Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Faiz indirimi olursa yatırımcı yaşadı

Piyasalardaki harekete baktığımızda görüyoruz ki hem içerde hem de dışarıda herkes krizin en ağır kısmının atlatıldığını düşünüyor. Bu da birçok dünya borsasının, başta Brezilya olmak üzere rekor seviyeler yükselmesine neden oluyor.

Üstelik ABD'de açıklanan son verilere, yani tüketici güveninin düşmesi, ev satışlarının azalması ve ev stoklarının tarihi yüksek seviyeye çıkmasına rağmen borsaların değer kazanmaya devam etmesi işlerin bir süre daha iyi gideceğini gösteriyor.

Bu atmosferde TCMB'nin de gelecek dönemde faiz indirimlerine gitme olasılığı artmış durumda. Bugün Parametre programında konuğum olan TEB Portföy Genel Müdür yardımcısı Mehmet Özkaya da bu görüşte. Hatta TCMB'nin yılsonuna kadar 2 puanlık bir indirim yapabileceğini düşünüyor.  

Ama bu risklerin sona erdiği anlamına gelmiyor. Yukarda da söylediğimiz gibi piyasalar ABD'den gelen dataları faiz indirimi beklentisinin yarattığı sarhoşlukla ciddiye almadı ama bu beklenti biraz soğuduktan sonra ABD ekonomisine ilişkin resesyon ya da enflasyona ilişkin risk içeren datalar gelmeye devam ederse bu piyasaların hevesini kursağında bırakabilir. Bu durumda Fed yeni faiz indirimlerine gitmeye mecbur kalabilir.

Şimdilik riskleri bir kenara bırakalım ve yılsonuna kadar olan dönemi bir inceleyelim. Eğer Fed faiz indirimine devam eder ve TCMB de bu indirimlerin verdiği rahatlıkla içerde kısa vadeli faizde Mehmet Özkaya'nın dediği gibi 2 puan kadar indirim yaparsa bu kısa vadede gerçekten çok iyi bir kazanç olanağının kapısının açılmasını sağlayacak. Örneğin bugün piyasa fiyatından alınacak bono gelecek 3 ay içinde 2 puanlık faiz düşüşünü aynen yansıtacağı için çok iyi bir kar imkanı sunacak. Borsada ise başta bankalar olmak üzere mali sektör hisseleri prim yapacak. Yani hem bono hem de borsa kazandıracak. Ama dünyada işler ters gitmeye başlarsa bu kez düşük faiz bir dezavantaj haline gelebilir.

Şöyle ki; bizim en büyük sorunumuz cari açık. Merkez Bankası beklenti anketine göre yılsonunda cari açık 33 milyar dolar olarak bekleniyor. Dün bir basın toplantısı düzenleyen Citi Yatırım Araştırmaları'nın beklentisi ise 40 milyar dolar. Son 5 yılda 100 milyar dolar cari açık verdik ama 150 milyar dolar para çektik. Bu para girişinin sağlanmasında faizin yüksek olması sebeplerin başında gelirken siyasi istikrar bir diğer önemli gerekçeyi oluşturuyordu.

Şimdi faiz düşmeye başlarsa Türkiye’nin cazibesi azalabilir. Ama asıl sorun içerde siyasi istikrarın sürmesi… Eğer istikrarlı bir ülke görüntüsü çizersek, yani Malezya olmazsak, şimdilik bir sıkıntı yok.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI