Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Fatih Altaylı: Galatasaray yönetimi utanmayacak mı?

Fatih ALTAYLI

GALATASARAY, Avusturya'nın köy takımına yenildi. Takımın yarısı olan Hagi kırmızı kart cezalısı, diğer yarısı olan Okan, Emre sakat olunca, sonuç kötü oldu.

Galatasaray bu gruptan çıkar çıkmasına da, yine bizim midemize kramplar sokacak anlaşılan.

Futbol takımı nasıl olsa düzelir de, galiba Galatasaray elden gidiyor.

Çünkü Başkan Faruk Süren, Galatasaray'ı kim olduğu belirsiz bir şirkete, AIG'ye satıyor.

Galatasaraylıların bütün itirazlarına, kongrede kurulan komisyonların aleyhteki raporlarına rağmen, Galatasaray Başkanı tarafından satılıyor.

Kongrede Profesör Hayri Domaniç'in imzası olmadan satışı yapmayacağı yolunda söz vermesine rağmen, Başkan Süren'in Galatasaray, Graz karşısında kepaze olurken, New York'ta AIG anlaşmasını imzaladığı söyleniyor.

MEBAN'la Türk halkını güme getirenler, şimdi Graz galibiyetiyle bu operasyonu güme getirmeyi planlıyorlardı anlaşılan.

Yönetim kurulu uyuyor. Başkan atı almış Üsküdar yolunda.

60 milyon dolara yapılacak stadı, ANAP destekli MNG'ye 130 milyona yaptırıp kulübü 70 milyon dolar içeri atacaklar.

Yetmeyecek, kulübün bütün gelirlerini AIG'ye bırakacaklar.

Bir yandan kulübün marka ve logo hakları elden gidecek, diğer yandan parası ödenemediği için İstanbul'un göbeğindeki stadın işletme hakları.

Bunun yanı sıra Galatasaray Spor Kulübü'nün sahip olduğu bütün şirketler de elden gidecek.

Bugüne kadar şahsi işlerinin tamamını batıran, şimdi de Galatasaray'ı batırıyor.

Üstelik de kulübü birilerine peşkeş çekerek.

Ve yönetim kurulu da, bütün Galatasaraylılar da seyrediyor.

Ey Selahattin Beyazıt, ey İnan Kıraç, ey Alp Yalman, ey Özhan Canaydın!

Neredesiniz?

Ey yönetimdeki arkadaşlarım, Galatasaray'ı satan yönetim olarak tarihe mi geçmek istiyorsunuz?

Yarın cemiyetin kapısından girerken utanmayacak mısınız?

Stat ve sinema

GALATASARAY, Ali Sami Yen Stadı'nın yerine yapılması planlanan stat için birkaç yıl önce bir proje çizdirmişti.

Çağdışı bu proje için Galatasaray durduk yerde 8 milyon dolar para ödemişti.

Başkan Süren, yetkisi olmadığı halde ödediği bu parayı nasıl ve niçin ödediğini anlatamamış, ama Galatasaraylılar kendisini affetmişti.

Ancak elime ilginç bir bilgi ulaştı.

Ali Sami Yen Stadı'nın projesini 8 milyon dolara çizen Kanadalı mimarlık firması, bir yandan da Faruk Süren'in Türkiye'de açtığı sinema salonlarının projelerini çiziyormuş.

İlginç bir tesadüf doğrusu!

Başkan yardımcısının sapık fikirleri

DİYANET İşleri Başkanlığı Başmüfettişi Abdülkadir Sezgin'in kaleme aldığı bir faksı dün yayınladım.

Bugün Abdülkadir Sezgin böyle bir faks yollamadığını belirten bir faks yollamış.

İlginç.

Yine de sonucu değiştirmiyor. Meselemiz zaten Sezgin değil, Başkan Yardımcısı Mehmet Altunkaya.

Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Mehmet Altunkaya'nın kafasının nasıl ‘‘ifrit’’ dolu olduğu gerçeği, bana yollanan faksı kimin yolladığıyla çok bağlantılı değil.

Dünkü yazımda Altunkaya'nın kitabındaki yaklaşımlardan söz etmiştim.

Kimi okurlarım bu unsarları daha açık yazmamı ve Diyanet İşleri Başkan Yardımıcı ve eski İzmir Müftüsü'nün kafa yapısını iyice ortaya çıkarmamı istediler.

Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Mehmet Altunkaya kitabında, ‘‘... bazı devletlerin bakireliğe bakışını görelim’’ diyor ve şöyle devam ediyor:

‘‘1. Fransa'da yakın akrabaları tarafından reşit olmayan çocukların ırzına geçilmektedir.

2. Amerika'da bekáret yaşı 13'e indirilmiştir. Yaşları 13-19 arası 29 milyon kızın 1.2 milyonu fuhuş yapmaktadır.

3. Almanya'da bekáret yaşı 13'e indirilmiştir.

4. İşveç'te kızların babalarıyla, erkeklerin anneleriyle fuhuş yapmaları zina sayılmamaktadır. Bu yolda kanun çıkarılmıştır.’’

İşte Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı'nın düşünceleri.

Türkiye'nin en önemli din kuruluşu bu kafaya emanet.

Allah kurtarsın demekten başka çaremiz yok galiba.

Female under 30

AMERİKAN ABC televizyonu, ünlü kadın sunucu Barbara Walters'la 5 yıllık yeni bir mukavele yapmış.

Hem de erkeklere ödenenden kat kat fazla bir rakama.

5 yıl için tam 60 milyon dolara.

Yılda 12 milyon dolar.

Bu şimdiye dek bir haber sunucusuna ödenen en büyük rakam.

ABC'nin diğer habercileri Diane Sawyer ve Peter Jenings yılda 7-8 milyon dolar kazanıyorlar.

NBC de Tom Brokow'a bu civarda bir para veriyormuş.

Türkiye'de buna yakın paralar kazanan fazla haberci yok.

Reyting rekortmeni Reha Muhtar milyon dolarlık oldu ama o daha çok şov yıldızı sayılır.

Bunun yanı sıra bir de Uğur Dündar milyon dolarlık habercilerimizden.

Ancak ilginç olan Barbara Walters'ın durumu.

Çünkü televizyon habercisi için Amerikalıların yaptığı bir tanımlama var: ‘‘Male, over 50.’’ Yani, erkek olacak ve 50 yaşın üstünde olacak.

Barbara Walters bu tabuyu yıkıyor.

Kadın olarak rekor bir sözleşmeyle 74 yaşına kadar haber sunmayı garantiliyor.

Türkiye'de ise bir kadının televizyona çıkmak için ‘‘Female under 30’’, yani 30 yaşın altında olması gerekiyor.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Bankalar patronları, kulüpler başkanları tarafından batırılmadığı zaman.

X