Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Farklı ülkelerin yılbaşı yemekleri ve adetleri

Ben, yeni yılı sakin karşılamayı sevenlerdenim. Elbette batıl bir inanç benimki, zira yeni seneye nasıl girdiğimizin, o yılın nasıl geçeceği ile bir ilgisi vardır diye düşünürüm.

Saçma olduğunu biliyorum ama bu benim tek saçma inancım da değil. Bu nedenle bu yıl da sakin bir gece sonunda yeni seneyi ailemle birlikte karşıladım. Bereket dünyadaki herkes benim gibi düşünmüyor da, her ülkede çok farklı ve keyifli şekillerde bu önemli an kutlanıyor. Ne yapıyorlar ve ne yiyip ne içiyorlar, işte size bugün bunları anlatacağım.

Yılbaşı, yani aralık ayının sonu ile ocak ayının başına denk gelen an ya da bu ana kadar olan gece veya bu anı izleyen gün ya da günler, dünyanın her yerinde önemli anlar olarak kabul ediliyor. Kimimize göre bir Hıristiyan adeti olarak görülen yılbaşının aslında çok da fazla bu dinle bir alakası yok gibi. Zira, her ne kadar Miladi takvimde yıldönümü noktası olsa da, Hz.İsa’nın doğumu ile ilgili bir şey kesinlikle değil yılbaşı. Hz. İsa’nın doğumunun kutlaması, Hıristiyanların Noel ya da Christmas adını verdikleri 24 Aralık’ı 25 Aralık’a bağlayan gece oluyor. Zaten onlar için en önemli dini kutlama da bu. O nedenle de yılbaşı dediğimiz tarih, bu dine mensup insanlar için pek fazla bir şey ifade etmiyor.

Ama, dünyanın farklı farklı yerlerinde, bir takvim yılının bitip yepyeni bir başka takvim yılının başlaması, kutlanmaya değer çok önemli bir olgu olarak kabul ediliyor ve her ülke, kendi kültürel köklerine bağlı olarak yılbaşını farklı usüllerle ve bu özel güne ait özel yemeklerle kutluyor. Gelin, isterseniz, muhtemelen yorgun bir yeni yıl gecesinin uzantısı olan bu pazar gününüzün birazını, bu diğer insanların neler yaptığını okuyarak geçirin.

JAPONYA

Belki de miladi takvim ile ilgili olarak en şenlikli yılbaşı kutlamaları, ağırlıklı Budist ve Şinto olan Japonya’da yapılıyor. 1-3 Ocak arasındaki üç gün, shougatsu adı verilen ve ülkenin en önemli ‘bayramı’ kabul edilen günler. Öyle ki, bu üç gün içinde sokakta karşılaştığınız herkese ‘Mutlu yıllar dilerim’ (Aki maşite omedetu gozaimasu) diye hitap etmeniz bekleniyor. Şogatsu süresince özel yılbaşı yemekleri hazırlıyorlar ve bunlara ‘osechi ryouri’ adı veriyorlar. Bunları ‘jubako’ denilen lake kaplı ve kat kat kutular içinde servis ediyorlar. Kutulara giren yemekler rengarenk oluyor ve her bir yiyecek farklı bir anlam ifade ediyor. Örneğin karidesler ‘uzun ömür’, tatlı siyah fasulyeler ‘sağlık’, ringa balığı (herring) havyarı ‘doğurganlık’, teriyaki sosunda hamsiler iyi bir ‘hasat’, tatlı kestane ve tatlı patates püresi ise ‘mutluluk’ ifade eden yiyecekler olarak kutulara konuyor. Bu yiyecekler de, haliyle, bu ifade ettikleri temennilerin gerçekleşmesi dileğiyle yeni seneye girerken yeniyorlar. Yine bir başka geleneksel yılbaşı yiyeceği, mochi adı verilen pirinç kekleri.

AVUSTRALYA

Japonya’ya nispeten yakın, koskoca bir ülke, bir kıta Avustralya. Ama yılbaşı gelenekleri tamamen farklı. Yeni yıl Avustralya’da yaz gününe denk geldiği için de buranın kutlama ve yeme-içme gelenekleri buna göre gelişmiş. Yılbaşı kutlamaları 31 Aralık geceyarısı başlıyor ve tüm ertesi gün devam ediyor. Bu kutlamaların en büyük özelliği muhteşem gürültü çıkarmak! Bu da maytaplar, havai fişekler, kornalar, ıslıklar, kaynana zırıltıları gibi şeylerle oluyor. Bu adetin kökeni ise Ortaçağ Avrupası’na ve Pagan geleneklerine dayanıyor. Çok tanrılı Ortaçağ kır dinleri olan ‘pagan’ inancında, yıl bitimlerinde eski yıldan kalan kötü ruhları kovma amacıyla gürültü çıkarılır ve ateş yakılırmış. Ateş yakma adeti Avrupa’nın bazı yerlerinde, örneğin Orkney Adaları’nda halen devam eden bir yeni yıl geleneği. Muhtemelen mum yakarak yeni yılı karşılama adeti de.

Avustralya’da 1 Ocak günü önemli bir resmi tatil. Tüm vatandaşlar bu günü ‘piknik’ veya plajlarda kamp yaparak değerlendirmeyi seçiyor. Bu nedenle de Avustralya’da yılbaşı yemeği denince aklınıza gelmesi gerekenler piknik yemekleri ve mangal.

ÇİN YENİ YILI

Yeni yıl özel yemeklerini kaçıranlar için ikinci bir fırsat oluşturuyor Çin yeni yılı. Ay (lunar) takvimi kullanılan ve her yılın bir hayvan ismi aldığı Çin’de yeni yıl ocak sonu ile şubat ortasında bir tarihe denk geliyor. Bu sene yeni yıl 9 Şubat’ta kutlanacak ve 2005 yılı ‘Horoz’ yılı olacak. Çin’de horoz yılları ‘çalışkanlığı’ ifade ediyor. Yeni yıl kutlamaları birinci gün başayıp 15 gün sürüyor ve ‘kağıt fener’ festivali ile kapanıyor.

Çin’de yeni yıl bir aile birlikteliği geleneği olarak kutlanıyor ve yemekler, yılbaşı kutlamalarında çok önemli bir yer tutuyor. Pek çok yiyecek, Japon geleneklerinde olduğu gibi burada da sembolik anlamlar taşıyor. Örneğin tavuk bütün olarak yeniyor. Bütün olmasının nedeni ise ‘aile birliğini’ ifade etmesi. Uzun makarnadan yapılan yemekler uzun yaşamı sembolize ediyor. Hatta geleneklere göre bunları yerken ya da pişirirken kesmek uğursuzluk olarak kabul ediliyor. Görünüş olarak midyeler ‘bulyon’a ve Çin börekleri de altın külçelerine benzedikleri için, her ikisi de ‘sağlığı’ sembolize ediyor. Yeni yılda mandalina ve portakallar elden ele geçiriliyor. Çünkü onlara göre mandalina ‘şans’ı, portakal ‘zenginliği’ temsil ediyor. Yeni yıl kutlamalarında bu saydıklarımın yanında bütün balık ve kurabiyeler gibi bir dizi özel yiyecek daha hazırlanıp tüketiliyor.

BREZİLYA

Yeni yıla sıcak giren bir başka ülke de Brezilya. Bu ülkenin yeni yıl kutlamaları ve yemekleri de çok hoş özellikler taşıyor. Bir kez, Brezilya kültüründe ve inançlarında mercimek zenginliği ve bereketi ifade eden en önemli gıda maddesi. O nedenle de yeni yılın birinci günü mutlaka ve mutlaka mercimek çorbası ile mercimekli pilav pişiriliyor ve yeniyor. Yeni yılı karşılama kutlamaları içinde ise en ilginci, 31 Aralık gecesi ‘macumba’ inancına mensup rahibelerin mavi-beyaz giyinerek Rio de Janeiro’nun İpanema plajında düzenledikleri büyük ‘festa de lemanja’ törenleri. Bu törenlerde içi çiçekler, parfümler ve yanan mumlarla doldurulmuş minik kayıklar kıyıdan denize salınarak deniz (su) tanrıçası Lemanja’ya armağan ediliyor. Diğer Riolular ise bembeyaz giysiler içinde Copacabana plajında durmaksızın dans ediyor.

HİNDİ NEREDEN GELİYOR?

Biz neden yılbaşında hindi yiyoruz, doğrusu ben de tam bilmiyorum. Zira yılbaşında hindi yeme adeti ne İngiliz, ne Amerikan, ne Alman ne de başka bildik bir ülkeye ait. Amerikalılar hindiyi geleneksel olarak kasım ayının üçüncü perşembesine denk gelen Şükran Günü’nde yiyorlar, ki bu da dinle alakası olmayan bir bayram. İngilizler ise Christmas (Noel) gecesi yiyorlar ama yılbaşında yemiyorlar. Biz ise son yıllarda yılbaşı gecesi hindi yemeği tercih ediyoruz.

İngiltere’de yılbaşı kutlaması bir gelenek olarak yapılmıyor. Keza ABD’de de. Yani, bunlar kutlanan günler ama, ne dini ne de tarihsel geleneklere dayanmayan sokak kutlamaları şeklinde cereyan ediyor. Aile kutlamaları pek olmuyor.

PEKİ NİYE KUTLUYORUZ?

Aslında kutlama geleneklerinin tümü, elde edilen bir başarıyı, bir sabrın sonunu, bir iradenin ödüllendirilmesini, yeni bir başlangıcı, arzu edilmeyen bir şeyin bitişini müjdeleme arzularına dayanıyor. Koskoca bir yılı, tüm zorluklarına karşın sağ salim ve Allah’a şükrederek bitirebilmek bence de başlı başına kutlanması gereken bir olay. O nedenle de tüm iyi kalpli insanların yeni yılını cán-ı gönülden kutluyor, gönüllerinden ne geçiyorsa onlara kavuşmalarını yürekten diliyorum.

İŞİNİ SEVMEK

Geçtiğimiz aylarda yazdığım ‘Biftek’ yazıları ile ilgili sizlerden sayısız olumlu mesaj aldım. Yalnız bir husus vardı ki pek çok mesajda sık sık karşıma çıkıyordu: Bahsettiğiniz biftekleri nereden alabiliriz? Özellikle de yazımda söz edilen Armutlu’daki kasabın yeri çok soruluyordu. Armutlu’daki kasabın adı ‘DÜKKAN’. Temas bilgileri: Fatih Sultan Mehmet Mah., Atatürk Cad., No.6.; Tel: 0212-277 38 48 ve www.sutdanasi.com.tr. Sahibi Emre Mermer. İşini çok seven bir besici. Kendi yetiştirmeleri olan çok iyi ‘gerçek’ süt danası, ‘yazılı’ düve antrikot, kalın dana pirzola ve hepsinden önemlisi ‘ıslak’ dinlendirilmiş biftek satıyorlar. Aynı zamanda ‘kuru’ dinlendirme işlemi de yapıyorlar. Yazılı düve antrikot denk getirebilirseniz kaçırmamanızı tavsiye ederim.

Yeni Türk Mutfağı Tarifleri

Hindili, Sucuklu ve Safranlı Yeni Yıl Pilavı

Eğer yılbaşından arta kalmış hindiniz varsa, bunu değerlendirmeniz için bir tarif veriyorum.

Malzemeler

250 gr. dilimlenmiş sucuk

1/4 bardak sızma zeytinyağı

1 diş dövülmüş sarmısak

2 iri kuru soğan

1 büyük kırmızı dolma biber

2 bardak pirinç

1 küçük çay kaşığı safran (veya zerdeçal)

4 bardak tavuk stoku (suyu)

2 tane her biri sekiz parçaya bölünmüş iri domates

1 tatlı kaşığı taze (veya kuru) kekik

1/2 tatlı kaşığı tatlı kırmızı biber

5 bardak, irice küler şeklinde doğranmış yılbaşından kalan hindi eti,

Yapılışı

Fırını 170 C0’ye ısıtın. Bir tavada sucukları 5 dakika ocakta pişirin, kenara alın. Bir tencere içine zeytinağını koyun ve soğanları 10 dakika kadar karıştırarak sarartın. Doğranmış biberi ekleyip 3 dakika pişirin, sıkça karıştırın. Pirinci, safranı, domatesi, kekiği, toz biberi ve tavuk suyunu ekleyin. Kaynatın. Hemen ısıyı çok kısıp, kapalı olarak 15 dakika pişirin. Sucuk ile hindileri de karışıma ekleyin ve bir fırın kabına koyun. Fırında 10 dakika pişirin.

Servisi

Fırın kabını sofraya getirip servis edin.

© 2005 Arman Kırım, PhD
X