FAO: Varlıkla değişen tüketim alışkanlıkları yeni sağlık sorunlarına yol açıyor

Güncelleme Tarihi:

FAO: Varlıkla değişen tüketim alışkanlıkları yeni sağlık sorunlarına yol açıyor
Oluşturulma Tarihi: Mart 14, 2017 15:16

FAO: Varlıkla değişen tüketim alışkanlıkları yeni sağlık sorunlarına yol açıyor

Haberin Devamı

İstanbul, 14 Mart (DHA) - Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO), ülkelerin daha varlıklı hale geldikçe değişen tüketim alışkanlıklarının başka sağlık sorunlarına yol açtığı uyarısında bulundu.

Gıda Güvensizliğine Bölgesel Bakış: Avrupa ve Orta Asya başlıklı rapor besin enerjisi arzı ve yetersiz beslenme göstergeleri, vücut gelişimin durması ve zayıflık, kansızlık, aşırı kilo ve obezite ve insanların ortalama olarak neler yediği konularında ülke verilerini analiz ediyor.

Rapor ülkelerin ağırlıklı olarak yetersiz beslenme ve mikrobesin eksikliği ile mücadelede görülen gelişimin ardından artık artan besin yağı, şeker, et, süt ürünleri ve işlenmiş gıda kaynaklı dejeneratif hastalıklarla uğraşan bir düzene işaret ediyor. Rapor bu geçişe sıklıkla daha hareketsiz ve oturularak geçirilen bir hayat tarzının eşlik ettiğini söylüyor.

FAO ekonomisti ve raporun yazarı David Sedik “Gelirken yükselirken beslenme düzenlerinin izini sürdüğümüzde şunu bulduk: Tatlandırıcılar, bitkisel yağlar ve hayvan ürünlerinden çıkarılan toplam kalori payı artarken tahıllardan gelenlerin payı düşüyor. Önemli nüanslar var ama genel eğilim açık” dedi.

Rapordaki verilerin gösterdiğine göre tatlandırıcı, bitkisel ve hayvansal yağ içeren besinlere doğru bir ilerleme görülürken hububatlarda düşüş yaşanıyor. Bu durum yetersiz beslenme meselelerinin bu bölgede büyük ölçüde üstesinden gelindiği anlamına geliyor. Avrupa ve Orta Asya ülkelerinde yaşayan nüfusun sadece yüzde 7’sinde ana beslenme sorunu olarak yetersiz beslenme ve mikrobesin eksikliği görülüyor.

Rapora göre demir, A vitamini ve çinko gibi mikrobesin eksiklikleri ve aşırı kilo ve obezite ile ölçülen aşırı beslenme sorunları ise artış gösterirken, bölgede yaşayan halkın bugün yüzde 13’ü “üçlü yük” olarak adlandırılan yetersiz beslenme, mikrobesin eksiklikleri ve aşırı beslenme problemlerinden üçünün de sıkıntısını çekiyor.

Raporda daha da endişe verici bir durum olarak Avrupa ve Orta Asya ülkelerinde yaşayan nüfusun yüzde 57’sinde ana kötü beslenme sorunu olarak aşırı beslenme çıktı. Rapora göre bölgedeki nüfusun yüzde 70’i ya üçlü kötü beslenmeden ya da aşırı beslenmeden mustarip.

Yetersiz beslenen grupta yer alan ülkeler “üçlü yük” kategorisine girme yolunda olduğunu söyleyen raporun yazarı Sedik, “Daha fazla ülke üçlü yük kategorisine geçerken sağlık harcamaları daha fazla diyabet, kalp hastalığı ve diğer bulaşıcı olmayan besin hastalıklarından kaynaklı yüksek sağlık hizmeti masraflarıyla uğraşmak için hızlı şekilde ve önemli miktarda artmak zorunda kalacak” dedi.

Raporun ilk kısmı sorunları ortaya koyarken ikinci bölümü çözüm yollarına ayrıldı. Raporun gıda güvensizliğine hitap etmek ve nihayetinde bunu ortadan kaldırmak için birçok umut vaat eden politikayı dikkatlice incelemesi üzerine, denenen politikaların etkili olduğunu kanıtlandı.

Yetersiz beslenme ve mikrobesin eksikliği yaşayan gruptaki ülkeler için gıda güçlendirmesi bir politika seçeneği olarak sunuluyor. Sütün D vitamini, iyotlu tuz, demirli buğday unu, folik asit ve tiyamin ile güçlendirilmesi bu yaklaşımı Orta Asya’da çocuklarda mikro besin tüketiminin iyileştirilmesinde kritik bir harekete geçirici olarak görülüyor.
Rapor, biyo-güçlendirme mahsullerin mikro besin içeriğini arttırmak için kullanılan bitki ıslahını, besin enerjisinin yüzde 50’den fazlasının tahılla sağlandığı Orta Asya ve Kafkaslar’da biyo-güçlendirme buğdayın düşük mikrobesin değerlerini dengelemek için kullanılabileceğini söylüyor.
Raporun içerdiği diğer politika tavsiyeleri ise;
-Besin değerini geliştirmek için uygun popüler gıdaları yeniden düzenlemek,
-Sağlık derecesine bağlı olarak gıda fiyatları üzerindeki vergi ve devlet desteğinin değiştirilmesi,
-Sağlıklı ve dengeli beslenmenin nelerden oluştuğunu anlatmak için insanlara beslenme eğitimi vermek,
-Daha etkili gıda güvenliği sistemleri, gıda güvenilirliğinde standart sağlanması, sıhhi, bitki sağlığı ve hijyen düzenlemeleri,
-Gıda ürünlerinin daha besinsel şekilde etiketlenmesi,
-Çek ve gıda desteği programları, gıda transferi ve nakit transferi programlarını içeren gıda yardım programları olarak sıralandı.
FAO Genel Direktör Yardımcısı ve Avrupa ve Orta Asya Bölge Temsilcisi Vladimir Rakhmanin “Bu bölgede özellikle Orta Asya ve Kafkas ülkeleri yetersiz beslenmeyi azaltmada olağanüstü ilerleme kaydettiler. Ama bugün artık insanların yeterli kalori tüketip tüketmediğinin ötesini düşünmek durumundayız. Bizim her çocuk, kadın ve adam için özellikle de çocuklarımız için teminat altına almak istediğimiz şey dengeli ve sağlığı teşvik eden bir beslenme” dedi.
Raporda Türkiye ile ilgili paylaşılan bilgilerden birisi günlük tuz tüketimi. Batı ve Baltık ülkelerinde günlük tuz tüketimi 5-10 gram, Çek Cumhuriyeti'nde 13.6, Macaristan'da 14.8 ve Türkiye'de ise 18 gram olarak görülüyor. Rapor bu ülkelerin günlük tuz kullanım değerlerini düşürmek için önlem almaya başladığını belirtirken ekmekteki tuz oranının en yüksek olduğu ülkenin Türkiye olduğunu hatırlattı.
Raporda ülkeler kötü beslenme özelliklerine göre şu dört gruba ayrılıyor: Yetersiz beslenme ve mikrobesin eksikliği yaşayan ülkeler; "üçlü yük" olarak adlandırılan ve yetersiz beslenme, mikrobesin eksikliği ve aşırı beslenme yaşayan ülkeler; aşırı beslenme yaşayan ülkeler ve daha az endişeli ülkeler. Türkiye bu dört kategoriden “aşırı beslenme” grubunda yer alıyor.
Raporda kullanılan göstergelerden birisi de Besin Enerjisi Arzı (DES) Yeterliliği. Bu gösterge bir ülkede kişi başına kalori cinsinden tüketime hazır gıda miktarı ile günlük besin enerjisi gereksinimi karşılaştırılarak ölçülüyor. Avrupa ve Orta Asya ülkelerinde bu oranın ortalaması yüzde 130 çıkarken bu değer Türkiye için yüzde 156 olarak ölçüldü. Türkiye bu oran ile zirvedeki beş ülkeden birisi oldu.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!