Fadime Aygün: Bu iş benim hayalimdi

Hürriyet Haber
02.06.2017 - 12:23 | Son Güncelleme:

Almanya’da ticarete atılan Türkiye kökenli kadınların sayısı her geçen gün artıyor. Bunlardan biri de Köln’de yaşayan Fadime Aygün... Aygün genellikle erkeklerin egemen olduğu bir alanı tercih etmiş. Geçen yıl kurduğu Mira Natursteine (Mira Doğal Taşlar) ile inşaat şirketlerine granit ve mermer satıyor. Üç çocuk annesi Aygün, bu işi yapmaya karar verdiğinde çevresi pek sıcak bakmamış. Kimi restoran açmasını tavsiye etmiş, kimi “Beceremezsin” demiş. “Arabamı yol kenarına çekip ağladığım oldu” diyen Aygün, başaracağından emin. “Kadın isterse başarır” sözleriyle iddiasını ortaya koyan Aygün, iş yaşamına giriş hikayesini ve erkek egemen sektörde yaşadığı olumsuzlukları anlattı.

Fadime Aygün: Bu iş benim hayalimdiMIRA Natursteine’ın faaliyet alanını anlatır mısınız?

Firmayı, 2016 yılı Eylül ayında kurdum ama açılışı bu yıl Şubat ayında yaptık. Ana işimiz granit ve mermer ama daha sonra buna fayansı ekledik. Granit ve mermer, mutfak tezgahları, yerler, banyolar, merdivenler, pencere önleri olmak üzere hemen her yerde kullanılıyor. Bunların dışında desenli granit ve mermerler televizyonların arkasında panel olarak kullanılabilir. Bir masanın veya mobilyanın üzeri granitten yapılabilir. Fakat insanlar alıştıkları şekilde sadece, merdiven basamakları, pencere önleri gibi yerleri granit yaptırıyor. Oysa graniti yaratıcılığınızla, bir çok yerde kullanabilirsiniz. Mesela oniks taşı var, bu taş ışıklandırıldığında panodan daha güzel bir görünüm sağlar. Bir gece kulübünde masanın üzerinde ışıklandırılarak kullanılabilir. Doğal taşların kullanıldığı alan çok geniş. Bunları insanlara tanıtmak istiyoruz.

Bu taşlar konusunda tavsiyeleriniz nelerdir?
Oniks çok çabuk kırıldığı için zeminde kullanılmasını tavsiye etmiyoruz. Zeminde daha sert olan granit kullanılmalı. Veya bir merdiven basamağında, havuz kenarında kayma tehlikesi olduğu için parlak taş kullanılmaz. Yine banyolarda duş bölümünde parlak granitler yerine mat ve kaymayan türler kullanılmalı. Evlerin içinde fayans yerine biraz daha pahalı olsa da granit kullanılmasını tavsiye ederim. Çünkü granitler doğal, yaşayan taşlardır, fayans ise doğal değil.

Restoranlarda etleri sıcak tutmak için kullanılan taşlar da granit mi?
Evet granit. Etler piştikten sonra ısıtılmış taşın üzerinde müşteriye servis ediliyor. Böylece uzun süre soğumadan kalıyor masada.

Granit, mermer ve fayanslarda bir trend var mı?
Bu yıl her zaman olduğu gibi fayanslarda kum tonları, beton tonları kullanılıyor. Fayansta çok çeşit var, biz sadece sık tercih edilen bu renkleri getirdik. Granitte ve mermerde trend yok, 30 yıl önce ne kullanılıyorsa hemen hemen aynı. Sadece kalitesine göre farklılık gösteriyorlar. Tabii her geçen gün yeni ocaklar açılıyor. Piyasaya böylece farklı model ve renklerde taşlar da giriyor.

Türkiye’den getirdiğiniz granit veya mermerler var mı?
Mermerlerimiz Türkiye’den geliyor. Bana göre, Türkiye mermer konusunda bir numara. Elazığ’ın vişne çürüğü tonları olan bir mermeri var, bunlar çok hoş. Türkiye’de bej tonlarında mermerler çıkıyor, gri de çıkmaya başlamış. Milas’ın mermeri de çok kaliteli.

Türklerle Almanların taşlar konusunda tercihleri farklı mı?
Almanlar daha çok kaliteye özen gösteriyor, taşın dizaynına bakıyor, fiyatlara pek bakmazlar. Türkler uygun fiyatta olanları tercih ediyor. Almanlar karışık renkleri tercih ederken, Türkler düz renkleri tercih ediyor.

Fadime Aygün: Bu iş benim hayalimdi

Kaç yıldır Almanya’da yaşıyorsunuz, buraya geliş hikayeniz nasıl?
Ben ithal gelinim, 1999 yılının sonunda geldim Almanya’ya. İlk geldiğim yıllar daha çok Almanca öğrenmeye odaklandım. Sonra bir süre sigorta ve finans sektörlerinde çalıştım. Sigortacılık zor bir işti.

Granit, mermer sektörüne nasıl adım attınız?
Bu benim hayalimdi. Ben Adanalıyım. Adana’da dayım inşaat sektöründeydi ve kum-çakıl işleri yapıyordu. Çocukluğumdan beri onun sayesinde inşaatlar hakkında bilgi edindim. Dayımın yanında kürekle harç karıştırdığımız olurdu. O zamanlardan beri taşlar ilgimi çekerdi. Bir inşaat gördüğümde taşlar nasıl kullanılmış, binanın planı nasıl diye incelerdim. Zamanı gelince kendi firmamı kurarak inşaat sektörüne girdim. Türkiye’de bankacılık eğitimi aldım ve bankacılık sektöründe çalıştım.

Erkeklerin yoğun olduğu bir sektöre girişinizi çevreniz nasıl karşıladı?
“Yapamazsın” dediler, “Ne işin var inşaatta” dediler. “Git restoran aç” diyen oldu. Annem, babam başta olmak üzere aile fertleri bile bana inanmadı. Ama şimdi en büyük destekçilerim onlar. Firmayı kurmaya çalıştığım günlerde bazen arabamı yol kenarına çekip, ağlayıp, ağlayıp eve gittiğim oldu. Çünkü firmayı kurabilmek benim için adeta imkansızdı. Birincisi maddi olarak zordu, ikincisi erkeklerin egemenliği altındaki bir sektörde kadın olmanın dezavantajıyla başlıyorsunuz. Çok iyi bir konsept hazırlayarak bankadan kredi sorununu çözdüm. Zaman içerisinde de, erkeklerin egemen olduğu bu sektörde kendimi kabul ettireceğime inanıyorum.

İş hayatına girerken anne olmanın getirdiği zorlukları yaşadınız mı?
Üç çocuğum var. Çocuklarımın bana işimde çok faydası oluyor. Oğlum Furkan 17 yaşında, çok başarılı bir öğrenci. İleride inşaat mühendisi olmak istiyor. Kızım Kardelen Başak 14 yaşında, mimar olmak istiyor. En küçük Yağmur Ekin 5 yaşında, evimizin cadısı. İşe gelirken gözüm arkada kalmıyor, çocuklar kendi kendilerini idare ediyor.

Sosyal faaliyetleriniz var mı?
Türk Alzheimer Derneği’nin yönetim kurulundayım, başkanımız Mefküre Ülker. Derneğimiz yeni kuruldu. Alzheimer konusunda insanlarımızı Türkçe bilgilendirmek için çalışmalar yapıyoruz.



EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı