Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Fatih Altaylı: Avrupa'daki eylemler nasıl kesildi?

Fatih ALTAYLI

Abdullah Öcalan'ın yakalandığı gün PKK yandaşları Avrupa'yı bir anda cehenneme çevirmişlerdi.

Sokaklarda gösteriler yapılıyor, otomobiller yakılıyor, elçilikler basılıyordu..

Avrupa ülkeleri panikteydi.

PKK'lılar Avrupa'yı savaş alanına çevireceklerdi.

İlk on gün böyle geçti.

Sonra birdenbire her şey değişti.

Avrupa'daki eylemler birdenbire, sanki bıçakla kesilmişçesine bitiverdi.

Tek bir olay olmaz oldu.

Bir gün önce ortalığı yakıp yıkan PKK'lılar bir anda ortadan kayboldular.

Ve hemen akabinde olaylar Türkiye'ye transfer oldu.

Büyük kentlerimizde bombalar patlamaya, molotoflar atılmaya, işyerleri yakılmaya başlandı.

Çünkü PKK'nın Batılı istihbarat örgütleri ve hükümetlerle ilişkileri vardı.

PKK ile zaten tanışan Batılı istihbarat örgütleri yeniden PKK ile temasa geçtiler. Batılı hükümetlerin PKK'dan talepleri PKK'ya iletildi.

Bunlar talepten öte, emirlerdi. Avrupa PKK'ya şöyle buyurdu:

‘‘Avrupa'da eylem yapmayacak, vatandaşlarımızın huzurunu kaçırmayacaksın. Eylemleri Türkiye'ye taşıyacaksın. Bununla ilgili olarak eğitim ve lojistik destek ihtiyacın varsa biz de bunları karşılayacağız. Aksi takdirde Avrupa'yı da karşına alırsın.’’

Emri alan PKK, Avrupa'daki eylemleri kesti ve Türkiye'de eylemlere başladı.

Neden mi?

Köşedeki diğer yazıları okuyun, anlarsınız.

Şehit anasına bak!

Tansu Çiller şehit analarının karşısında çıktı ve utanmadan şöyle dedi:

‘‘Ben de şehit anasıyım.’’

Allah Allah...

Benim bildiğim kadarıyla Tansu Çiller'in büyük oğlu Mert askerliğini anasının yalasının karşısındaki askeri birlikte yapmıştı ve koğuştan çok yalıda yatıp kalkmıştı o günlerde.

Mert'in bırakın şehit olması, askerken bir çatışmaya girmesi bile söz konusu olmamıştı.

Sonra düşündüm, Mert acaba barlarda çıkardığı kavgalarda mı şehit düşmüştü, yoksa manken sevgilisi ile katıldığı partilerde mi?

Nerede şehit olmuştu yavru Çiller...

Avrupa'nın turisti Avrupa'da kalmalı

Avrupa Birliği Türkiye'den rahatsız. Orta Asya'da giderek artan Türk gücünden.

Ortadoğu'da Avrupa'yla değil, Amerika ile yapılan işbirliğinden.

Artan ekonomik potansiyelinden.

Balkanlar'daki etkisinden.

Bu nedenle de PKK her halükárda Avrupa'ya hizmet ediyor. Bu hizmetler kısa ve uzun vadeli olarak ayrılıyor.

PKK'nın bugünlerde Avrupa'ya kısa vadeli bir hizmeti söz konusu.

PKK, Avrupalı hükümetlerle işbirliği halinde Türk turizmini baltalamaya çalışıyor.

PKK Türkiye'de aslında çok da önemli olmayan bir kargaşa yaratıyor. Avrupa bunu bire bin katarak duyuruyor.

Avrupalılara Türkiye'nin güvensiz bir ülke olduğu inancı aşılanıyor.Üstüne üstlük Avrupalı hükümetler vatandaşlarını ‘‘Türkiye'de güvenlik tam değildir’’ diye uyarıyorlar.

Bu da Türk turizmine darbe vuruyor.

Bu PKK'nın Avrupa'ya kısa vadeli hizmeti.

Çünkü Avrupa Birliği tam anlamıyla kendi içine kapanmak arzusunda.

Türkiye'nin turizm vasıtasıyla Avrupa'dan para almasını engellemek istiyorlar.

Çünkü AB'ye göre, Avrupa'nın turizm merkezleri, üç üye ülke olmalı.

Yunanistan, İspanya ve Portekiz.

Turizm harcamaları Türkiye'ye değil, bu üç üyeye akmalı.

Akmalı ki, birliğin en zayıf ülkeleri olarak görünen bu üç ülkenin gelirleri artmalı.

Euro Avrupa'da kalmalı.

Bu yüzden PKK'yı kullanıp, Türk turizmini baltalayan Avrupalı hükümetlerden başkası değil.

PKK köpekleri, her zaman olduğu gibi sadece taşeron.

Bakan Tan: ‘‘Yüzde yüz haklısın’’

Turizimdeki sıkıntılarla ilgili yazım üzerine Turizm Bakanı Ahmet Tan cumartesi günü evden aradı.

‘‘Fatih, bütün sıkıntıları çok iyi özetlemişsin. Sıkıntının tam kalbini yazmışsın. Tespitlerin de, önerilerin de çok doğru’’ dedi.

Tan beni aradığında Kütahya'daydı ve yazıma konu olan olaylarla ilgili olarak Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan'la görüştüğünü, Ankara'ya dönünce de konuyu diğer bakanlarla görüşeceğini söyledi.

Sözünü ettiğim önlemlerin tamamının gündemde olduğunu, ancak bunların yalnızca Turizm Bakanlığı'nın değil, başka bakanlıkların da alanına girdiğini ve ortak bir çalışma gerektirdiğini belirtti.

Özellikle Ulaştırma Bakanlığı ile ilgili hususlar olduğuna değinen Tan, Ulaştırma Bakanı'nın bağımsız olması nedeniyle, icraat yaparken sıkıntılar olduğu söyledi.

Tan önlemlerin en geç bu hafta içinde Bakanlar Kurulu'ndan çıkacağını da kaydetti.

Türkiye'nin hem içerde hem dışırda hücum oynaması gereken bir dönemden geçtiğimizi kaydeden Bakan Ahmet Tan, ‘‘Ne yazık ki, küksün mü yoksa miskin mi olduğunu anlayamadığımız bir grup yüzünden gereksiz yere enerji kaybediyoruz’’ dedi.

Tan, Avrupa'daki kimi hükümetlere de çatarak, ‘‘Türkiye yüzde yüz güvenli bir ülke değildir diyerek kendi kamuoylarını yönlendiriyorlar. Sorarım onlara dünyanın neresi yüzde yüz güvenli. İRA tehdidi altındaki İngiltere'mi, ETA tehdidi altındaki İspanya mı, İslami terör tehdidi altındaki Fransa mı? Yoksa dünyada en fazla suçun işlendiği ülke olan Amerika mı? Hangi ülke yüzde yüz güvenli? Sorarım onlara’’ diye dert yandı.

Karalama

Rusya'da PKK'nın Türk turizmini tehdit etmesi üzerine, Rusya'daki tur operatörleri gazete ilanlarıyla Türkiye'nin son derece güvenli bir ülke olduğunu vurgulamaya çalışıyorlar.

Ancak PKK yandaşları da boş durmuyorlar. Ve gerek gazete yazılarında, gerek televizyon konuşmalarında, tur operatörlerine çatarak, kár amacıyla Rus halkının güvenliğini tehlikeye atmakla suçluyorlar.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Denizanası bile olamayacak çaptakiler, şehit anası olduklarını iddia etmedikleri zaman.



X