Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Faiz dışı fazla

<B>EKONOMİYLE </B>ilgilenip de iktisat eğitimi almadıklarını sandığım çevrelerde en çok kafa karıştıran terimlerin başında <B>faiz dışı fazla</B> kavramı gelmektedir.

Daha öce bu konuda birkaç yazı yazmış olmama rağmen, bir kez daha farklı bir biçimde bu konuyu açmanın yararlı olabileceğini düşünüyorum.

Matematiksel olarak faiz dışı fazla şu şekilde tanımlanabilir:

Bütçe dengesi = Toplam gelirler - Toplam harcamalar

Toplam harcamalar = Faiz dışı harcamalar + Faiz harcamaları

Faiz dışı denge = Toplam gelirler - Faiz dışı harcamalar

Toplam harcamalar toplam gelirlerden büyükse bütçe açığı ortaya çıkar. Fakat, bütçe açığı faiz harcamalarından küçükse faiz dışı fazla oluşmuş demektir.

BİR ÖRNEK

Bir tüccar düşünün ki, 100 birim borç almış ve belli bir vade sonunda aldığı borcu 10 birim faiziyle beraber geri ödeyecektir. Vade geldiğinde, tüccar aldığı 100 birim borcu ödeyememekte, hatta 10 birim faizini de ödeyememektedir. Bununla da kalmayıp anapara ve faiz borcu olan 110 birim borcun üzerine 10 birim daha borç istemektedir. Yani, vade geldiğinde, eski borçlarını ödeyemeyip 120 birim borç talep etmektedir. Bu tüccar bütçe açığı verdiği gibi, faizin üzerindeki borç ihtiyacı kadar faiz dışı açık da vermektedir
.

Bir başka tüccar düşünelim. Belli bir vade için 100 birim borç alsın. Vade sonunda 100 birim borcunu ve 10 birim faizini ödeyecektir. Vade geldiğinde, 100 birim borcunu ödeyememekte, 10 birim faiz borcunun ise ancak 6 birimini ödeyebilmektedir. Bu tüccar borcunun vadesi geldiğinde yeniden 104 birim borç bulma durumundadır. Tüccarın 6 birim faiz dışı fazlası vardır.

Şimdi Türkiye ekonomisi de bu durumdadır. Bundan 4-5 yıl önce ilk tüccarın durumundaydı. Üç yıldır da ikinci tüccarın durumuna gelmiştir. Yani, borçlarının ana parasını yeniden borçlanmakta, faiz borçlarının ise tümünü değil, bir kısmını yeniden borçlanmak durumundadır. Ama, hálá bütçe açıkları vermektedir. Faiz borçlarının tümünü de ödeyebilecek duruma geldiğinde, bütçe de dengede olacak demektir.

BORÇ AZALMAZ

Hiçbir devlet tüm borçlarından kurtulacakmış gibi bir ekonomi politikası uygulayamaz. Borç ana paraları daima döndürülür
. Borç yeni borçlanmayla kapatılır. Borcun azalması demek bütçe fazlaları vermek demektir. Bütçe fazlası vermenin de açık vermek gibi olumsuz yönleri vardır. Dolayısıyla, ekonomi politikalarının uzun dönemli amacı yeni borçlar yaratmamak olmalıdır.

Vadesi gelen faizleri ödeyip faiz ödemeleri için yeni borçlanmalar yapmak durumunda olmayan bir devlet dengeli bir bütçe yönetiyor demektir. Ekonomi büyüyüp devletin gelirleri arttıkça borçları çevirmek elbette çok daha kolaylaşacaktır.

Faiz dışı fazlanın önemi borçların artış hızını etkilemesinden kaynaklanmaktadır. Ne kadar fazla faiz dışı fazla verilirse, vadesi gelen faiz borçlarının o denli yeniden borçlanmadan ödendiği anlaşılmalıdır. Faiz dışı fazla arttıkça borçların artma hızı da düşmektedir. Türkiye’nin de son üç yıldır yapmaya çalıştığı budur.
X