok kadın taraftar var. Devre arasında diğer taraftarlar gibi kadın taraftarlar da stadın altındaki tuvaletlere iniyorlar. Tuvaletlerden biri kadınlara ayrılmıştı. Ama sadece görüntüde. Üzerinde ‘‘Bayanlar’’ yazıyor, ama tuvaletin önünde 50 metrelik bir erkek kuyruğu. Harbi, sakallı, bıyıklı erkekler. Gelen kadınlar geri dönüyor. Çünkü onca erkeğin arasında bir kadının tuvalete girmesi güç.

Bu arada kapıda bir de kadın görevli var. Ve buranın kadınlar tuvaleti olduğunu söyleyen kadınlara, ‘‘Bu maçlık ortak kullanacağız’’ diyor gülerek. Ve Türkiye'nin Batı'ya açılan penceresi Galatasaray'ın, Avrupa'ya açılan kapısı Ali Sami Yen Stadı'nda kadın taraftarlar, Şampiyonlar Ligi boyunca ya yanlarında torba taşıyacaklar, ya da mesanelerini genişletmek için antrenman yapacaklar. Galatasaray yönetiminde kadınlara düşkünlüğüyle ünlü isimler var ama anlaşılan onların kadınlara düşkünlüğü, kadınları düşünmeleri anlamına gelmiyor.

Motivatör

KADİR İnanır'ın başına gelenler herkese ders olmalı. Çevremde güzeller olsun, gerisi boş dersen, böyle olur işte. Toplamış bir grup mankeni, film çeviriyor. Manken ne anlar oyunculuktan. İşi öğretmek gerek. Kadir Abileri onlara işi öğretiyor. Öğretmekle kalmıyor, bir de motive etmeye kalkışıyor. Sonunda doğru anlayan doğru, yanlış anlayan yanlış anlıyor, olan da oluyor. Biri taciz ettin diyor, öbürü motive ettiği iddiasında.Doğrusu Mustafa Denizli ve Fatih Terim de oyuncularını motive ederdi, ama ben onların bu motivasyon işini cep telefonundan yaptığına hiç şahit olmadım. Demek ki İnanır, yazılı motivasyonu seviyor. Ancak Buket Saygı da motivasyon konusunda en az Kadir Abi'si kadar başarılı. O da Çelik'i motive ediyor ve İnanır'ın üzerine salıyor. Ortalık motivasyondan geçilmiyor.

Ve bu arada Kadir İnanır sayesinde lastikli Türkçemiz motivasyona yeni bir anlam ekliyor.

Bundan böyle piyasada bol miktar ‘‘Motivatör’’ göreceğiz gibime geliyor.

Ama unutmasınlar ki, zorla motivasyon olmaz.

Carrefour'dan özür!

CARREFOUR'da son derece kötü muameleye tabi tutulan hamile kadının hikáyesini yazmam üzerine, söz konusu okurum Carrefour Genel Müdürü Frederic Philippe tarafından Carrefour'a davet edildi. Genel Müdür Philippe, okurumdan ve eşinden samimi bir biçimde, hiçbir bahane arkasına sığınmadan özür diledi.

Bunun için Carrefour'a teşekkürler.

Ancak Carrefour'un güvenlik birimlerinde ciddi bir sorun olduğu ortada.

Çünkü o yazımdan sonra yüzlerce şikáyet aldım.

Belli ki, yönetimin bir tavrı değil ama güvenlik elemanları eğitimsiz ve müşteriye kötü davranıyorlar.

Carrefour'un bu konuya çok önem vermesi gerekiyor.

Hele hele nispeten sapa sayılabilecek bir yere taşındıktan sonra, müşteri daha da kolay kaçabilir.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Akıl ve tecrübeyi miras olarak devralamayacağımızı anladığımız zaman.

X