Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Fatih Altaylı: Ananıza sövsünler diye mi sahaya çıkıyorsunuz?

Fatih ALTAYLI

Bu yıl ligler bitmez. Bana sorarsanız zaten hiç başlamamalı.

Böyle bir rezaletin başlamaması gerek.

İşte hazırlık maçları.

Tribünler ana avrat gidiyor.

Önce Alpay'a, sonra Oktay'a, ardından Galatasaraylı Fatih Akyel ve Fatih Terim'e.

Öyle basit küfürler de değil, ana, avrat, kız, kızan, sülale.

Allah ne verdiyse.

Alpay'ın ve Oktay'ın eşine, Fatih Akyel'in annesine, Fatih Terim'in kızına akıl almaz sövmeler. Hani bu küfürleri birisi sokakta etse, küfürü yiyen de çekip vursa, mahkeme vuranı suçlu bulmayabilir. Öylesine galiz.

Belli ki, bu küfürler dozu artarak gidecek.

Peki federasyon ne yapacak?

Söyleyeyim, hiçbir halt yapamaz! Evet evet, hiçbir halt yapamaz. Çünkü Türkiye Futbol Federasyonu, bu iğrenç küfürlere tahammül edemediği ve bu küfürleri sportmenliğe yakıştıramadığı için maç tatil eden hakeminin hakemlik hayatını bitirmiş bir federasyondur ve küfre karşı olmadığını kanıtlamıştır.

Seyirci de bunu bildiği için söver.

Ama öyle böyle değil.

Sorarım Haluk Ulusoy'a, edilen küfürleri duydu.

Ne yapmayı düşünüyor?

Bu küfürleri yolda yürürken birisi ona etse ne der? Ne yapar?

Yer yutar mı? Yoksa küfrü edene bir tane çakar mı?

Yiyip yutmazsa, futbolcuların, teknik adamların bu küfürleri yiyip yutmasını nasıl bekliyor?

Anasına sövülen Fatih Akyel'in günahı ne?

Kim koruyacak bu çocukları küfürden?

Söylesenize Haluk Bey kim?

Federasyonun korumayacağı ortada. Bu spor basını da korumayacak besbelli. Çünkü onca küfür ediliyor, spor basını tınmıyor bile.

O zaman iş futbolculara düşüyor.

Tribünler küfür mü ediyor?

Çekilin sahadan.

Siz oraya futbol oynamaya geldiniz, ananıza avradınıza sövdürmeye değil. Çekilin, oynamayın.

Belki o zaman birilerinin aklı başına gelir.

Çünkü federasyon federasyon olsa dayar 5 maç seyircisizi mesele hallolur.

Ama ortada federasyon yok ki!

135 yaşında emekli olmuş

PAZARTESİ akşamı Çalışma Bakanı Yaşar Okuyan'ın katıldığı Teke Tek'ten sonra çok arayan oldu. Önce Salim Uslu aradı. Yaşar Okuyan'ın konfederasyonu Fazilet'e yakın göstermesine ve Fazilet'in dümen suyunda hareket ettiğini söylemesine alınmış.

‘‘Fatih Bey beni kesen bir parti yok. Buna Fazilet de dahil’’ dedi. Bugünkü düzen içinde partilerin işçi hareketine dar geldiğini söyledi.

Daha sonra Fazilet Partisi milletvekili Turan Alçelik aradı.

‘‘Biz yalnızca Hak İş'le değil, Türk İş'le, DİSK'le de el ele yürüdük. O gün tüm konfederasyonların yanında partimizden temsilciler vardı.’’ dedi.

Bu arada Sayın Bakan'ın programda verdiği bir örnek vardı ki, herkes buna gülüyor.

Yaşar Okuyan, kıdem tazminatlarının büyük yük oluşturduğunu söylerken, Anadolu Ajansı'ndan emekli olan bir kişinin 40 milyar lira kıdem tazminatı aldığını belirtti.

Sayın Bakan'ın hesabına göre Anadolu Ajansı'ndan emekli olan bu kişinin en az 135 yaşında olması gerekiyor.

Çünkü kıdem tazminatında üst sınır 340 milyon lira.

Yani söz konusu kişinin bu tazminatı alması için 117 yıl çalışmış olması gerekiyor. 18 yaşında işe başladığı düşünülürse en az 135 yaşında oluyor.

Yok eğer bu kişi 1475 değil de, 212 sayılı yasa kapsamında ise zaman bu parayı almış olabilir çünkü 212'de sınır yok. Bu yasa basın çalışanlarını kapsıyor ve devlette sadece Anadolu Ajansı'nda 212'li personel var. Onların da toplamı birkaç yüz kişi.

Anlayacağınız Yaşar Bey biraz desteksiz sallamış.

Bin özür

CUMHURİYET Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Sevgili arkadaşım İbrahim Yıldız aradı.

‘‘Discovery Channel'in programını arayıp da bulamadıysa Cumhuruyet'in televizyon sayfasına baksın. Orada ilk günden beri bu televizyonun program saatlerini yayınlıyoruz’’ diye not bırakmış Gülay'a.

Cumhuriyet'ten özür diliyorum.

Haklılar.

Ben alışkanlıkla hep günlük ve haftalık eklere bakıyorum.

Cumhuriyet'in TV sayfasına bakmayı unutmuşum.

DÜZELTME

Dün bu köşede yayınlanan Zoofili başlıkla yazıda Çevre Komisyonu üyesi DSP’li Nazif Topaloğlu yerine yanlışlıkla Nazif Okumuş yazılmıştır.

Nazif Okumuş DSP’li değil, MHP’lidir ve Çevre Komisyonu üyesi de değildir.

Nazif Okumuş’tan ve okurlarımdan özür dilerim.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Birbirinin kopyası Televoleler günün en çok izlenilen iki programı olmadığı zaman.



X