Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Fatih Altaylı: DSP'ye oy verdiniz ben ne yapayım!

Fatih ALTAYLI

OKURLAR soruyor. ‘‘Eskiden affa karşıydınız. Hatta karşı olan tek yazardınız. Af yasası o zaman gündeme geldiğinde kampanya yürütmüş ve hepimizin sesi olmuştunuz. Şimdi ise hiç sesiniz çıkmıyor. Şimdi siz de aftan yana mı oldunuz?’’

İçeriği böyle olan yüzlerce faks ve bir o kadar da telefon aldım.

Sokakta da aynı sorulara muhatap oluyorum.

Hemen belirteyim, afla ilgili görüşlerim o gün ne ise, bugün de aynı.

Affa karşıyım.

Hiçbir uygar ülkede olmayan bir uygulamanın bizde olmasını kabullenemiyorum. Sadece ve sadece Anayasa Mahkemesi'nin kararı doğrultusunda bir affın kaçınılmaz olduğunu biliyorum.

Anayasa Mahkemesi, daha önce çıkarılan ve basın yoluyla işlenen suçların ertelenmesini öngören yasanın kapsamının basın dışı suçları da kapsayacak şekilde genişletilmesi gerektiğini gerekçeli karar olarak açıklamıştı.

Eğer bu düzenleme 1 yıl içinde yapılmazsa genel af kaçınılmaz olacaktı.

Ben Meclis'in bu düzenlemeyi yapmakla yetinmesi gerektiğini yazdım bir kez. Bunun dışında af olmaz. Olmamalı.

Hele hele devlete karşı suçlar affedilmeyecek, benim bacıma tecavüz eden, benim kardeşimi öldüren, beni soyan affedilecek. Hadi oradan, siz kimsiniz de bunları affediyorsunuz, derler adama.

Fakaaaaat!

İşte orada bir fakat var.

Bundan önce af yasası gündeme geldiğinde henüz seçimler yapılmamıştı.

Ve bu af meselesini gündeme getiren DSP'ydi. DSP, affı seçimden sonra da gündeme getireceğini açıklamıştı. Ve o DSP seçimden birinci parti olarak çıktı.

‘‘En namuslu parti’’, ‘‘En suçluları’’ affedeceğini söyledi ve vatandaş da buna oy verdi. Artık benim afla ilgili gıkım çıkmaz.

Kendi affettiren ağlamaz.

<ı>Abdullah Öcalan aftan bal gibi yararlanır

AF yasasını Meclis'te görüşüp, bize geçirecek olanlar, kamuoyu tepkisini yumuşatmak için bile bile yalan söylüyorlar.

Hortumcular, rüşvetçiler, irtikapçılar ve terör örgütü mensupları aftan yararlanamayacaklarmış.

Bok yararlanamayacaklar!

Bal gibi yararlanacaklar.

Siz yasayı Meclis'ten nasıl geçirirseniz geçirin, Anayasa Mahkemesi Anayasa'nın eşitlik ilkesi doğrultusunda yapılan af düzenlemesini genele yayar.

Yani aftan hortumcu da, rüşvet alan da, görevi kötüye kullanan da, işkenceci de, fikri ne olursa olsun terörist de yararlanır.

Yani işin özü Apo da, Şemdin Sakık da affın kapsamına girer.

Basit bir hesapla, Apo'nun idam cezası 36 yıl hapse tekabül eder.Onun 10 yıllı affedilir.

Geri kalan 26 yıl için yürürlükteki infaz yasası hükümleri uygulanır.

Yani 26 yıllık ceza yaklaşık 15.5 yıla iner.

Hapiste geçirdiği 2 yılı da göz önüne alırsanız, arada başka bir af da çıkmazsa, Apo en geç 13 yıl sonra aramıza karışır.

Üst katınıza Abdullah Öcalan taşındı derlerse sakın şaşırmayın.

<ı>Telekom'u erken satalım

ENİS Öksüz, Telekom'un satışına hálá karşı. Gerçi genel başkanı tarafından ‘‘ikna edildiği’’ için imzayı bastı, ama hálá karşı.Anlaşılan Reisicumhurumuz da Telekom'un özelleştirilmesine pek sıcak bakmıyor.

Aslına bakarsanız, devletin malının ucuza satılmasına ben de karşıyım.

Ancak Telekom satılmadıkça değer kaybediyor.

Türk Telekom, 1990'ların başında 20 milyar olan değerini bugün bulamıyor.

Çünkü Telekom pazar kaybediyor.

GSM'ciler değer kazandıkça, Telekom değer yitiriyor.

Bugün Telekom'a müşteri çıkıp çıkmayacağı dahi belirsiz.

O nedenle de ne kadar hızla satılırsa o kadar kárlıyız.

1993'te satılmış olsaydı, 20 milyar doların o günden bugüne getirisini ve Türkiye'nin aynı dönemdeki borçlanma maliyetlerini de göz önüne alırsanız, çok kárda olacaktık.

O yüzden hızla satış en iyi çözüm.

Ancak benim anlamadığım bir şey var.

Madem yönetim hakkını satın alacak olan kişiye devrediyoruz, neden yüzde 33.5'ini satıyoruz.

En az yüzde ellisini satalım.

Alan da, yönetim hakkını imtiyazla değil, hakkıyla elde etsin.

Biz de birkaç milyar dolar fazlasını alalım.

<ı>Belediye yemin etse başı ağrımaz

İSTANBUL Büyükşehir Belediyesi, mezarlıklardan bakım ücreti almıyoruz derken, yalan söylememiş, ama doğruyu da söylememiş.

Hile-i şeriye yapmışlar.

Vatandaşlardan yağmur gibi yağan makbuzlar, belediyenin ‘‘uyanıklığını’’ ortaya çıkarıyor.

Mezarlıklarda vatandaştan bakım ücreti alınıyor.

Ancak alan belediye değil.

‘‘Mezarlıklar Vakfı İktisadi İşletmesi’’ adlı bir ‘‘vakıf’’.

Adresi, Perpa Ticaret Merkezi, B Blok, Kat 11, No: 2034.

Bakalım Büyükşehir Belediyemiz buna ne diyecek?

<ı>NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Kendi düşenler herkesten çok ağlamadığı zaman.

X