Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Fatih Altaylı: Erkaya: 5 paketten biri basına yansıdı

Fatih ALTAYLI

Yunanistan'a jest olsun diye Ege Ordusu'nun lağvedileceği yolundaki haberler üzerine, geçen hafta, ‘‘Uluslararası ilişkilerde jest mest olmaz. Daha önce aynı nedenle Kıbrıs'ta asker sayısını indirdik, Yunan vatandaşlarına vizeyi kaldırdık. Karşılığında hiçbir şey alamadık’’ diye yazmıştım.

Ege Ordusu'nun kaldırılması önerisinin fikir babası olduğu söylenen eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Güven Erkaya aradı.

‘‘Yazdığınıza sonuna kadar katılıyorum. Bu işler jestle olmaz. Pazarlıkla olur. Benim hazırlamış olduğum rapor basına yanlış aksetti’’ dedi.

Ve öncelikle de basına konu olan raporu niye hazırladığını anlattı.

KARŞI ÖNERİ

Bu raporun hazırlanış amacı Türk-Yunan sorunlarının çözümüne yönelik bir çalışma olarak dayanak teşkil etmesiymiş.

Erkaya şöyle diyor:

‘‘Türk-Yunan sorunlarının çözümü 2004'e kadar önümüze gelecek bir mesele. Bu sorunları 2004'e kadar çözmek durumundayız. Helsinki sonrası bu Türkiye'nin gündemindeki önemli bir maddedir. Eğer AB'ye gireceksek bunu çözmemiz lazım.. Yunanistan haklı haksız pek çok öneriyi uluslararası alanda dile getiriyor.

Buna karşın bizim ortaya koyduğumuz somut çözüm önerileri yok. Biz sadece Yunanistan'ın akıl dışı önerilerine karşı çıkıyoruz ama bir öneri getirmiyoruz.

Bu durumda biz çözüm üretemezsek, öneri getiremezsek, Yunanistan'ı durduk yerde haklı çıkarmış olacağız.

Bu çalışma kurulmakta olan AB Genel Sekreterliği için hazırlanmış bir taslak öneridir. Ve Türkiye'nin masaya bir şeyler koyabilecek noktaya gelmesi için yapılmıştır.’’

5 PAKET VAR

Erkaya'nın derdi, bu çalışmanın sadece bir bölümüyle haber yapılarak, çalışmanın yanlış anlaşılmasına neden olunması.

‘‘Bu bir büyük pakettir. Daha doğrusu bu birkaç paketçik bütünüdür’’ diyor Erkaya ve anlatıyor:

‘‘Bu tam bir pakettir ve içinde 5 ayrı paketçik vardır. Bunlardan her biri kendi içinde ayrı birer bütündür. Bunu böyle paketçikler halinde hazırlamamızın nedeni ise birinin diğerinin önünü kesmemesi içindir. Yani müzakere masasında paketçiklerden birinde anlaşma sağlanamazsa, o bırakılır ve diğer pakete geçilir. Çözümlenenler bir kenara koyulur ve sonra da çözümlenemeyenler için başka yollar aranır.’’

Erkaya'nın bu 5 paketçiğinden sadece 2 numaralı paket basına yansımış. Hatta o da yarım yamalak.

Erkaya paketleri şöyle sıralıyor:

‘‘1. pakette karasuları meselesi var. İki numaralı paket basına yansıyan Ege Ordusu ile ilgili olan paket. Ancak sizin de yazdığınız gibi bu paket sadece Ege Ordusu ile sınırlı değil. Bizim Ege Ordusu'na karşılık onların adaları silahsızlandırması ve 10 millik hava sahasını 6 mile çekmeleri gerekiyor. Yani karşılıksız bir şey yok. 3. paket FIR Hattı meselesini kapsıyor. Dördüncü pakette Kardak gibi aidiyeti belli olmayan adacıklar meselesi var. Beşinci ve son pakette ise kıta sahanlığı sorunu ele alınıyor.’’

EVREN'İN BÜYÜK HATASI

Erkaya'ya göre Türk-Yunan sorunu diye bilinen meselelerin özü bu. Bunun dışında bir de azınlıklar meselesi var ki, çözümü en kolay olan mesele olarak pakete dahil bile etmemiş.

Emekli Deniz Kuvvetleri Komutanı Erkaya, jest olsun diye iş yapılmayacağını tekrarlıyor ve ‘‘Benim devlet anlayışımda da, diplomasi anlayışımda da böyle bir şey yok. Vermeden alınmaz, almadan verilmez. Ülkeler arası jestleri ben desteklemem. Bunlar siyasi olarak yapılabilir ama ben doğru bulmam’’ diyor.

Ve sözü 12 Eylül döneminde yapılan bir jestle Yunanistan'ın NATO'ya dönüşüne Türkiye'nin yeşil ışık yakmasına getiriyor:

‘‘O dönemde böyle bir şey yapıldı. Evren Paşa'nın büyük hatasıdır. Hiç pazarlık yapmadı. Siz buna inanmamakta haklısınız. Ben olsam ben de inanmam ama hiç pazarlıksız buna yeşil ışık yakıldı.’’

Erkaya'ya bu konuda ABD'nin büyük baskı yapmış olabileceğini söylüyorum. ‘‘Daha iyi ya’’ diyor. ‘‘Demek ki, ABD bunu çok istiyor. O zaman pazarlık gücümüz artmış demektir. Türkiye o zaman pek çok sorunu bunun üzerinden halletmiş olabilirdi.’’

Erkaya bugün bir kez daha aynı hataların tekrarlanmaması gerektiğini söylüyor.

Bakanlık zamları inceliyor

OKUL zamları ile ilgili fakslar yağıyor. Ancak pek çok veli okulun son yıldaki fiyatını yolluyor. Bir önceki yılı ben bilemediğim için zam oranını bulamıyorum.

Ancak pek çok okulun yüzde 50, 60 hatta 70 oranında zam yaptığını tespit ettim.

Bunları Milli Eğitim Bakanlığı'na bildireceğim. Özel Okullar Derneği yönetimine de bilgi vereceğim.

Milli Eğitim Bakanı da, yüzde 25'in üzerinde zam yapanlarla ilgili işlem yapılacağını açıkladı.

Bana şu ana kadar gelen bilgilerden Yüce Özel Eğitim Kurumları'nın yüzde 70, Özel Türkmen Okulları'nın yüzde 67, Ankara Özel Tevfik Okulları'nın yüzde 45, Özel Büyük Kolej'in yüzde 54, Özel Bilim Okulları'nın yüzde 50 civarında zam yaptığını çıkarabildim.

Bu konuyu hep birlikte takip etmeye devam edeceğiz.

Okula az yemeğe çok zam

KİMİ özel okullar bakanlığı aldatmanın yolunu bulmuşlar. Okul fiyatlarına yüzde 40'ı aşmayan zam yapıyorlar ancak yemek fiyatlarını neredeyse yüzde yüz artırıyorlar.

Böylece hem okul ücretlerine ‘‘fahiş’’ zam yapmamış oluyorlar, hem de velinin cebinden parayı hortumluyorlar.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Milli Eğitim'i önce öldürüp, sonra diriltmeye çalışmadığımız zaman.

X