Family Finans ve Anadolu Finans birleşti

A.A.
01.02.2006 - 14:45 | Son Güncelleme:

Ülker Grubu'na ait Family Finans ile Boydak Grubu'na ait Anadolu Finans, yüzde 50 eşit ortaklıkla Türkiye Finans Katılım Bankası adı altında birleşti. 9 kişilik Yönetim Kurulu'nda ülker ve Boydak Grubu'ndan 4'er kişi yer aldı.

Birleşme sonrasında şube sayısı 108'e, çalışan sayısı bin 800'e, toplanan fon büyüklüğü ise 2 milyar dolara ulaştı.
Fon büyüklüğü ile katılım bankaları arasında yüzde 31'lik pay ile lider konuma yükselen Türkiye Finans Katılım Bankası, özel sermayeli bankalar sıralamasında özsermaye açısından 11., aktif büyüklükte 12. banka haline geldi.
Türkiye Finans Katılım Bankası'nın Yönetim Kurulu Başkanlığı'na Mustafa Boydak getirilirken, Murat Ülker Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı oldu. Yönetim Kurulu Üyeleri Hacı Boydak, Yusuf Boydak, Memduh Boydak, Ali Doğan, Atilla Kurama, İlhan İmik ve Yunus Nacar'dan oluştu.

Nacar'ın Genel Müdürlük görevini de yürüteceği katılım bankasının 9 kişilik Yönetim Kurulu'nda, Boydak ve Ülker Grubu'ndan 4'er kişi yer aldı. Mustafa Boydak, birleşmeye ilişkin düzenlenen basın toplantısında yaptığı konuşmada, küreselleşen ekonomide yüksek ölçek ekonomisi ile çalışmak gerektiğini, ölçek ekonomisine ulaşmayan kurumların uluslararası piyasalarda varlığını korumasının mümkün olmadığını söyledi.

“AMACIMIZ 1+1 EŞİTTİR 3 YAPMAK”

Boydak, “Anadolu Finans ve Family Finans'ın birleşme kararını bu ivmeye hız kazandırmak ve daha güçlü bir yön çizmek için aldık. Çünkü amacımız 1+1 eşittir 3 yapmak. Misyonumuz, Türkiye'den aldığını yine Türkiye'ye vermek olacaktır” diye konuştu. Soruları da yanıtlayan Boydak, tamamen gönüllülük esasına dayalı, daha derin çalışma ve tasarruf etme imkanı sağlayacak birleşme çalışmalarını 6 aylık bir süreçte tamamladıklarını bildirdi. Boydak, Family Finans ve Anadolu Finans'ın özkaynak büyüklüklerinin birbirine çok yakın olduğunu belirterek, “Yönetimi Boydak ya da Ülker aileleri olarak değil de tek bir aile olarak düşünmek gerekir” dedi.

Gelecekte yabancı ortaklık düşünüp düşünmedikleri sorusuna Boydak, ”Önceliğimiz birleşmeyi sağlıklı bir şekilde sindirmek. Projeksiyonlara bakmadan şimdiden böyle bir şey (var) ya da (yok) demek doğru değil. 2007 yılında bankamızı halka arz etmeyi planlıyoruz. İlk hamlemiz bu olacak” şeklinde yanıtladı.

“GELİNİN DUVAĞINI BUGÜN AÇIYORUZ”

Türkiye Finans Katılım Bankası Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdürü Yunus Nacar da, esprili bir şekilde “Yönetimde 4 Boydak Grubu'ndan, 4 de Ülker Grubu'ndan yönetici var. Dolayısıyla asıl patron benim” dedi.
Nacar, birleşmenin tamamlanmasından duyduğu mutluluğu dile getirirken, “6 aydır bir gelin gibi süslediğimiz bu kurumun bugün duvağını açarak sizlere gösteriyoruz” diye konuştu.

Katılım bankacılığının kuruluş ve faaliyetlerinin Bankalar Kanunu kapsamında düzenlenmesine de değinen Nacar, “Bize hep (kuş musunuz, deve misiniz?) diye sorarlardı. Artık kuşuz. Bankalar Kanunu bizi uçurdu” şeklinde konuştu.
Yunus Nacar, birleşme sonunda verimlilik artışı ve etkin karlılık hedeflediklerini vurgulayarak, uluslararası kalitede ulusal bir banka olma vizyonları bulunduğunu ve hizmet kalitesinde Türkiye'nin önde gelen bankaları arasında yer almayı amaçladıklarını söyledi.

Türkiye Finans Katılım Bankası'nın toplam müşteri sayısının 665 bin civarında olduğunu belirten Nacar, bu yıl toplanan fonlarda yüzde 50 artış sağlamayı, şube sayısını 125'e, personel sayısını 2 bin 150'ye çıkarmayı, şube yetkilerinin etkin kullanımıyla KOBİ'lere destek sağlamayı ve mortgage ile birlikte kira öder gibi ev sahibi olma hizmeti vermeyi amaçladıklarını bildirdi.

“VADE UZAMAZSA LİKİDİTE KRİZİ BANKLARI TEHDİT EDER”

Birleşme maliyetiyle ilgili bir soru üzerine Nacar, “Birleşme maliyeti aslında sıfır. Sadece 600 bin dolarlık bilgisayar yatırımı ve kurumsal kimlik çalışması için küçük bir meblağ harcandı” dedi.

Nacar, 31 Aralık 2005 itibariyle birleşen iki kurumun bilançosunun tek bilanço haline geldiğini, bu tarih itibariyle Türkiye Finans Katılım Bankası'nın sermayesinin 250 milyon YTL, karın ise 75 milyon YTL civarında olduğunu kaydetti.

Yunus Nacar, Mortgage sistemine ilişkin bir soru üzerine, uzun vadeli kredi kullandırabilmek için sektörün 5 yıllık kaynağının olması gerektiğine dikkati çekerek, şöyle devam etti: “Ne yazık ki sektörün Türkiye'den topladığı kaynaklar 3 ayı geçmiyor. Mevcut yapıyla 5-10 yıl ötesini görmek mümkün değil. Türkiye'de 90 günü geçmeyen tasarruf mevduatları vadesini mutlaka 1 yıl ve üzerine çıkarmamız lazım. Bunu 1 yılın üzerine çıkarmadığımız sürece, Türkiye'deki herhangi bir likidite krizi bankaları her an tehdit ediyor demektir. Yasa çıktığında geçiş sürecinde, katılım bankaları ve diğer bankalar yurt dışından sağlanan uzun vadeli fonlarla kısmen mortgage sorununu aşabilirler.”
Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı