« Hürriyet.com.tr
MENÜ

F.Bahçe'yi şampiyon yapmak için söylenti çıkarttılar

O, kimine göre Türkiye'nin en büyük hocası..O, kimilerine göre ''Dopingçi..''O, kimine göre elindeki imkanlara rağmen başarısız biri..O, kimilerine göre Basketbol Federasyonu'nun baş düşmanı..

Funda AYAZ
SON GÜNCELLEME

Ve o kimilerine göre, Turgay Demirel düşmanı..

O kişi Ergin Ataman..

Çok değil, daha 3 ay öncesine kadar Efes Pilsen'in başında, Fenerbahçe Ülker'e karşı şampiyonluk mücadelesi veren, ancak başarılı olamayan..
Bir yıl önce yine Fenerbahçe Ülker'le oynanan final serisinde 2-0 geriden gelip, 4-2 ile şampiyonluğa ulaşan Ergin Ataman o..

Ki o Ergin Ataman, Efes Pilsen'e Euroleague'de ''Final-Four oynatan ve 3'üncü yapan'' bir isim..
Seversiniz, sevmezsiniz..
İsmini tartışırsınız, ya da tartışmazsınız..
Ama tartışılmayacak tek bir olay var..
O da Ergin Ataman'ın Türk Basketbolu'na son 10 yılda vurduğu damga..
Ergin Ataman şu an boşta..
Ergin Ataman gibi bir ismin boşta olması garip bir olay..

Ergin Ataman ile buluştuk,  oturduk, konuştuk. Ve hem bizim, hem de spor kamuounun aklında kalan bir çoğu soruya cevap aradık..

İşte Ataman'ın hurriyet.com.tr'ye özel açıklamaları;

***
S: Ergin Ataman gibi kariyerli, başarılı bir hoca şu an neden boşta? Neden bir kulüp çalıştırmıyor? İlk olarak bu soruyla başlayalım..

C: Fatih Terim de boşta.. Ben 14 yıldır baş antrenörlük yapıyorum. Bu süre içerisinde 2- 3 aylık boş kaldığım 2 dönem oldu. Bu 2 dönem sonunda İtalya'da Siena’ya gittim.. Diğerinde ise Bologna’ya transfer oldum. Büyük kulüpleri çalıştırıp yüksek bir seviyeye geldiğiniz zaman, seçici olmak durumunda kalıyorsunuz ve çıtanız yükseliyor. Böyle olunca da alternatifiniz azalıyor. Bu sezon ben boşta kalmazdım ama bizim Efes Pilsen-F.Bahçe Ülker serisinin oldukça geç bitmesi ve bundan önce bana yapılan teklifleri ben etik değerlere önem verdiğim için kabul etmedim.

S: Galatasaray’dan teklif aldığınızı hatta Haldun Üstünel’in sizi G.Saray’a hoca yapmak için kendi yöneticileriyle görüş ayrılığına düştüğünü biliyoruz.

Funda Ayaz'ın röportajıhurriyet.com.tr

C: Haldun Bey’in ayrıca bir çabası olmadı. Bütün kulüp çaba sarf etti. Gerek Yiğit Şardan, gerek Başkan Adnan Polat. Efes Pilsen-F.Bahçe serisi sırasında Galatasaray’dan teklif aldım. Bir kulübü çalıştırırken başka bir kulüple anlaşmayı doğru bulmuyorum. Bu yüzden kabul etmedim. Galatasaray’ın sezonu erken bitmişti. Bu yüzden de onlar gelecek sezonun hazırlıklarını bir an önce yapmak istiyorlardı. Evet, sezon içinde Efes’te sorunlar yaşamıştım, sezon sonunda kontratım bitiyordu ayrılma ihtimalim çok yüksekti. Ne olursa olsun o sezonu bitirmeden bir anlaşma yapamazdım, söz de veremezdim. Ben şunu da yapabilirdim: Söz verirdim, sezon sonunda vazgeçerdim. Ama bana o zaman bu hareket etik gelmediği için yapmadım.

S:   Peki, “Keşke kabul etseydim” diyor musunuz?

C:  Hayır. Verdiğim kararlardan hiçbir zaman pişman olmam. Bugün aynı şey olsa yine aynı kararı veririm. Sezon sonu olsaydı tabii ki de kabul ederdim.  Avrupa’dan bazı kulüpler de teklif yaptılar. Çünkü Efes Pilsen’le devam edip etmeyeceğim son ana kadar belli değildi

S:  Ergin Ataman geçimsiz biri mi? Neden ayrıldığı kulüplerle sorun yaşıyor?

C:  Ergin Ataman çalışma prensiplerini ön planda tutan biri. Buna ister geçimsiz deyin, ya da disiplinden taviz vermeyen biri deyin. Çünkü başarının, disiplinin sonucunda geldiğini düşünüyorum. Kulüp başkanıysa ben de kulüp antrenörüyüm. İnsanların makamlarına elbette saygı duyarım ama baş antrenör bensem bütün kararları benim almam gerekir. O kararları benim almadığım zaman sorunlar başlar. Ve Efes’te de o sorunlar başlamıştı.

S:   Efes Pilsen’de transferlerin hepsini siz mi yaptınız?

C:  Bugüne kadar çalıştığım bütün kulüplerde transferleri ben yaptım. Ben oyuncuları tespit ederim genel menajer görüşmeleri yapar. Antrenör olarak oyuncuyu kendinizin seçmesi gerektiğine inanıyorum. Ve bütün sorumluluğu da üzerime alırım.

EFES PİLSEN RAKOCEVİC KONUSUNDA BENİ ÇOK ŞAŞIRTTI

S:   Bu zamana kadar çalıştığınız oyuncularla ilişkiniz nasıldı?

C:   Öncelikle şunu söyleyeyim: Rakoceviç benim çalıştığım en büyük oyuncu değil. Bugüne kadar Mehmet Okur’dan tutun da Hidayet, Mirsad ile çalıştım. Ki bunlar sorunlu oyunculardır. Siena’da bir sürü starla çalıştım. Şu anda NBA’de oynayan Belinelli ile çalıştım. A Milli kadroda bulunan 12 kişilik kadrodan 10 kişiyle çalıştım. Bir tanesi ''Ergin ağabeyle sorun yaşadık'' desin benim için sürpriz olur. Saha içinde ne kadar disiplinli sert olsam da daha dışında da bir o kadar iyiyimdir ve arkadaş olarak kalırım. Geçen sezon da Mario Kausun’a karşı çok serttim. Özellikle maçlarda. Ama dışarıda en yakın olduğum oyuncuydu. Ben şunu düşünürüm: Oyuncu da sonuçta bir insan. Zaten problem yaşadığım bir ya da iki oyuncuyla bu yüzden sorun yaşamışımdır. Benim için 1, insan olacak, 2, sporcu olacak, sonra basketbolculuk önemli. Hiçbir oyuncuyla bırakın sorun yaşamayı, zannediyorum oyuncuların sevdiği zevk aldığı bir ilişkim olmuştur.

S:  Efes’te başarılı bir geçmişiniz vardı. Sorun sadece Fenerbahçe Ülker’e kaptırılan şampiyonluk değil gibi gözüküyor. Efes’te neler yaşandı da ipler koptu?

C:   Sorun aslında Fenerbahçe’ye kaptırılan şampiyonluk değildi. Benim açımdan bakıldığı zaman Efes’in oynadığı Final Four benim zamanımda oldu. Ben 2008’de Efes’e geri döndüğüm zaman tek hedefim bir daha Final-Four oynamaktı ve belki de Euroleague şampiyonluğuydu. Yönetim de bu beklenti içindeydi. 2004 yılında Efes’teyken 34 yaşındaydım. Bu, çok genç bir yaş Final Four oynamak için. Bu beklentiyi 2 yıl boyunca gerçekleştiremedik. Ama bizim Efes’te hedefimiz Türkiye’de başarılı olmaktan çok Avrupa’da ki başarıydı. Ayrılmamın en önemli nedeni buydu. Diğer neden ise sezon içinde fikir ayrılıklarımız çok oldu. Özellikle Rakoceviç konusunda. Yönetim ısrarla kalmasından yanaydı, ben ise gitmesinden yanaydım. Böyle olunca aradaki ilişkimiz yıprandı. Belki şampiyon olsaydık ayrılık olmazdı. Sezon bitmeden 2 ay önce Tuncay Bey’e farklı bir proje sunmuştum. Benim Efes Pilsen’deki geleceğimle ilgili beklentim buydu. Bu gerçekleştiği takdirde şampiyon olsak bile bırakacağımı söylemiştim. Ama Tuncay Bey bu projeyi gerçekleştirmek istemedi. Ve yollar ayrıldı.

S:   Ergin Ataman’ın demeçlerini F.Bahçe Ülker ile oynanan final serisinde gazeteler de göremesekte, genelde twitter’da bulduk. Neden basını değil de twitter’ı tercih ettiniz?.

C:   Sürekli olarak basına demeç vermeyi sevmiyorum. Bir de ben şuna inanıyorum: Basketbol, futbolumuz kadar açık değil sınırlı bir çevre içerisinde. Basında maalesef biraz bölünmüş durumda. Durum böyle olunca sizin basına verdiğiniz bir demeç bazıları tarafından farklı algılanıyor, yazılıyor. Bende baktım ki twitter dünyada yaygın bir paylaşım sitesi. Sizi takip edenler yazdıklarınızı görüyor, sizi takip edenleri bilgilendirebiliyorsunuz. Ben günlük hayatımı paylaşmak için kullanmıyorum. Ben bir spor adamı olarak beni sevenlere, beni takip edenlere kamuoyuna sporla ilgili düşüncelerimi görüşlerimi aktarmak için kullanıyorum. Basın açıklaması olarak yaptığınız her açıklama spekülasyon yaratıyor. Ben şunu gördüm: Hakikaten insanlar Ergin Ataman’ın görüşlerini açıklamasından zevk duyuyorlar. 3200’e yakın takipçim var.

EFES YÖNETİMİ BENİ YALNIZ BIRAKTI

S:   Final serisinde Kaya Peker’in Fenerbahçe ile anlaştığı haberleri çıktı. Sahiden de seri boyunca çok kötü oynadı. Siz de ‘bu adam takımı satıyor’ dediniz mi?

C:   Kaya sezon boyunca Kerem Gönlüm'ün yokluğunda takımı sırtında taşıdı. Efes Pilsen’in geleceği belli olmadığı için Kaya ile sözleşme yenilenemedi. Bir boşluk oluştu. Bu boşluğu da Fenerbahçe çok güzel kullandı. Satma konusuna gelince ben hiç bir oyuncumla ilgili takımı satıyor diye düşünmem Kaya içinde düşünmedim. Bu bir motivasyondur. Efes’te bir sezonu çok başarılı kapamışsınız, ama sizinle gelip konuşan yok, bir sonraki sezon için. Belki o zaman Fenerbahçe’den teklif vardı. E tabi sizin de oyuncu olarak motivasyonunuz düşüyor. O zamanlar yönetim bunları öngörüp yanımızda olabilirdi. Bir sezon öncesinde de biz Mirsad’a teklif yapmıştık. Ama orada durum farklıydı. Mirsad kendi gelmek istiyordu bize. Tanjevic ve Mahmut Uslu’nun onu takımda istemediklerini düşündüğünden Fenerbahçe'den ayrılmak istiyordu. Bana istenmediğini söyleyince bende ona “Gelecek sezon bende Efes’te kalırsam seni alırım” demiştim.

S:   Peki gitmeniz için böyle bir politika izlediklerini düşündünüz mü?..

C:   Hayır… Efes Pilsen’in o zamanlar önceliği kulübün kapanıp kapanmamasıydı. Mücadeleden kaçıp pasif durup Fenerbahçe camiasının da antipatisini kazanmak istemediler. Çünkü o zamanlar bir söylenti vardı bunları Aziz Yıldırım çıkarttığına dair. Yıldırım doping olayında “Efes Pilsen kulübü kapatılsın, ligden düşürülsün” demişti. Böyle olunca da Aziz Yıldırım’ın yaptığı düşünülmüştü. Ben böyle düşünmüştüm, belki Efes Pilsen yalanlayabilir.

S:   Peki Efes Pilsen’in kapıları size kapalı mı bir daha dönüş olur mu? Tuncay Özilhan’la aranız nasıl?.

C:  Tuncay Bey hakiki bir spor adamı ve kulüp başkanı. En büyük sorunu işleri çok yoğun olduğu için kulüple yakından ilgilenememesi.. Bugün Tuncay Özilhan, Aziz Yıldırım kadar kulüple yakın değil. Takımla Tuncay Bey’in arasında kopukluk vardı. Olanların cesurca aksettirilmediğini hissettim. Efes’te çalıştığım dönem boyunca bir antrenörün üstünde fikirler yarattım. Mesela Efes Pilsen Kulübü’nün en büyük eksikliklerinden birisi spor salonunun olmaması. Bırakın maç oynanacak salonu Efes’in a takımı, genç takımları vs. Efes Pilsen bira fabrikasının içinde çalışmamaları gerekir. Ben bunun bile savaşını yaptım. Ama hep bir setle karşılaştım. Birçok projeyi Tuncay Bey’e de sundum. Maalesef sanki bürokrasi var ve onu aşamıyorlar. Tuncay Bey’in kulüple arasındaki mesafe sonucu bunlar aşılamadı. Tuncay Bey ''Biz bir aileyiz'' derdi. Ben o ailenin çok önemli bir ferdi olmama rağmen aramızda bir set vardı ve onu bir türlü aşamadık. Efes’e dönüş konusunda ise bir daha böyle bir şey olacağını düşünmüyorum.

AVRUPA'DA YAKALADIĞI BAŞARILAR NEDEN TÜRKİYE'DE OLMUYOR

S:   Bugün kişisel bir değerlendirme ve sıralama yapsanız kendinizi gerek Avrupa’da, gerek Türkiye’de hangi hocalardan çok daha iyi seviyede görüyorsunuz. Avrupa ve Türkiye’nin kaç numaralı hocasısınız?

C:  Türkiye’de üst düzeyde en az 9-10 tane hoca var. Elde edilen sonuçlara baktığımızda son 10 yıl içinde Euroleague’de 2 kez final four oynadım ve 1 kez de Avrupa kupası kazandım. Zannediyorum ilk 10-15 arasındayım.

S:   Ergin hoca Türkiye’de bir takım çalıştırmak istese “Ben bu takımı alır, hem Türkiye şampiyonu yapar, hem de Avrupa kupası kazandırırım” dediğiniz takım var mı?

C:  Hayır  ben böyle bir şey söyleyemem. Adama, “Sen Efes Pilsen’i çalıştırıyordun, yapsaydın o zaman” derler. Hiçbir antrenör bunu garantisini veremez. Derse de yalan söyler. Avrupa’da başarı elde edecek seviyede Türkiye’de 2 takım var. Biri Efes Pilsen, diğeri de Fenerbahçe Ülker. Efes’ten yeni ayrılmışım Fenerbahçe’nin de en büyük düşmanı kabul edilmişim. Artı bu takımların başında yeni transfer olmuş kariyerli yabancı hocalar var. Ama Avrupa’da acaba burası olur mu dediğim bazı kulüpler var. Bundan sonra isteğim bir dönem daha yurt dışına gidebilmek.

S:   Sizin bıraktığınız Efes’te bu sene önemli değişiklikler oldu. Yabancı antrenör, oyuncuların birçoğu yeni. Neler söyleyeceksiniz?

C:  Yeni ayrıldığım için çok fazla açıklama yapmak istemiyorum. Twitter’da yaptığım bazı açıklamalardan sonra pişman oldum. Şunu anladım ki bazen politik olmak gerekiyor. Ama dışarıdan basketbol adamı olarak baktığım zaman bu takım bu sene final-four oynar demem zor.

S:  Yabancı antrenörler ile ilgili ne düşünüyorsunuz?

C:  Kulüpler düzeyinde yabancı hocaya karşı değilim. Çünkü ben de yabancı hoca olarak İtalya’da çalıştım. Ben Türkiye’de Türk antrenör olarak üst düzeyde 7-8 tane hoca olduğuna inanıyorum. Bugün dünya ikincisi olan takımı yetiştiren de o antrenörler. Evet başında Tanjevic var ama bu oyuncuları da yetiştiren bu hocalar. Şimdi elinizde bu kadar başarılı hocalar varken yabancı getirdiğiniz de daha üst düzey antrenör bekliyorsunuz. Sıralamada ilk 5’te olan hocaları bekliyorsunuz. Efes ve Fener’in antrenörleri kesinlikle kötü değiller ama ilk 5’in antrenörleri içerisinde yer almıyorlar. Milli takıma gelirsek benim gönlümden Türk hoca olması geçerdi. Ben bunu yıllardır söylüyorum. Belki Turgay Demirel’le yıllardır süren kavgamızın sebebi de bu. Türkiye’nin vitrini olan A Milli Basketbol Takımı'nın başında Türk antrenörlerden birisinin olmasını isterdim. Ama Tanjeviç’i de takdir ettiğimi söylemek isterim.

S:   Sizin için basketboldan çok iyi paralar kazandı.7 sülalesine yetecek kadar parası var diyebilir miyiz?

C:   Basketboldan çok şükür iyi paralar kazandım çünkü büyük kulüplerle çalıştım.Ama bu 7 sülalesine yetecek kadar değil.

 S:  Gelelim Dünya Basketbol Şampiyonası’na…12 Dev Adam’ın başarısını nasıl değerlendiriyorsunuz?.

C:  Tabii ki çok büyük bir başarı. Bu başarı takdir edilmesi gerekir. Bazı ülkelerin takımları eksik kadroyla geldiler. Napalım eksik gelmeselerdi. Biz tam kadro geldik. Demek ki biz onu başarabilmişiz. Kerem’e o top son saniye de geldi. Kerem belki o topu atamasa ikinci olamayacaktık. Ama başarı da hak edenin, inananın yanındadır. Biz buna inandık ve hak ettik. Bizim oyuncularımız kadroda olmak isterlerken ABD, Litvanya gibi takımların oyuncuları ''Yorgunuz'' diye gelmek istemediler. Başta Turgay Demirel de olmak üzere herkesi tebrik etmek lazım. Ben de çok gururluyum. Çünkü bu takımın içerisindeki 10 tane geçmişte çalıştığım oyuncu var. Bazılarının dedikleri gibi ben “İrlandalı” değilim. Veya bu takım başarısız olsun diye bekleyenlerden de değilim antrenör arkadaşlarımda değil.

VERİLEN ÖDÜLÜN SUYU ÇIKARTILDI

S:   Tanjevic devam etmeli mi yoksa bırakmalı mı?

C:   En iyi kararı kendisi verecektir.

S:   Böyle bir durumda olsanız siz ne yapardınız?

C:  Allah korusun. İnsanlar çalışabildikleri sürece, kendilerine iyi geliyorsa çalışmalılar. Fiziksel olarak çalışmak onun rahatsızlığında daha kötü gidişata sebep oluyorsa o zaman daha pasif bir görev alabilir. Ben olsam öyle düşünürdüm. Yine bu işin içinde olurdum ama daha pasif bir görevle.

S:   Milli takımı çalıştırmak gibi bir hayaliniz var mı?

C:   Tabii ki var. Her Türk antrenörünün vardır. Bu en yüksek çıtadır. Ama bu zamana kadar şöyle yansıtıldı: Ergin Ataman milli takımı çalıştırmak istiyor da sanki onlar vermiyor gibi. Böyle bir şey hiçbir zaman olmadı. Ergin Ataman olarak milli takımda çalışmak bir zevktir. Bu 1 sene belki 5 sene belki de 10 sene sonra olur ama bir gün olur ben buna inanıyorum.

S:   Başarılı bir antrenörsünüz neden teklif yapılmıyor?

C:  Bunları düşününce içim burulmuyor değil. Benim seviyemdeki antrenörlerin hepsi mili takımı çalıştırdı. Aydın Örs, Çetin Yılmaz, Murat Didin, Erman Kunter bunların hepsi hocalık yaptılar. Bu kadar emek veren bir hoca olarak dışarıda tutulan tek kişi benim. Bunun sebebi belki de politik davranmayıp çok açık sözlü olup fikirlerimi beklenti olmadan açıklamam. Turgay Bey ile aramızdaki en büyük sorun da budur.

S:   Nedir bu Turgay Demirel’le aranızdaki sorun?

C:  2003 yılında Aydın Örs milli takımı bıraktı. 2003 yılı çok başarılar elde ettiğim bir dönemdi. Türk spor kamuoyunun %90’ı, herkes, milli takımın başına benim geçirilmemi istiyordu. Ben o zamanlar milli takımda bedava çalışabileceğimi de söyledim. Turgay Bey beni düşünmüyormuş, Tanjeviç’i düşünüyormuş. Bir yanda ciddi başarılar kaydeden, para almadan milli takımı çalıştırmayı düşünen Ergin Ataman, diğer yandan büyük paralar harcanan Tanjeviç. Bu getirdiğiniz antrenör Dünya Şampiyonası’na kadar hiçbir başarı yakalayamayınca insanlar “Neden Ergin hoca olmadı” diye soruyor haklı olarak.

ERGİN ATAMAN MİLLİ TAKIMIN BAŞINA NEDEN GETİRİLMEDİ

S:  Peki bu kadar hakkınızda söylemler varken neden basına demeç vermiyorsunuz toplumu bilgilendirmiyorsunuz?

C:  Sürekli bunları anlatmaktan sıkılıyorum. Beni bilen biliyor diyorum.

S:  Şampiyona için size bilet verilmediğini biliyoruz. Ama maçlarda da gördük sizi. Beşiktaş’ın basketboldan sorumlu yöneticisi Şeref Yalçın’dan aldığınız biletlerle mi geldiniz maçlara?

C:  Hayır. Şeref Bey sadece Brezilya-ABD maçına gidiyordu, “Ergin bizle gelir misin?” dedi ve gittim. Ama kimse şunun farkında değil. Ben Ergin Ataman’ım. Bir kulüp başkanı maçlara gitmeyeceği için biletleri bana verdi.1500 TL para verip TÜBAD’a (Türkiye Basketbol Antrenörleri Derneği) verilen pota arkasından bilette aldım. Sonuçta ben bilet istemedim Vıp’ten davetiye talep ettim Emin Balcı’dan. Ama geri dönmedi bana. Ben de bütün biletler Turgay Bey’in elinde olduğu için onu zor durumda bırakmadım ve istemedim. Türkiye Birinci Lig’inde olan çok yakın dostum olan kulüp başkanı bana biletini verdi ve bütün maçları Vip'ten izledim..

S:  Son olarak Dünya Basketbol Şampiyonası’nı organizasyon açısından nasıl buldunuz?

C: Tek kelimeyle süperdi. Bu organizasyonu yapanları, başta Turgay Demirel olmak üzere kutluyorum. En başında devlet var tabii ki. Sonuçta bu şampiyona devlet desteğiyle yapıldı.

 fayaz@hurriyet.com.tr


İlişkili Haberler