Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Fatih Altaylı: Arif olan anlarmış

Fatih ALTAYLI

Akit Gazetesi'nden aradılar. Hakkkımda haber yapacaklarmış. Görüşümü almak istemişler.

Konuştum.

Hakkımda yapacakları haberle ilgili konuşmak istedikleri yalan çıktı.

Salı günü yazdığım bir yazımla ilgili konuşmak istemişler.

O gün devletin bir bürokratının, hazırlattığı sahte begeleri şeriatçı basına vererek yayın yaptırdığını ve bunu yapan kişiyi açıklayacağımı yazmıştım.

Akit'çiler panikle aramışlar.

Arayan muhabir sordu:

‘‘Yazacağınız kişi İstanbul eski Defterdarı Nurettin Canikli mi?’’

Şaşırdım.

‘‘Nereden çıkardınız?’’ dedim.

‘‘Tarif ona uyuyor’’ dedi telefondaki Akit muhabiri.

Ben de gülerek, ‘‘Şeriatçı basın da siz oluyorsunuz harhalde’’ dedim.

Akit'çilere göre ‘‘Hazırlattığı sahte belgeleri şeriatçı basına veren ve şimdi de mürtecilerin danışmanlığı yapan kişi’’ tarifi eski İstanbul Defterdarı Nurettin Canikli'ye uyuyormuş.

Vallahi ben bir şey demedim.

Akit Gazetesi böyle diyor.

Merak ettiğim nokta ise, Akit'in Nurettin Canikli ile neden bu kadar ilgilendiği.

Bugüne kadar binlerce kişinin adı geçmiştir burada. Birini arayıp sormamışlardır da, adı geçmeyen Canikli onları neden bu kadar ilgilendirdi?

Not: Akit Gazetesi, vergi borcum olduğu yolunda yalan yayın yapıyor ve Canikli'ye bu yüzden saldırdığımı söylüyor. Ne vergi ne de başka bir şey. Bir lira bile borcum yoktur. Değerli okurlarımın bilgisine sunarım. Allah'a bir can borcum var. O da şeriatçı alçakları ilgilendirmez.

Aman yanlış anlaşılmasın

REFAHYOL döneminde İstanbul Defterdarlığı görevini yürüten kişi Nurettin Canikli idi. Doğru.

Ancak bu kişi hiçbir zaman İstanbul Defterdarlığı gibi şerefli bir görevi üstlenemedi.

Refahyol gibi bir iktidar dahi Canikli'yi İstanbul'a asaleten atayamadı.

Dönemin İstanbul Defterdarı Alper Kuş'tu.

Alper Kuş'u kendine yakın bulmayan Refahyol, onu Adıyaman'a sürgün etti.

Kuş'un Adıyaman'da bulunduğu dönemde Nurettin Canikli İstanbul Defterdarlığı'na vekáleten baktı.

Hatırlatayım da, kafalar karışmasın.

Alper Kuş şu anda halen devlet hizmetinde. Bildiğim kadarıyla Londra Büyükelçiliği'nde görev yapıyor.

Bakan ‘aç aç’ mı yapacak!

BİNBİR mücadele sonunda otomatik geçiş etiketimi aldım.

Aldım da iyi yaptım.

İşe yaramıyor ki!

Otoyollardaki otomatik geçişler henüz devreye alınmamış.

‘‘Niye?’’ diye sordum. Bakan Bey'in gelip açmasını bekliyorlarmış.

İnşallah Bakan Bey üç vakte kadar gelip açacakmış.

İlgiliye, ‘‘Siz açsanız da Bakan Bey sonra gelip baksa olmaz mı?’’ dedim. Güldü.

Dün de Boğaz Köprüsü'nden geçecektim.

Sevinçliydim. Otomatik geçiş etiketim bu kez işe yarayacaktı.

Çünkü gazetede okumuştum. Bakan Bey köprüdeki otomatik geçişi gelip ‘‘açmıştı’’.

Bozuk paramı bile hazırlamadan otomatik geçiş gişesine doğru yaklaştım.

Hızımı belirtilen sürate düşürdüm.

O ne? Gişede otomatik olmayan bir gişeci. Eliyle dur işareti yapıyor.

Durdum. ‘‘Para’’ dedi. Otomatik etiketimi gösterdim.

‘‘Çalışmıyor’’ dedi.

‘‘Yemezler’’ dedim. Çünkü etiketimi alırken, ‘‘Eğer etiket varken parayla geçmeye kalkarsanız en uzun mesafe ücreti alınır’’ diye uyarmışlardı.

Gerçi Boğaz Köprüsü'nde en uzun mesafe ücreti diye bir şey yoktu, ama devlet bu, ne zaman neyi alacağı belli mi olur.

Gişeci para diye ısrar etti.

Bir beş yüz bin verdim.

‘‘Bakan Bey'i bekliyorsanız boşuna beklemeyin. Burayı açmıştı. Unuttunuz mu?’’ dedim.

‘‘Bakan açtı ama biz kapattık’’ dedi.

Arkamda bekleyenler korna çalmaya başlayınca nedenini öğrenemedim.

Birisi söylerse çok sevineceğim.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Mürteci lafı hakaret olduğu zaman.



X