"Erdal Sağlam" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Erdal Sağlam" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Erdal Sağlam

Faizler nasıl düşecek?

<B>8. GÖZDEN</B> geçirme için IMF, ardından da Dünya Bankası'nın verdiği olurlarla birlikte, 3.2 milyar dolarlık kaynağın da yolu açılmış oldu.

IMF Başkanı Köhler'in konuyla ilgili yaptığı açıklama, bu işin neden bu kadar zor olduğunu da ortaya koydu. Köhler yine, yeniden yapılandırma yolunda önemli mesafeler kaydedildiğini belirtip, ardından ağzındaki baklayı çıkardı:

‘‘Ancak bazı önlemlerin uygulanmasına ilişkin belirsizlikler, programdan tam yararlanılmasını geciktirmiştir. İleriye bakıldığında IMF, programın, siyasi birlik içinde mümkün olduğu kadar güçlü şekilde uygulanması çağrısında bulunmaktadır. Bunun sağlanması ve IMF'in tam desteği, Türkiye'yi düşük enflasyon ve sürdürülebilir büyümeye götürebilecek en iyi yoldur.’’

Yani, ‘‘Epey karar aldınız ama bazısını, gerektiği biçim ve zamanda almadığınız için, kendinizi zor durumda bıraktınız. Bundan sonra bu hataları yapmazsanız bizim desteğimiz de devam eder, ekonomi de doğru yola girer’’ demeye çalışıyor. Bir başka deyişle de, ‘‘Bakın, artık en ufak bir sapmaya tahammülümüz yok, bunu Telekom örneğinde gördünüz, bundan sonra da olursa büyük sıkıntı yaşarsınız. Bu hatalarla kritik bir eşiğe geldiniz, aynı hataları tekrarlarsanız programın tümü tehlikeye gireceği için biz verdiğimiz desteği gözden geçiririz’’ demek istiyor.

Bu kadar zorlamaya karşılık, bazıları ‘‘3.2 milyar doları aldık, bundan sonra gerekenleri yapmasak olur mu?’’ sorusunu ortaya atıp, yanıtını arıyorlar.

Unuttukları bir şey var ki; politikacılar yaptıkları hatalarla işi çok zor bir noktaya getirdiler. Zaten iç borçların döndürülemeyeceği konusunda içerde ve dışarda tedirginlik var. Bu aşamada IMF desteğini çekerse felaket olur. Unutmayalım ki; şimdiye kadar IMF ve Dünya Bankası'ndan, gelecek hafta gelecek para dahil, 6.5 milyar dolar aldık. Yıl sonuna kadar alacağımız tutar ise 9.2 milyar dolar. Yani kullanabileceğimiz kaynak açısından daha yolun başındayız. Bu kaynağı alabilmek için ise, bundan sonra işimiz daha zor, hiç hata yapmamak gerekiyor.

Herkes ürkek söylüyordu, ama geçen hafta Köhler'in Ecevit'e gönderdiği mektupla birlikte, ‘‘Faiz oranlarının programın geleceğini tehlikeye düşürecek kadar yüksek olduğu’’ açıkca tartışılmaya başlandı.

Önümüzdeki günlerde ‘‘faizlerin düşüşü’’ gündemin ilk sırasında yeralacak.

Ancak bunun için yapılacak çok fazla bir şey de bulunmuyor. Hazine Müsteşarı Faik Öztrak'ın dünkü basın toplantısında dediği gibi, faiz bir sonuç ve bu sonucun olumluya döndürülebilmesi için yapılacak en önemli şey, hep konuştuğumuz ‘‘güven’’i sağlamak. Öztrak, farklı enstrümanlar arasında, faizi etkileyen vergi farklarının giderilmesine çalışılacağını kaydederken, bunun ancak marjinal etkisi olabileceğini de kendisi de biliyordu.

IMF'yle Pazartesi günü başlayacak görüşmelerin nirengi noktasını da bu konu oluşturacak. Öztrak dünkü basın toplantısında, özellikle içborçların çevrilemeyeceği konusundaki endişeleri gidermeye çalıştı ama piyasaların tam anlamıyla sakinleştiğini söylemek, pek mümkün değil.

Derviş dün, ‘‘Lüzumsuz tartışmalara girmeyip, birbirimizi destekleyerek yolumuza devam edersek başarırız’’ dedi ve ardından istihdam ve işsizlik sorunlarının büyük boyutlara ulaştığını, sorunun ancak böyle çözülebileceğini ekledi. Gerçekten de, gün geçtikçe işsizlik artıyor. Umarız, politikacılar artık, lüzumsuz tartışmalarla insanları sefalete sürüklediklerini görürler...

Güveni sağlamak zor olacak, ama örneğin, Bahçeli ve Derviş biraraya gelip uzlaşma görüntüsü verseler, güven için süreyi kısaltmazlar mı?

Bu çok mu zor?
X