GeriSpor F.Bahçe böyle yıkıldı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

F.Bahçe böyle yıkıldı

Alman hoca, Oğuz'u ne kadar istemiyorsa, futbolcular ve Oğuz da, Lorant'ı o kadar istemiyorlardı. Kamplarda sabahlara kadar süren, ‘‘King partisi’’ düzenleniyor, Lorant'ın sonu hazırlanıyordu.Malatya yenilgisi, F.Bahçe'yi allak bullak etti. Futbol oynamayan, koşmayan, adeta acemiler mangasını andıran ve 200 milyon dolar değer biçilen koca Fenerbahçe, sadece 1 milyon 600 bin dolarlık transfer yapan Malatyaspor önünde, darmadağın oldu. Peki ama, neden?Bu sorunun yanıtını vermek kolay değil. Çünkü ortaya atılan iddialar, insanın tüylerini diken diken eden cinsten. Bu iddialara geçmeden önce, bir gerçekten yola çıkalım. Geçtiğimiz sezon Mustafa Denizli'nin görevine son verildikten sonra takımın başına Alman Werner Lorant getirildi. Lorant ile 6 aylık bir anlaşma yapıldı. Buna göre, Lorant sezon sonuna kadar takımı çalıştıracak, 6 ayın sonunda da sözleşmesi 2 yıllığına uzatılacaktı. Bu 6 aylık kontratta Lorant, Oğuz Çetin'i yardımcı antrenör olarak kabul etti ama hemen ardından da ekledi;‘‘Sözleşme uzarsa kendi ekibimi isterim’’Sözleşme uzadı, ama Lorant kendi ekibi ile çalışamadı. Çünkü yönetim bu isteği kabul etmedi ve Lorant ile Oğuz yola birlikte devam ettiler. İkilinin bu zoraki birlikteliği gün geçtikçe, çatırdamaya, yıkılmaya başladı. Lorant, ‘‘Oğuz'un yönetimin adamı’’ olduğundan şüpheleniyor, takım içindeki her olayın, yönetimin kulağına fısıldandığına inanıyordu. Geçtiğimiz günlerde yaptığı, ‘‘Köstebeği yakalarsam futbol hayatı biter'' açıklaması da aslında takım içinde bulunduğuna inandığı köstebeklere ve Oğuz Çetin'e bir göndermeydi. Ve gelelim tüyleri diken diken eden dedikoduya... Lorant, Oğuz'u ne kadar istemiyorsa, Oğuz ve bazı futbolcular da Lorant'ı o kadar istemiyorlardı. Kamplarda, sabahlara kadar süren ‘‘King partileri’’ (iskambil oyunu) düzenleniyor, bu partilerde Lorant'ın sonu hazırlanıyordu. Bazı futbolcular, Lorant'ı gönderip Oğuz Çetin'i teknik direktör yapmak istiyorlardı. Lorant bu gerçeğin farkındaydı. Farkındaydı, ama bu partilere engel olamıyordu.Yaklaşan tehlikeyi gören Alman hoca, yönetimle konuyu bir kaç kez görüştü. İlyas Tüfekçi'yi istedi. Eğer bunu kabul ettirebilseydi, Lorant'ın da takımda bir kaç adamı olacaktı. Ama bir sonuç alamadı. Hatta Feyenoord ile oynanacak ilk maç öncesi Oğuz Çetin'in getirdiği raporlara inanmadı. Engin Fırat isimli bir Türk arkadaşından da bu konuda rapor istedi.Sonunda o da vazgeçti. Tüm bu gerçekleri bildiği için masaya tazminat kozunu sürdü. Artık;‘‘Kovun gideyim’’ diyor.6 aydır takım arıyorLORANT sezon başından bu yana huzursuz. Fenerbahçe'de, ‘‘Arkadaşım, dostum’’ diyebileceği bir kişi bile yok. Cep telefonu sürekli elinde. Almanya'daki dostları ile konuşuyor, onlarla dertleşiyor. Çünkü Samandıra'da ‘‘dostu’’ yok. Başkan Aziz Yıldırım da dahil, yöneticilerin, futbolcuların, yardımcılarının, hemen herkesin arkasından konuştuğunu söylüyor.Ve aylardır, F.Bahçe ile ipleri koparmak için çare arıyor.Sürekli Almanya ile temasta. Engin Fırat adındaki bir Türk aracılığı ile (Engin Fırat, F.Bahçe'nin eski yöneticilerinden Vefa Küçük'ün bir dostunun yakını) menajerlere Avrupa'da takım aratıyor. Hatta onlara baskı yapıyor.Lorant, F.Bahçe ile yolunun er ya da geç ayrılacağını biliyor. Menajer Derya Akel'e de şöyle dert yanıyor Alman hoca, ‘‘Yönetimde beni kimse takmıyor. Futbolcu takar mı? Benden habersiz transfer yaptılar. Gittiler, Ortega'yı aldılar. Oysa ben Ailton diye bas bas bağırdım. Benim burada sonum belli. Bana sormadan transfer yapanlar, bir gün gelir bana sormadan işime son verirler’’Aydın Örs'ü getirinFutbolcular hep şikayetçi. Lorant'tan yönetimden herkesten... Hatta çok sevdikleri Kemal Dinçer’den bile, ‘‘O menajer olduysa Aydın Örs hoca olsun’’ diyorlar.FENERBAHÇE'DE takım olmanın gerektirdiği tüm ikili ilişkiler, aşınmış anlamını yitirmiş. Ne futbolcu, teknik adama, ne de teknik adam hocasına inanıyor. Dahası birbirlerinin, yeteneklerine ve bilgilerine de saygıları kalmamış. Bakın yine iddialara göre, futbolcular, Lorant için neler söylüyorlar;- İnanmıyoruz bu adama. Kim ki bu... Kariyeri, taktik ve teknik bilgisi yok.- Kadro kuramıyor, taktik çalışması ve bilgisi sıfır.- Bize soruyorlar, ‘‘Tamam Lorant'ın taktiği, çalıştırması iyi değil. Bari siz oynayın’’ diye. Nasıl oynayalım ya... Oynama hırsı ile dolu bir adamın, hırsını öldürüyor. Oynama isteği bırakmıyor. Onun sistemi ile bu kadar.- Topu bomba sanıyoruz. Futbol oynamayı unutturdu bize.- Takım içinde otorite filan kalmamış. Herkes kamplara ayrılmış. Birbirimizle konuşmaya bile çekiniyoruz.- Bırakın oynamayanların mutsuzluğunu, oynayanlar bile huzurlu değil. - Böyle bir ortamda nasıl başarı beklersiniz. Futbolcuların bu sitemlerinden elbette yönetim de, menajer Kemal Dinçer de payını alıyor;- Yönetim futbolcuları korkutarak herşeyi yoluna koyucağını sanıyor. Her kötü sonuçtan sonra Samandıra'dalar. iki kare fotoğraf çektirmekle işin biteceğini sanıyorlar.- Kemal Dinçer Allah için elinden geleni yapıyor, her yere koşuyor. İyi adam, hoş adam, ama teknik adam da Aydın Örs olsun o zaman...REViVO, iKiLiK YARATIYORSARI lacivertli camia geldiği günden bu yana Haim Revivo'yu bağrına bastı. Revivo'da attığı ve attırdığı gollerle Fenerbahçeli taraftarların gönlünde taht kurdu. Ama bu sezon herşey tersine dönüyor.Sarı lacivertli camiadaki dedikodulara göre, Revivo artık o eski Revivo değil. İddialar şöyle;- Kendini ‘‘İlah’’ zannediyor.- Kimse ona söz geçiremiyor.- İkilik yaratıyor.- Başına buyruk dolaşıyor.Bu söylentileri, Revivo'nun davranışları ile de doğruluyorlar. - Bakın, Gaziantep maçında gol attı. İlk kez attığı bir golden sonra takla atmadı. Malatya maçında takım ısınmaya, başladı. Ama Revivo, ‘‘Yedek kaldım’’ diye ısınmadı bile. Bunları anlatanlar, sözü Ortega'ya getiriyorlar ve ekliyorlar;‘‘Revivo o kadar uyanık ki, Ortega gelir gelmez hemen onu odasına aldı. Forma hediye etti. Onu bile sindirdi.’’