"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

Farklı bir Ömer Uluç sergisi

ÖMER ULUÇ’un Yapı Kredi Kültür Merkezi’nde açılan Parçalanmanın Kimyası ve Sağ El, Sol El Desenleri sergisini görmek gerekiyor.

Farklı sözünü biraz abartarak kullandım. Elbette ustalığını ispatlamış bir sanatçının, her işinde belli değişimler peşinde koşmuyorsa, eserlerinde farklılık nitelemesini kullanmak kolay değildir. Bir sanatçının, bir yazarın eserlerine geniş bir daire içinde bakıldığı zaman, biraz ayrıntılarıyla anlaşılan yaratıcılık serüveni olduğu kanısındayım. Sözünü ettiğim farklılık burada kendini gösterecektir.

Ancak Ömer Uluç, eski yapıtlarına göndermeleri ihmal etmeden, bende daha geniş bir çağrışımlar silsilesi yarattı.


Sergiyi gezerken, bazı işlerin önünde durdum, onlar sanırım bir resim eleştirmeninin değil, bir resim meraklısının seçtiği yapıtlardı.


Bunların başında Yağmurlar geliyor, bunu Düz ve Ters Yağmurlar izliyor.


Büyük ebattaki tabloların, kurumlara, holdinglere sanatın eşsiz soluğunu üfleyeceğinden kuşkum yok. Yeter ki bu eserleri edinecek kurumlar olsun...


Onun resimlerinde; hayatın helezonlarını görürüm, bütün anlayışların, beğenilerin hepsinin izini yakalamaya çalışırım.


İki Varlık
üzerine düşünebilir, Yönler’de çeşitliliğin kararsızık demek olmadığı yorumuma katılabilirsiniz.


Kuş, Yalnızlık, Seyredenler, Avlanış
dikkatinizi çekmeli.


Desen defterleri de ihmale gelmez.


İYİ
hazırlanmış bir katalog, yalnız bu sergiyi değil, Ömer Uluç’un bütün dünyasının değişik açılarına, dönemlerine değiniliyor.


O yazılardan bazı cümleleri yazıma aldım.


Sergiyi gezerken, gezdikten sonra, bu yazılar görüşünüzü zenginleştirecektir:


“Şu halde ‘çağının sorunlarına cevap veren bir çağdaş sanatçı’ olarak mı düşünmeliyiz Uluç’u, kültür endüstrisinin ilerici kanadının eskiden daha sık kullandığı bir formülasyona müracaat ederek? Şüphesiz etkileniyordur o da, modern bilimin belirsiz uçlarında meydana gelen gelişmelerden. Kendisi de mühendislik öğrenimi görmüştür. Kaygılanıyor, meraklanıyor, umut bağlıyordur. Ama bu insani kaygıyı sadece bir ‘karşılık verme’ çabası olarak mı tercüme etmeliyiz sanatın terimlerine? Böyle bir yaklaşım Uluç’taki daimonik dürtüyü gözden kaçırmamıza yol açar: Şiddetli ve zamanla daha da acilleşen bir kendi kendini doğurma iradesinin, kendi yapıtının hem babası hem de oğlu olma isteğinin emrindedir onun sanatı.”

Kataloğun içinde bir de Ömer Uluç’un Beylerbeyi Sarayı’nda açtığı Cinler Sergisi ve üzerine konuşmaları bir DVD olarak veriliyor.


* * *


GÖRÜLMESİ
gereken bir sergi. Tüm farklılıklarıyla büyük bir ustanın önemli eserleri.

X