Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Fatih Altaylı: DSP ve MHP'den yardım ve yataklık

Fatih ALTAYLI

Sayın Bülent Ecevit ve Sayın Devlet Bahçeli! Hani bu hükümet döneminde kamu kuruluşlarının yönetim kurulları, parti yardaşlarına peşkeş çekilmeyecekti?

Hani KİT yönetim kurulları arpalık haline gelmeyecekti?

Hani tertemiz bir sicili olacaktı bu hükümetin?

Hani bu ortaklık dürüstlük temeli üzerine kurulacaktı?

Hani?

Olmuyor mu?

İşin içine ANAP girince böyle bir şeyi kuramıyor musunuz?

ANAP, Meclis'ten KİT'lere her yerde partizanca atamalar peşinde.

İşte son rezalet.

PETKİM Yönetim Kurulu Başkanlığı Kutlu Aktaş'a...

Tek başına o olsa yine iyi.

Yönetim kurulu üyeliklerinde de iki ANAP'lı.

Milletvekili adaylarından Namık Çevik ve eski milletvekillerinden Abdullah Akarsu.

Neden?

Kutlu Aktaş'ın ihtiyacı mı var?

Sanmam. Eşi son derece zengin.

Çok mu iyi işadamı?

Öyleyse eşinin şirketlerini yönetsin.

Kutlu Aktaş'ta da izan yokmuş anlaşılan.

Hadi ANAP bildiğimiz ANAP, böyle bir görev verdi.

Kutlu Aktaş diyemiyor mu ki, ‘‘Sağolun. Benim böyle bir şeye ihtiyacım yok. Vatandaşı kendime sövdürtmek istemem’’.

Anlaşılan diyemiyor.

Herhalde ANAP'ın felsefesi Aktaş'a uygun gelmiş.

İyi de, sorarım Bülent Ecevit'e ve Devlet Bahçeli'ye...

Beyler, bu millet ANAP'ın huyunu bildiği için bu partiyi sondan ikinci parti yaptı.

Millet bu partiden ve bu partinin felsefesinden illallah dediği için bu partiyi iktidardan uzaklaştırdı.

Ama siz DSP ve MHP, bu partiyi alıp iktidar yaptınız.

Hadi mecburdunuz diyelim.

Peki en kilit bakanlıkları da bunlara vermeye mecbur muydunuz?

En önemli yerleri bunlar verin de eski düzen sürsün diye mi DSP ve MHP'ye oy verdi millet?

İşte Yüksel Yalova.

2 hafta içinde 46 siyasi nitelikli atama yapmış.

Olur mu?

DSP ve MHP'yi yönetenler...

Bilesiniz ki, tarih önünde yardım ve yataklıktan mahkûm olacaksınız.

Böylesi bir durumda, bu da az uz suç değil.

Maksat Tantan'ı yıpratmak

HER şeyi abartıyoruz. İçişleri Bakanı'nın geceleri gürültü kirliliğine karşı açtığı mücadeleyi de.

Tantan son derece doğru bir uygulama başlattı.

Her medeni ülkede olduğu gibi, gecenin belirli bir saatinden sonra açıkhavada müzik yapılan yerlerde müzik sesinin makul bir seviyeye çekilmesi isteniyor.

Ancak iş zıvanadan çıktı.

İstanbul Müzik Festivali kapsamındaki konserlerde bile gece yarısı olunca konser durduruluyor.

Turistik yöre ve tesislerde de benzer uygulamalar yapılıyor.

Ben, Sadettin Tantan'ın böyle bir şeyi amaçladığını sanmıyorum.

Ancak birileri bilhassa abartıyor ki, eleştiriler başlasın ve bakan yıpransın.

Herkes bu müzik işinin üzerine gitsin ve karardan cayılsın.

Ya akıl yok, ya vakit çok

OTOMATİK Geçiş Sistemi, Avrupa yakasındaki otoyollarda ve boğaz köprülerinde devrede.

Büyük rahatlık. Büyük medeniyet.

Ancak bizim millet medeniyeti istemiyor anlaşılan.

Her gün bu yolları tepen otomobillerin hiçbiri bu sistemi edinmemiş.

Sistemi alan akıllılar gişelerde bir saniye kaybetmeden geçiyor, diğerleri ise dakikalarca bekliyor.

Şöyle basit bir hesap yaptım.

Haftada en az 2 ila 4 saat arasında bir zaman kazanıyor OGS alanlar.

Ayda 8 ila 16, yılda 96 ila 192 saat.

Yani en az dört, hatta 8 gün. Yılda 8 gün az uz değil.

Ve bakıyorum da alan pek az.

Ya akılları yok, ya zamanları çok.

Bu medeniyetten faydalanmamak...

Olacak şey değil.

NOT: Otomobil ruhsatı kendi adına olanlar, Otomatik Geçiş Etiketlerini üç dakikada alabiliyorlar. Ancak araç, şirketiniz adına kayıtlıysa iş çok zor. Daha da kötüsü, eşinizin veya bir yakınınızın adına da alamıyorsunuz. Herkes kendi gidip alacak. Sanki savcılıktan temiz káğıdı veriliyor. Ziraat Bankası'nın işgüzarlığı...

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Hırsıza göz yummanın, hırsızlıkla eşdeğer olduğunu anladığımız zaman.



X