Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Fatih Altaylı: Başlatacaksınız yine affınızdan

Fatih ALTAYLI

Türk adaleti kararlarını ‘‘Türk Milleti adına’’ verir.

Türk yargısı, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası gereği bağımsızdır.

Bu bağımsızlığa kimse müdahale etme hakkına sahip değildir ve bu bağımsızlık anayasal güvence altındadır.

Yine Anayasamız'ın 138. maddesi ‘‘Hiçbir organ, makam, merci ve kişi yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hákimlere talimat veremez’’ der ve ekler:

‘‘Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadırlar. Bu organlar ve idare mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez, bunların yerine getirilmesini geciktiremez.’’

Yasama Organı ‘‘Meclis’’, Yürütme Organı da ‘‘hükümet’’ oluyor...

Yani Anayasamız diyor ki: ‘‘Ne Meclis, ne de hükümet yargı kararlarına öncesinde ve sonrasında müdahale edemez.’’

Yargı kararlarına müdahale ille hákime baskı kurmak değildir.

Yargı kararlarına ‘‘Af’’ adı altında da müdahale edilir.

Bağımsız Türk yargısı Türk milleti adına, anayasal güvence altında karar vermişse, ne adalet bakanı, ne hükümet, ne de Meclis bu kararı değiştirebilir.

Yani Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'na göre bir ‘‘Af kanunu’’ çıkarmak mümkün değildir.

Af yasası, Anayasa'nın açıkça ihlalidir.

Önce Yürütme'nin, ardından Yasama'nın yargıya müdahalesi anlamına gelir.

Bir hukuk devletinde ‘‘Af’’ olmaz.

Olmamalıdır da!

Kimin adına kimi affediyorsunuz?

DİYELİM ki Anayasamız affa uygun. Peki af ahlaka uygun mu?

Kim kimi affediyor yahu!

Gerçi geçen af furyasında yaptığım eleştirilerden ve toplumun tepkisinden bir miktar ders almışlar ama yine de saçma sapan bir iş yapıyorlar.

Bakın Bakan Hikmet Sami Türk'ün Affı ne diyor:

‘‘Devlete karşı suç işleyenlere af yok.’’

Re-za-let.

Devlet bana karşı, size karşı işlenen suçu affediyor ama kendisine karşı işlenen suçu affetmiyor.

Açık bir yetki ihlali.

Bana karşı işlenen suçtan devlete ne, hükümete ne?

Bana sordun mu, ‘‘Size karşı bir suç işlenmiş, ben bunu affedebilir miyim’’ diye?

Sormadın.

Devlete karşı işlenmiş suçu ister affet, ister affetme, suçun muhatabı sensin.

Ama benim anamı doğramış, babamı doğramış adamı sen nasıl affedersin.

Sen kimsin be?

Yüce Mahkeme, Türk milleti adına karar verdi.

Benim adıma yargıladı bana karşı suç işleyeni.

Ben bana karşı suç işleyenden benim adıma hesap sorma yetkisini adalete kullandırdım.

Bu yetkiyi devrederken, yarın zırzopun biri çıksın da affetsin diye kullandırmadım.

Af demek, ‘‘Beyler bu devlete güvenmeyin. Kendi adaletinizi kendiniz uygulayın’’ demektir.

İster misiniz?

Kimi affedilecek, kim edilmeyecek?

BAKAN Hikmet Sami Türk'ün açıklamalarına göre affedilecek olanlardan bir örnek:

Ana ve babasını tuttuğu iki kiralık katile öldürten ve mirasa konmaya çalışan Bursalı alçak ve onun tuttuğu iki kiralık katil affedilecekler.

Çünkü adam öldürme ve öldürmeye azmettirmeye af var.

Bir de affedilmeyecek olan:

Satın alacak paraları olmadığı ve aç oldukları için bir tepsi baklava çalıp yiyen ve 9 yıl hapse mahkûm olan çocuklar affedilmeyecek.

Ne güzel değil mi Profesör Doktor Hikmet Sami Türk.

Bu af mı, yoksa gaf mı?

Öğrenci affı

İŞİ yumuşatmak için bir öğrenci affı lafını da ortaya atmışlar.

Öğrenci affı deyince zannediyorsunuz ki, suç işlemiş öğrenciler affedilecek.

Haşa.

Öğrenci affı dedikleri başarısız olan öğrencilere ek sınav hakkı verilmesi.

Sanki sınavları verememiş olmak suçmuş da affediyorlar.

Bunun için yasaya bile gerek yok.

Ama öğrenciyle katili bir tutup iş kotaracaklar.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Halka rağmen yasa çıkarılmadığı zaman...



X