Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Fatih Altaylı: Anladıkları tek dil ‘askerce’

Fatih ALTAYLI

Eski Adalet Bakanı Hasan Denizkurdu aradı. Dağdaki PKK militanının yazdığı mektubun son derece anlamlı olduğunu söyledi.

Militanın doğru söylediğini ifade eden Denizkurdu, Başbakan Bülent Ecevit'i de Pişmanlık Yasası konusunda samimi olmamakla suçladı.

Denizkurdu'nun sözleri şöyle:

‘‘Ben Pişmanlık Yasası'nın çıkarılması konusunda ısrarcı olduğum zaman kimileri, dağdaki adamın bu denli detayla ilgilenmeyeceğini söylediler. Size gelen mektup gösteriyor ki, dağdaki militan her şeyi görüyor ve biliyor.

Haklılar. Şu an bir düzenleme yok. Başbakan'ın çıkıp ileride çıkarılacak bir yasanın geçmişe dönük olacağını söylemesi bir anlam taşımıyor. Çünkü hiç kimse Meclis iradesine ipotek koyamaz. Başbakan Meclis'in ileride çıkaracağı bir yasanın şekli ve içeriği konusunda söz veremez. Verirse inandırıcı olmaz.’’

Eski Adalet Bakanı'na Meclis'in toplandığını ama bu konuyu gündeme almadığını hatırlatıyorum.

Denizkurdu anlatıyor:

‘‘Ben seçimlerin ertelenmesine karşı olduğum halde, Pişmanlık Yasası, Bankalar Yasası ve DGM'lerle ilgili anayasal düzenleme gündeme gelecek diye Meclis'e gittim. Bekledim bekledim. Baktım bu yasalar kimsenin umuru değil.

Hükümet de hazır Meclis toplanmışken bari şunları görüşelim demedi.

Tam aksine Meclis bir an önce dağılsın tavrı aldı.’’

Başbakan Ecevit'in Pişmanlık Yasası'nı Apo yakalanır yakalanmaz gündeme getirdiğini söylüyorum Denizkurdu'ya. Denizkurdu bu konuda Başbakan Ecevit'in samimi olmadığı inancında.

‘‘Seçime PKK'lıları affeden başbakan olarak gitmek istemiyor. Bu yüzden de bu yasayı çıkarmak için acele etmiyor. Seçimden sonrayı bekliyor. Fakat seçimden sonra, sizin de yazdığınız gibi geç olabilir.’’

Pişmanlık Yasası'nın önemini dağdaki PKK'lı biliyor, Meclis'teki milletvekili idrak edemiyor.

Belki de Genelkurmay Başkanı'nın ‘‘Pişmanlık Yasası acilen çıkarılmalı’’ demesini bekliyorlardır.

Çünkü bunların anladığı dilin adı ‘‘askerce’’.

Sizin de bankanız olsun

Biliyorsunuz Meclisimiz yeni Bankalar Kanunu'nu kabul etmedi. Daha doğrusu görüşmedi bile. Eski kanunun yürürlülük süresi ise 11 Haziran'da doluyor. Yani 12 Haziran 1999 günü isteyen gidip banka kurabilir.

Şaka değil.

12 Haziran 1999 günü, hálá bir Bankalar Kanunu Meclis'te görüşülüp çıkarılmamış ise, siz, ben, o hiç fark etmez. Canı isteyen gidip bir banka kurabilir ve bunu kimse engelleyemez.

Banka kurmak gibi bir niyetiniz varsa haberiniz ola.

Bıyıklı repo ve yedirme hesabı

Temizel vergileri vatandaşın canını acıttıkça DSP, Temizel'i İstanbul Büyükşehir'e yollamanın faydasını görecek.

Çünkü Temizel'in kimi düzenlemeleri, gerçek vergi kaçakçılarını değil, vergisini zaten verenleri ve namuslu vatandaşı vuruyor.

Evini satıp parasını bankaya koyan, gelirini üç kuruş arttırıp biraz rahat etmek isteyen orta halli vatandaş vergi yüküyle karşı karşıya kalırken, parası olan gemisini dağdan aşırıyor..

Faiz kazançlarına getirilen sözde vergi garibanı vururken, gerçek rantiyeyi etkilemiyor.

Çünkü onlar yolunu biliyor.

Mesela bıyıklı repo diye bir şey çıkmış, haberiniz var mı?

Sistem şöyle işliyor. Bankaya parayı kendi adınıza, vadesiz mevduat olarak yatırıyorsunuz.

Para yurtdışına yollanıyor.

Sonra oradan geri geliyor ve Mr. John Doe diye hesaba giriyor.

Limited Liability yani Sınırlı Mükellefiyet hesabına göre bu paranın gelirinden yalnızca stopaj kesiliyor.

Para tekrar yurtdışına gidiyormuş gibi oluyor.

Ve vergi mergi ödenmiyor.

Bir başka olay ise Yedirme Hesabı.

Burada da kayıt dışı bankacılık yapılıyor.

Özel anlaşmalı, yüksek mevduat sahibi müşterilerin faiz gelirleri kayda girmiyor. Daha sonra aradaki açık bankacılık işlem masrafı adı altında kapatılıyor. Vergi uçuyor.

Parası çok olan işini yürütüyor.

Semer yine ortadireğin sırtına vuruluyor.

Sadece Koçbank

Diyanet İşleri Başkanlığı fetva vermiş: ‘‘Kurbanlık koyunlarınızı kredi kartıyla satın alabilirsiniz. Caizdir.’’

Bizim Ankara Büro'dan Metehan Demir telefon açtı soruyor:

‘‘Fatih, Mehmet Nuri Yılmaz'a soralım. Bütün kredi kartları geçerli mi, yoksa sadece Koçbank mı olabilir?’’

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Çıkarılması gereken yasaların gerekliliğini dağdaki eşkıyadan önce, vekillerimiz anladığı zaman.

Z.E.A.



X