Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Fatih Altaylı: Eskiden Mozart dinlerdik

Fatih ALTAYLI

Son günlerin boy hedefi Ciguli.

2 aydır piyasada olan bu komedyen şarkıcı kültürel yozlaşmamızın müsebbibi haline getirildi.

Bu iddiayı ortaya atanlara çok gülüyorum.

Öyle bir hava yaratıldı ki, sanki Ciguli'den önce sabahtan akşama Mozart, akşamdan sabaha Bach dinleyen Türk halkı, Ciguli çıkınca birden yozlaştı ve Ciguli dinlemeye başladı.

Kardeşim siz neden bahsediyorsunuz yahu.

Fatih Ürek'in program program dolaştığı, ana avrat düz giden ne idüğü flu kadınların şov yaptığı, Küçük İbo dizilerinin

reyting rekoru kırdığı bir ırkın ahvadıyız biz.

Ciguli olmasa Miguli buluruz.

Eğer bu suçsa, bunun suçu Ciguli'de değil, bilesiniz.

RTÜK'ü takmayan tek değil

RTÜK Başkan Yardımcısı Şevki Göğüsger aradı.

‘‘RTÜK'ü takmayan sadece BTV değil, Kent TV de bizi pek takmıyor’’ dedi.

Göğüsger, RTÜK'ün birkaç ay önce altyazılara karşı bir yönetmelik çıkardığını ancak bu yönetmeliğe göre alınan kararların yargıdan döndüğünü belirterek, ‘‘Buna dayanarak aldığımız kararlarda mahkemelerden hep tehirici icra kararları geldi. Bu yüzden de hem BTV, hem de Kent TV altyazılara tekrar başladılar. Bizim elimiz kolumuz bağlı’’ dedi.

Anlaşılan bununla başetmek için altyazılarda hakarete uğrayanların bireysel başvuru yapması gerekecek. RTÜK yönetmeliğe aykırılık nedeniyle resen işlem yapamayacak.

Otoparklar açılsın

Refahyol'un İstanbul defterdarı belediye şirketlerinde müşavir

İrtica ile mücadelenin en önemli unsurlarından biri, bunları ekonomik olarak besleyen kaynaklarla mücadele etmektir diye yazdık sürekli.

Ancak nedense biz bu kesimin hırsızlıklarını hep görmezden geldik.

Belediyeye bağlı şirketlerde trilyonluk yolsuzluk dosyaları ortaya çıkarıldı. Belgeleriyle ortaya koyuldu.

Ama nedense bunlar hep hasıraltı edildi.

İSKİ'deki dev yolsuzluklar, trilyonlarca liralık Akbil yolsuzluğu hep unutuldu.

Çünkü bunlar propaganda yaparken de, suç işlerken de son derece örgütlü davranıyorlar.

Suç işlemek için gerekli altyapıyı her açıdan kuruyorlar.

Devletin ilgili birimlerine bile mükemmel bir şekilde sızıyorlar.

İstanbul Belediyesi'ne bağlı şirketlerde vurgunlar yapılıyor.

Büyük kaçaklar var.

Ama suç tezgáhı çok iyi kurulmuş.

Refahyol döneminde İstanbul'da defterdar koltuğuna uygun isim oturtulmuş.

O dönem İstanbul'da defterdarlık yapan kişi, şimdi yeminli mali müşavirlik yapıyor. Daha doğrusu bu işi yapan bir şirketi var.

Ve bakın bu eski İstanbul defterdarının mali müşavirliğini yaptığı şirketler arasında, İstanbul Belediyesi ile yakın ilişkileri dillere destan olan ve pek çok yolsuzluğun içinde adı anılan Albayrak Turizm ve Seyahat var.

O kadar da değil, İstanbul Çevre Koruma ve Atık A.Ş. var, Sistem A.Ş. var.

Eski defterdarımız, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile iş yapan pek çok şirketin müşaviri.

Sonra da biz belediyenin yolsuzluk dosyalarından bir şeyler çıkmasını bekliyoruz.

Daha çok bekleriz.

NOT: Bu kişi pek çok şirketle ilgili olarak görevi sırasında elde ettiği mali bilgilerini irticai kesime aktararak, haksız rekabete de ortam yaratmaktadır.

ikinci yazı

Babuna'dan hesap sorulmayacak mı?

DOKTOR Oktar Babuna'nın üçkáğıt yaptığına dair kuşkularımı haftalar önce bu sütunda yazmıştım.

Yılların gazetecilik tecrübesiyle olsa gerek, pisliğin kokusunu almıştım.

Dahasını da yazacaktım ama gazetedeki dostlarım, ‘‘Adam kanser. Sen ise neler yazıyorsun. Ayıp’’ deyince durdum.

Ama fitil ateşlenmişti bir kere.

Ve gerçekler birer birer ortaya çıktı. İçimdeki son kuşkular da dün dağıldı sevgili okurlar.

Çünkü dün şeriatçıların yayın organı Akit Gazetesi'ni elime alınca bir tam sayfa, bir de çeyrek sayfa ilan gördüm.

Birinde Babuna'nın yazdığı bir kitap tanıtılıyordu, tam sayfa olanda ise Babuna kendini savunan bir ilan vermişti.

Tam sayfa ilan.

Hem de Akit Gazetesi'nde.

Ne alaka!

Babuna'nın maskesi düştü.

Ancak yaptığının hesabı sorulmalı.

Çünkü yapılan son derece organize bir dolandırıcılık.

Yasal kılıfa sokulmuş, riski devletin iyi niyetli memurlarının üzerine yıkılmış bir dolandırıcılık.

Babuna'dan bu hesap sorulmaz ise, on binlerce lösemilinin ahı sormayanların üzerine olacak. Biline...

Kazaklar da bizden

KAZAKİSTAN'ın Türkiye'den çok Rusya'ya yakın olduğu iddia edilirdi.

Değilmiş.

Kazakistan hık demiş Türkiye'nin burnundan düşmüş.

Artık buna eminim.

Nereden mi anladım.

Basit.

Antalya'da tatil yapmakta olan Kazakistan Cumhurbaşkanı'nın doğum gününü kutlamak için başbakandan bakanlara, üst düzey bürokratlara varıncaya kadar herkes Antalya'ya koşmuş.

Kazaklar'da da yalakalık en az bizimki kadar.

Bu durum yakın akrabalığımızı kanıtlamıyor mu?

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Minareye dokunmamanın, kılıf uydurmaktan daha kolay olduğunu anladığımız zaman...



X