Fakirlik artıyor

Hürriyet Haber
20.12.2014 - 00:34 | Son Güncelleme:

Almanya dünyanın en gelişmiş sanayi ülkelerinden biridir.Almanya zengin bir ülkedir.

Kişi başına düşen Gayri Safi Milli Hasıla (GSMH) en son verilere göre 40 bin Dolar’ın üzerindedir.
Ancak bu kadar zengin bir ülkede, çalışanların sayısı en yüksek düzeye ulaştığı ve işsizlerin sayısı son yıllarda sistematik olarak azaldığı halde, fakirlik sınırında yaşayan insanların sayısı her geçen yıl artmaktadır.
Tabii ülkede zenginle fakir arasındaki uçurum da...
Almanya’nın en zengin yüzde 10’u 1980’li yıllarda en fakir yüzde 10’una nazaran beş misli fazla kazanç elde ederken, bu rakam günümüzde yedi misline çıkmıştır.
Federal İstatistik Dairesi’nin verilerine göre 80 milyon 600 bin nüfuslu Almanya’da fakirlik sınırında ve fakirlik sınırının altında yaşayanların sayısı 16 milyon 200 bin civarındadır.
Yani ülkede yaşayan her beş
kişiden biri.

* * *

Nitekim Berlin sokaklarında dolaşırken cadde üzerlerine yerleştirilmiş çöp kutularına ellerini sokup depozito parasını alabilmek için atılmış pet şişesi veya cam şişe toplayan kadınlı-erkekli insanlara rastlanmaktadır.
Boş şişeleri satıp karınlarını doyurmak isteyen insanlara...
Kentin çeşitli kesimlerinde, ünlü Ku’Damm caddesinde bile ağaçlar altında veya köprü altlarında battaniyelerine bürünmüş geceyi tir tir titreyerek geçiren kadınlı-erkekli insanlar görüyorsunuz.
Metro istasyonlarında da.
Barınacak yerleri olmayan insanlara...
Almanya’da ayda eline 979 Euro’dan daha az geçen insanlar, fakirlik sınırının altındaki gruba girmektedir.
Özellikle çocuklarını tek başına yetiştiren kadınlar arasında bu oran yüzde 35’i aşmaktadır.
Resmi verilere göre, Almanya’da fakirlik sırında ve fakirlik sınırının altında yaşamak zorunda kalan çocuk sayısı ise 2 milyon 500 binin üzerindedir.
Tabii bu durumda olan çocuklar bırakın eğitimde şans eşitliğini, yaşamda şans eşitliğini baştan yitirmiş demektir.

* * *

Evet, Almanya sosyal bir devlettir.
Sosyal devlet bu durumda olan çocuklara da el uzatmaktadır.
Parasal destek de vermektedir.
Ancak, böyle bir ortamda, böyle bir ailede yaşayan çocuklar, yaşama eksilerle başlamak zorunda kalmaktalar.
Kaldı ki, diğer Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde durum daha da vahimdir.
Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü’nün (OECD) son verilerine göre AB ülkelerinde fakirlik sınırı ve fakirlik sınırının altında yaşayanların oranı yüzde 24.5’e ulaşmaktadır.
Yani her dört kişiden biri.
Yunanistan, İspanya gibi ülkelerde ise fakir çocuk oranı yüzde 50’yi aşmaktadır.
Romanya, Bulgaristan, Slovakya, Macaristan gibi bazı AB ülkelerinde de durum çok daha farklı değildir.
Hatta İtalya’da bile.
Yani bu ülkelerde nerdeyse her iki çocuktan biri fakirlik sınırı veya fakirlik sınırının altında yaşamaktadır.
Daha doğrusu yaşama tutunma mücadelesi vermektedir.
Bu çocuklar gelecekleri doğuştan kararmış çocuklardır.
Belki de gelecekleri olmayan çocuklar.
Fakirliğin eksileri bununla sınırlı kalmamaktadır.
Almanya’da yapılan araştırmalar, fakir insanların parasal sıkıntı çekmeyen veya bir eli yağda, bir eli balda refah içinde yaşayan insanlara nazaran daha erken öldüklerini de göstermektedir.
Fakir erkekler, maddi sıkıntı çekmeyen, varlıklı hemcinslerine göre ortalama 11 yıl daha az yaşamaktadır.
Fakir kadınlar da sekiz yıl daha az.
Yani görülüyor ki, her yerde olduğu gibi, en gelişmiş sanayi ülkelerinde bile fakirlik başa bela...

Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı