Gündem Haberleri

    Fahişe-yargıç aşkına hazin son

    Hürriyet Haber
    11.03.1999 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Fransa'nın gündeminde 13 yıldır yerini koruyan ‘‘Fahişe ve yargıcın aşkı’’ son derece hazir bir şekilde noktalandı. Yıllar önce kendisini sokaktan kurtaran ve evinde koruma altına alan Yargıç Philippe Le Fraint'le büyük bir aşk yaşayan Marie Arbant, geçen hafta Saint Etienne'deki evinde intihar etti. Yargıcın mesleğinden men edilmesinden kendini sorumlu tutan Marie Arbant, bu yükü daha fazla kaldıramayacağına karar verdi ve hayata veda etti. Benim diyen romana taş çıkartacak bu müthiş aşk öyküsü de, böylece sona ermiş oldu...

    Her şey bundan 13 yıl önce başladı. Marie Arbant ve yargıç Philippe Le Fraint'in yolları Lyon'da kesiştiğinde yıl 1986'ydı. Marie Arbant, bitmek tükenmek bilmez geceler boyunca caddeleri arşınlayan, para karşılığı erkeklerle birlikte olan bir hayat kadınıydı. Le Fraint ise geleceği çok parlak görülen bir yargıçtı. Le Fraint aynı zamanda çeşitli dernekler yararına çalışmalar da yapıyordu. Üzerinde çalıştığı projelerden biri de fahişeleri sokaktan kurtarmaktı. Fahişeleri yeni bir hayata başlayabileceklerine ikna etmeye ve onlara yeni hayatlarında yardımcı olmaya çabalıyordu. Marie Arbant ve Philippe Le Fraint'in öyküsü, uzun ve soğuk bir Lyon gecesinde işte böyle başladı...

    İYİ BİR ADAM

    Le Fraint, sokak kadınlarını kurtarmayı hayatının en önemli amaçlarından biri olarak görüyordu. Yargıç, ‘‘Bu zorlu bir süreç. Bu kadınların çoğu kırılmış, hayata inancını kaybetmiş, insanları güvenilmez bulan kadınlar... Güvenlerini kazanabilmek için çok uğraşmalı ve sabırlı olmalısınız’’ diyordu. Bu söyledikleri Marie Arbant için de geçerliydi. Marie'yle tanıştıktan sonra, onu ikna edebilmek, biraz olsun güvenini kazanabilmek için gerçekten çok çaba sarfetti Yargıç Le Fraint. Ama çabaları sonuçsuz kalmadı. Marie Arbant, yargıcın kendisine yardımcı olmaya çalıştığına inanıyordu...

    İki çocuk annesi olan Marie, kocası tarafından erkeklere pazarlanıyordu. Kumarbaz koca, karısını satarak borçlarını kapatıyor, sürekli kumar oynamaya devam ediyordu. Marie'nin sığınacağı hiç kimse yoktu. Yargıçla Marie kısa sürede kaçınılmaz olarak birbirlerinden hoşlanmaya başladılar. Ama aralarındaki ilişki tamamen platonikti. Ne Marie'nin ne de yargıcın kafasında bu platonik aşkı başka bir boyuta taşıma niyeti vardı. Yargıç sadece moral desteği veriyordu Marie'ye... 1987 ilişkilerinde dönüm noktası oldu. Bir gece yargıcın telefonu acı acı çaldı. Arayan Marie'ydi, ‘‘Hayatım tehlikede. Birileri peşimde. Beni öldüreceklerinden bahsediyorlar. Çok korkuyorum’’ diyordu. Yargıç hiç endişe etmemesini ve hemen evine gelmesini söyledi.

    KORUMA ALTINDA

    Yargıç evinin kapılarını Marie için ardına kadar açtı. Onu kanatlarının altına aldı ve sonsuza dek koruyacağını söyledi. Bu arada üst makamlara durumu bildiren bir mektup yazmayı da ihmal etmedi. Yaptığında yanlış bir nokta göremiyordu. ‘‘Marie Arbant benim korumam altındadır’’ diyen yargıç, ilişkilerinin platonik düzeyde olduğunu da vurguluyordu. Bu yaptığını ileride ‘‘Bir aptal gibi davrandım ve kendimi ele verdim. Oysa hiçbir yanlış yanı yoktu yaptığımın’’diye anacaktı yargıç...

    Ortalık bir anda birbirine girdi. Yargıç anında görevden alındı ve ‘‘hukuk adamı kimliğini küçük düşürmekle’’ suçlandı. Hukuk alanında hiçbir şekilde faaliyet gösterilemeyeceği bildirildi. Karar Marie'yi daha çok etkiledi. ‘‘Beni korumasına almasaydı, beni evine çağırmasaydı başına bunlar gelmeyecekti’’ diye düşünüyordu. Tek amacı sevdiği adamın aklanması, yeniden mesleğine dönebilmesiydi artık...

    MITTERAND AFFETTİ

    Çiftin aşkı ortak bir mücadeleye dönüştü. 5 yıl boyunca yetkili makamları mektup yağmuruna tuttular. Bu arada destek veren insanlar da belirmeye başlamıştı. 5 yılın sonunda medyanın da desteğini aldılar. Fransa'nın en popüler tartışma programına konuk olmalarının ardından çifte verilen destek ülke çapına yayıldı. Bu arada oturup mücadelelerini kitaplaştırdılar. Kitabın adı çok sadeydi: ‘‘Fahişe ve Yargıç’’...

    Birbiri ardına gelen eylemler sonunda Başkan François Mitterand'ın da ilgisini çekti. Mitterand bir af çıkardı ve Le Fraint'e hukuk hocalığı yapma izni verdi. Yargıçlık yapamayacaktı ama hukuk öğretebilecekti. 1995 yılında eski yargıç Saint-Etienne'de hocalık yapmaya başladı. Her şey yoluna girmişti.

    NEREDE KALMIŞTIK?

    Ancak geçen yıl Le Fraint'in sözleşmesi eski hikaye gündeme getirilerek yenilenmedi. Bu arada Marie ve yargıcın aşkları bitmişti ama dostlukları sürüyordu. Marie sadece ‘‘Nerede kalmıştık?’’ dedi ve eski aşkının, sevgili dostunun yanında durmaya başladı. 1998'in Kasım ayında Le Fraint bir açlık grevine başladı. Çeşitli aralıklarla süren greve Ocak ayında Marie de katıldı ve Şubat ortalarına kadar süren bir açlık grevi yaptı. Marie zayıf düşünce grevi sona erdirdiler. Bu arada yıllar süren duygusal ağırlık Marie'yi dipsiz bir depresyona sürüklemişti. Philippe Le Fraint'in durumundan kendisinin sorumlu olduğunu düşünüyor ve sürekli kendini hırpalıyordu. Le Fraint'e ‘‘Kendimi gömülmüş bir ölü gibi hissediyorum’’ diyordu. Bu arada medyaya da ‘‘Eğer Philippe Le Fraint görevine iade edilmezse kendimi öldüreceğim. Bunun sorumlusu da Adalet Bakanlığı'dır’’ gibi açıklamalar yapıyordu.

    İntihar bağıra bağıra geliyordu yani. Ama Philippe de dahil kimse Marie Arbant'ın kendisini öldürebileceğine inanmıyordu. Daha önce de birkaç kez intihar girişiminde bulunan Marie'nin gerçekten kendini öldüreceğine ihtimal verilmiyordu. Ama Marie bunu gerçekleştirdi. En iyi dostundan iki gün haber alamayan Le Fraint, Marie'nin Saint-Etienne'deki evine gittiğinde onu boşalmış ilaç kutularının arasında cansız vaziyette buldu. Marie bir not bile yazmadan, haksızlıklarla dolu dünyaya arkasını dönmüştü...



    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı