Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Fatih Altaylı: Aşırı iyimserlik iyi olmaz!

Fatih ALTAYLI

Anadolu Ajansı dün bir haber geçti: ‘‘Turizmde kriz atlatıldı. Antalya'daki tesislerde doluluk oranı yüzde yüz.’’

Durumun bir ay öncesine oranla çok çok iyi olduğu gerçek, ama aşırı iyimserlik de doğru değil. Turizm Yatırımcıları Derneği Başkanı Tavit Köletavitoğlu'nu aradım.

‘‘Turizmde kriz atlatılmış doğru mu?’’ diye sordum.

‘‘Klasik hastalığımız’’ dedi. Sonra da anlattı:

‘‘Yüzde 50'yi aşan bir düşüş yaşadık. Şimdi ise yükselişe geçtik. Ama kaybettiğimiz yüzde 50'nin şu aşamada sadece yüzde 10'unu telafi ediyoruz. Sezon itibariyle potansiyel kaybımız yüzde 35 ila 45 arasında.’’

Köletavitoğlu'na, ‘‘Bunun rakamsal ifadesi ne olur’’ dedim. ‘‘Yani geçen yıl 10 milyar dolar olan turizm geliri bu yıl ne kadar geriler’’ diye sordum.

‘‘Her şey çok iyi gider, İspanya ile Akdeniz çanağında doluluk nedeniyle yer bulamayanların tamamı Türkiye'ye yönelir ve onları taşıyacak uçak bulursak 3.5 milyar dolarlık bir kayıpla yılı kapatırız. Aksi takdirde kayıp 4.5 milyar doları bulur’’ diye yanıtladı.

Yani yaklaşık yüzde ellilik bir kayıp.

Daha sonra Antalya'da 5 yıldızlı bir otelin genel müdürlüğünü yapan bir dostumu aradım.

‘‘Yüzde 100 doluymuşsunuz. Doğru mu?’’ dedim.

‘‘Doğru’’ dedi. Anlattı:

‘‘Yoğunluk var. Ama geçen yıl aynı dönemde 90 marka sattığımız odayı bu yıl zar zor 40 marka satıyoruz. Bu bir faktör. Ancak daha önemlisi, Avrupalılar'ın gidecek yeri kalmadı. İspanya yüzde 120 dolulukta. İspanya'da değil otel, motel, pansiyon, altına yatacak ağaç gölgesi bile kalmadı. Mısır bile doldu. O yüzden Türkiye talebi var. Ancak bir ay önce 20 marka düşen fiyat şimdi ite kaka 40 marka çıktı. Geçen yılın yarı fiyatında gidiyoruz. Bu fiyata ve diğer ülkelerin bu doluluğuna rağmen bize bu turist de gelmezse ayıp.’’

İyimser rüzgárlar iyi, ama anlaşılan ortada çok da iyimser olacak bir durum yok. Fiyatlar yarı yarıya.

Yerli turist, kapasitenin yüzde 50'sini vadeli ve komik fiyattan kullanıyor. Kalan yüzde elliyi de yabancılar geçen yılın yarı fiyatına dolduruyor.

Turizmcinin yüzü gülmeye başladı demek doğru.

Ama yanılmamak gerek. Aşırı iyimserlik gelecek yıl bir kez daha üzülmemize neden olur.

Piyasalarda St. Tropez iyimserliği

PİYASALARDA iyimser hava var. Neden? Çünkü çalışanlar yine oyuldu. Zam yüzde 20, emeklilik mezarda.

Çalışan karamsarlaşınca piyasa iyimserleşiyor.

Bizim işadamı, Mercedes'in iki model eskisini kullanmaktansa, işçisinin yüz yılda emekli olmasını tercih ediyor.

Yatın boyunu üç metre kısaltmaktansa, çalışanın çalışma süresini 20 yıl uzatmayı tercih ediyor.

Türkiye'de kriz var, işçiye az zam verelim diyorlar.

Hıncal Uluç'un yazdığına bakılırsa, St. Tropez'de en havalı yat bağlama yerine binlerce dolar ödeme pahasına Türk işadamları yatlarını bağlıyorlar.

Evet evet. Hıncal Uluç böyle yazdı. Gurur duymuş. Çünkü St. Tropez'deki bilmem ne kafenin önündeki dünyanın en pahalı yat bağlama yerindeki yatların tamamı Türk işadamlarına aitmiş.

Biri gidiyormuş, biri geliyormuş.

Türkiye, insanca yaşama koşullarında dünya sonuncusu olmuş kime ne?

En kıyak yere bizim yatlar park ediyor ya, yeter!

Yüzde 20 maaş zammı, mezarda emeklilik pahasına.

Kimileri emekliliğini mezarda geçirecek, kimileri St. Tropez'deki yat bağlama yerinde çalışacak.

Türkiye burası.

Türk öğün, çalış, ama sakın güvenme.

Babana bile. Sen çalışırken, o St. Tropez'de yat bağlıyor olabilir.

Bu da tutmazsa emeklilik 100 yaşında

ÇALIŞMA Bakanı Sayın Yaşar Okuyan, birilerinin hazırlayıp eline tutuşturduğu Sosyal Güvenlik Reformu'nu hükümete yutturdu.

Şimdi sıra milette.

I-Ih yemezler.

Çünkü biliyoruz ki, geç emeklilik SSK sorununun sadece yüzde 5'ini çözer.

Ya gerisi.

Geisi ne olacak?

SSK fonları ona buna peşkeş çekilecek mi?

Çalışanların birikimleri, bedava kredi diye kullanılacak mı?

Fon yönetimi diye paralar havaya savrulacak mı?

Bu soruların hepsine olumlu yanıt vermek mümkün.

Öyle olunca da sorun çözülmeyecek.

Bu kafalar, adı Yaşar olsun, Yaşamaz olsun değişmedikçe, üç yıl sonra sorunun çözülmediği anlaşılınca 100 yaşında emeklilik isteğiyle karşımıza çıkmayacak mı?

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Siyasette yeni yeni hanedanlar türemediği zaman.



X