Faizde yeni artışlar olabilir

Nilgün KARATAŞ
29 Ocak 2011 - 00:00Son Güncelleme : 29 Ocak 2011 - 01:02

Merkez Bankası’nın son dönemlerde attığı adımları değerlendiren Finansbank Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Aras, “Alınan son kararların etkisi 18 Şubat’tan itibaren görülecek. Yeni faiz artışları gelebilir” dedi.

FİNANSBANK Yönetim Kurulu Başkanı ve Grup CEO’su Ömer Aras, kredilerde başlayan faiz artımında ikinci bir dalga olabileceğini söyledi. Merkez Bankası’nın aldığı son kararın asıl etkisinin 18 Şubat’tan sonra görüleceğine dikkat çeken Aras, ilk olarak konuta yansıyan faiz artırımlarının diğer kredilere de yansıyabileceğini söyledi.
İki maç birden
Çağdaş resim sanatının önemli isimlerinden Canan Tolon’un 24 yılda gerçekleştiridiği eserlerini bir kitapta toplayan Finansbank, düzenlediği lansman ile bunu sanatseverlere tanıtırken Ömer Aras da güncel gelişmelerle ilgili sorularımızı yanıtladı. Merkez Bankası’nın politikasının “ekonomideki büyümenin cari açık üzerinde yaratmış olduğu olumsuz gelişmeleri frenlemek adına” önemli olduğunu vurgulayan Ömer Aras, bu konuda şunları söyledi: “Burada iki amaç var, biri sıcak paranın artmasını engellemek, diğeri de iç talebi dengelemek. O açıdan alınmış tedbirler kapsamında faizleri düşürüp, zorunlu karşılıklar artırılarak bir ikili politika ile dengelemeye gidildi. Merkez Bankası çok dinamik, bence bu son kararları da piyasalarda, beklenenden biraz daha fazla harekete neden oldu. Etkilerin görülmesi ve durulması için bir süre, bekle-gör politikasının uygulanacağı sinyalleri veriliyor. Bence de doğru olan bu, ortalığın biraz durulması lazım.”
Bu politika başarılı olur
Munzam karşılıkların artırılmasının etkisi 21 Ocak’ta görülmeye başladığına dikkat çeken Aras, şöyle konuştu: ”Hem geçmiş artırımlar hem de ileriye dönük yapılan son artırımın etkisiyle, bankalar kredi faizlerini belli miktarda yukarıya çekmeye başladı. Bu da kredi talebini sınırlayacaktır, diye düşünüyoruz. Amaca yönelik yapılmış oldukça dinamik, oldukça güncel ihtiyaçlara cevap veren bir politika olarak görüyorum, başarılı olacaktır diye umuyorum. Çünkü ekonomide balonlar oluşmamalı. Cari açığın da yüzde 6 seviyelerinde olması da da arzu edilen bir seviye değil. Bunun yüzde 4-4.5 seviyelerinde olması önemli. Bu politikanın da bizi bu seviyelere uzun vadede götüreceğini, ve stabil bir ekonomi politika yürütülmesinde faydasının olacağını düşünüyorum.”
Merkez Bankası’nın son aldığı kararın 18 Şubat’tan itibaren yürürlüğe girecek olmasına ilişkin olarak “O tarihten sonra da yeri artışlar” olabilir diyen Aras, “Bankalar kârlarını belli ölçüde daraltabilir, ama belli bir ölçüden sonra bankalar piyasaya yansıtmak durumunda.”

Finansbank’ta halka arz mart sonuna kaldı

FİNANSBANK’ta halka arz ile ilgili çalışmaların sürdüğünü belirten Ömer Aras, daha önce şubat olarak planlanan takvimin mart sonuna uzayabileceğini açıkladı. Yunanistan’ın en büyük bankası NBG, eylül ayında açıkladığı sermaye artırım planı kapsamında, Türkiye’deki iştiraki Finansbank’ta halk arz planladığını, ancak en az yüzde yüzde 75’le  çoğunluk hissedar olmaya devam edeceğini açıklamıştı. Halka arzdaki gecikmenin, 4’üncü çeyrek sonuçları beklendiği için yaşanacağını söyleyen Aras, fiyat konusunda ise Reuters’a şu açıklamayı yaptı: “Yeni alınan kararlar, politikalar, bankacılık sektöründe kârlılık üzerinde sanki olumsuz olacakmış gibi algılandı. Bu bankaların değerlerinin düşmesinde bir neden. Ayrıca yurtdışındaki genel konjonktur de etkili. Bunlardan dolayı banka değerlemeleri aşağı gelmiş durumda.”

Hedef yüzde 25’e çekilir çocuk uzamaya devam eder

DEVLET Bakanı Ali Babacan’ın “kredilerde yüzde 20-25’lik bir artış orta vadeli programla uyumlu, absorbe edilebilir” sözlerini nasıl yorumladığı yönündeki soruya “Bankaların hedeflerinden çok uzak bir rakam” değil yanıtı veren Ömer Aras, şöyle konuştu: “Genel olarak sektörde 2010 yılına ilişkin öngörü ve hedefler kredilerde yüzde 30 bir artıy olacağı yönündeydi, bu oran yüzde 25’e de çekilebilir. Finansbank olarak bizim de bu yıla ilişkin hedefimiz yüzde 25. Bankalar, müşteri kredi isterse vermek zorunda, müşterinin satın alma gücü, borçlanabilme gücü, kredibilitesi varken banka, kredi vermiyorum mu diyecek? Bankalar kredi vermesin demek, bir çocuğa boyunu uzatma demektir, ne derseniz diyin uzayacaktır.”

Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı