Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Fatih Altaylı: Geç olunca, güç oluyor

Fatih ALTAYLI

SÜRAT çağında böyle yavaş hareket eden bir yönetimle sorunların aşılması zor olur.

Hükümet yavaş, hem de çok yavaş.

Başbakanımız yaş itibarıyla bir miktar yavaşlamış.

Mesut Yılmaz zaten hep yavaştı.

Bahçeli de yavaş çıktı.

Hal böyle olunca sorunlar başlarken değil, içinden çıkılmaz hal alınca çözülmeye başlanıyor.

Bu da Türkiye'ye durduk yerde zaman kaybettiriyor.

Hükümet dün açıkladığı önlemleri 10 gün önce alsa, yapılması gerekenler için 10 gün önce düğmeye bassa piyasalar böylesine altüst olmayacak, millet birbirine girmeyecek.

Ama hükümet ağır.

Bir olayı algılamaları uzunca bir süre, kavramaları uzunca bir süre, çözüm bulmaları daha uzunca bir süre, bu çözümü birbirlerine kabul ettirmeleri daha da uzunca bir süre gerektirdiği için sorunlara çok geç müdahale ediyorlar.

Genelde de bu müdahale iş işten geçince yapılmış oluyor.

Bunların yaptığı, yaz sonunda yangın söndürme uçağı kiralamak gibi.

<ı>Metin Bey kaç para aldınız?

METİN Akpınar Beyefendi'den ses yok. Geçen hafta kendisine ‘‘Egebank reklamlarından kaç para aldınız?’’ şeklinde çok basit bir sual arz etmiştim.

Sanatçı kişiliği zedelenmesin diye kibar bir üslup benimsemiş ve 600 milyon dolarlık dolandırıcılığın çığırtkanlığını yapmanın kendisini üzüp üzmediğini sormamıştım.

Beklediğim basit bir yanıttı.

Metin Akpınar eline bir káğıt alacak ve üzerine, ‘‘Egebank reklamlarında yer almak için ..... TL ve ..... dolar aldım. Bu paranın tamamı faturalı olarak alınmıştır’’ diyecek ve varsa bunun belgesini de ekleyecekti.

Ancak Metin Akpınar'dan ses seda çıkmadı.

Anladığım kadarıyla Metin Akpınar bu reklamdan para almamış.

Herhalde Murat Demirel veya Nail Keçili ile iyi bir dostlukları vardı.

Onları kıramadığı için reklamlarda para almadan oynadı.

Bari onu açıklasın.

Bir küçük açıklama istiyoruz kendisinden.

Aksi takdirde ben iddiaları, (tabii ki mesnetli olarak) yazmaya başlayacağım.

Daha önce bu gibi sorular sorduğum ve yanıtını vermekten kaçınanlar, şimdilerde bu yanıtları savcılara veriyorlar.

Benden hatırlatması.

<ı>Süren'i asmak için erken

KAÇTI denilen Faruk Süren döndü.

Aramız iyi değildir.

Hatta tribün amigolarına para verip bana küfrettiren yönetimin de başkanıdır ama bu onun hayali ihracatçı olması için yeterli olmaz.

Orhan Aslıtürk'le iş yaptığı için Süren suçlu gibi görünüyor.

Geçmişi de göz önüne alınınca, yaftayı yapıştırmak kolay.

Ama Aslıtürk'le benzer şekilde iş yapan yani Süren'i ‘‘suçlu’’ ilan eden listede yer alan yüzü aşkın firma var.

Bunların bazıları Türkiye'nin gerçekten saygın firmaları.

Ben şahsen Faruk Süren'i suçlu ilan etmek için yargı sürecinin sonuçlanmasını beklemekten yanayım.

Çünkü o listede suçlu olmayanların da bulunduğu kanaatindeyim.

Ama doğruyu söylemek gerekirse Süren'in kaçmış olmasını yeğlerdim.

Hiç değilse Galatasaray kurtulurdu.

<ı>Ne ceketmiş be!

DİNÇ Bilgin, devletin 430 milyon dolarlık alacağına karşılık ihtiyati tedbir koyduğu Sabah Gazetesi'ni devredip gitti.

Anladığımız kadarıyla gazeteyi satın alanlar, bu işi koskoca gazete batmasın diye yapıyorlar.

Dinç Bilgin, gazeteyi borçlarıyla birlikte devrediyor.

Satış için ödenen bir para yok.

Çünkü Dinç Bilgin ‘‘Ceketimi alıp çıktım’’ diye yazmış dün.

Satışın Sabah'taki dostlarımız için hayırlı olmasını diliyorum.

Yeni sahiplerinin, Dinç Bilgin'in düştüğü yanlışlara düşmemeleri ise temennimiz.

Fakat Dinç Bilgin'in alıp çıktığı ceket beni çok hüzünlendirdi.

Çünkü Dinç Bilgin, milyar dolar borçla Sabah'ı ve Etibank'ı bırakıp giderken, ceketinin yanı sıra dünyanın en lüks yatlarından birini, ABD bandıralı New Century'yi, birkaç özel jeti, Trump Tower'da bir daireyi ve Londra'da bir evi de alıp götürüyor.

Cepleri bunlarla dolu bir ceket varsa, kim ceketi alıp gitmez söyler misiniz?

<ı>NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Polisin alkol kontrolü yapmaması halinde, alkollü araç kullanımının artacağını baştan idrak edebildiğimiz zaman.

X