Gündem Haberleri

    Eyvah! Tanker yan yattı

    Hürriyet Haber
    26.01.1999 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Armutlu açıklarında yanmaya başlayan ve 30 saat sonra söndürülen Marmara tankeri, yan yatmaya başladı. Uzmanlar, tankerin yaklaşık 2 bin ton süper ve normal benzinle batması halinde, korkunç bir çevre faciası yaşanacağına dikkat çektiler.

    Mersin'den yüklediği benzini İstanbul'a getirirken, geçen cuma günü Yalova'nın Armutlu İlçesi açıklarında patlamayla birlikte alev alan ve 30 saat sonra söndürülen 'Marmara' tankeri, dün soğutma çalışması devam ederken batma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. Patlama tehlikesine karşın tanklarda kalan benzin tahliye edilemezken, iskele tarafından su alan ve yan yatan tankerin her an batmasından korkuluyor.

    İmralı açıklarında soğutma çalışması süren 'Marmara' tankeri, dün saat 15.00 sıralarında iskele tarafından yan yatmaya başladı. Tankerin, tanklarındaki yaklaşık 2 bin ton süper ve normal benzinle her an batabileceği olasılığına karşı, yanındaki gemiler soğutma çalışmasına son vererek uzaklaştı.

    Söndürme çalışmalarına katılan Tüpraş'a ait 'Hasan Turan' söndüren römorkörünün kaptanı tecrübeli denizci Ali Soyer, tankerin batabileceğini söyledi. Kaptan Soyer, hha muhabirinin, tankerin neden yan yatmış olabileceği sorusuna, ‘‘Tankerlerde ayrı ayrı bölmeler halinde bulunan tanklara akaryakıt belirli seviyeye kadar konulur. Yangında, ön taraftaki iki tankta bulunan benzin tamamen yandı. Yüksek ısı tankın çelik sacını da erittiği için içleri tamamen suyla doldu. Su benzinden hem daha ağır, hem de tankı tamamen doldurduğu için geminin dengesi bozulmuş olabilir. Ayrıca yangında geminin ambarları da su almıştır’’ karşılığını verdi.

    Kıyı Emniyeti ve Gemi Kurtarma İşletmeleri Genel Müdür Yardımcısı Erkan Arıkan da, tankerdeki patlama riskinin henüz ortadan kalkmadığına işaret ederek, ‘‘Ayakkabınızın altından sürtünmeyle çıkacak bir kıvılcım bile yeni bir patlamaya yol açabilir. Kimse acele etmesin. Bu acele edilmemesi gereken bir operasyon’’ dedi.

    ÇEVRE FACİASI YAŞANABİLİR

    Yanan tankerin neden olduğu kirliliği, Yalova Çevre Müdürü Bora Yalçın'ın koordinesinde araştıran ekip, ilk saptamalarında, denizdeki ekolojik dengeyi olumsuz etkileyecek herhangi bir kirliliğe rastlamadı.

    Ancak uzmanlar, tankerin yaklaşık 2 bin ton süper ve normal benzinle batması halinde, korkunç bir çevre faciası yaşanacağına dikkat çektiler.

    Kayıp üç denizci aranıyor

    Yanan tankerin mürettebatından kaybolan Şevki Çakıroğlu, Turan Arslan ve Mustafa Gezgin'in cesetlerinin tankerde olup olmadığı, gemiye çıkılamadığı için henüz kesinlik kazanmadı. Kıyı Emniyeti ve Gemi Kurtarma İşletmeleri Genel Müdür Yardımcısı Orhan Barda, 3 gemicinin cesetlerinin güverte üzerinde görülmediğini, ancak makine dairesine inildiğinde kayıp denizcilerin cesetlerinin bulunabileceğini söyledi. Kayıp 3 gemiciyi denizde arama çalışmaları sonuçsuz kalmıştı.

    Cehennem savaşçıları

    Onların işi, ölüme meydan okumak, alevlerle savaşmak. Bin dereceyi aşan ve tankerlerin 5 santimetrelik çelik gövdelerini bile eriten cehennem sıcağında görev yapmak. Ortalığı kasıp kavuran ve kuşattığı her şeyi yalayıp yutan alevlere, ‘‘Sen mi yaman, biz mi yaman’’ diye dalga geçercesine su ve köpük sıkıp söndürmek.

    'Cehennem savaşçıları' adı verilen bu ekibin başarısını Yalova'nın Armutlu İlçesi açıklarında yanan Marmara Tankeri'nde gördük. 2 bin 500 ton süper ve normal benzin yüklü tankerde, tam 30 saat süren yangına çeşitli kuruluşlara ait 14 gemi müdahale etti. Ancak içlerinde sadece, Tüpraş'a ait Hasan Tural söndüren römorkörü, alev topu halindeki gemiye yanaşarak köpük ve su sıkabildi. Diğerleri uzakta bekleyip çevre güvenliği sağlarken, Hasan Tural römorkörünün 11 kahraman personeli, uykusuz geçen iki gece ve bir gün sonunda yangını söndürdü. Onlar, Tüpraş'ta görev yapmalarına rağmen, aslında Deniz İşletmeleri'nin (DİTAŞ) personeli. Römorkörler Tüpraş'a ait. Hepsinin de itfaiyeci brövesi var. Her gün eğitim görüyorlar. Kurtarma, ilk yardım, yangına müdahale gibi konularda hepsi de uzman.

    Dışişleri: Haklılığımız ortada

    Dışişleri Bakanlığı, Armutlu'da meydana gelen tanker kazasının, Türkiye'nin İstanbul ve Çanakkale Boğazları ile Marmara Denizi'nden tanker geçişleri konusunda gösterdiği yoğun hassasiyetin haklılığını bir kez daha ortaya koyduğunu bildirdi.

    Açıklamada, Türkiye'nin, Boğazlarda hızla artan tanker trafiğinin seyir, can, mal ve çevre güvenliği üzerinde yarattığı büyük tehdidin azaltılabilmesi için gereken önlemleri almakta olduğu da belirtildi. Açıklamada, ne kadar önlem alınırsa alınsın, tanker geçişlerinin yarattığı büyük riskin süreceğine dikkat çekilerek, sorunun kökten çözümü için Türk Boğazları ve Marmara Denizi'nin petrol boru hattı haline gelmemesi gerektiği kaydedildi. Bakanlık, Türkiye'nin Türk Boğazları ve Marmara Denizi'nin petrol boru hattına dönüşmemesi amacına yönelik kararlı politikalarının süreceğini de vurguladı.

    İstanbul Boğazı'na belediye sahip çıkmalı

    Anap Milletvekili ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan aday adaylarından Ali Talip Özdemir, Marmara Denizi'ndeki tanker kazasından sonra, 10 yıldır üzerinde çalıştığı, deniz kazalarını ve tanker facialarını önleme projesini Hürriyet'e anlattı.

    İstanbul Boğazı'ndan her gün 15'i büyük tonajlı 50 tankerin geçtiğini belirten Özdemir, kazalar sonucunda, boğazda 10 kilometre çapındaki alanın tahrip olabileceğini söyledi. Özdemir, ‘‘İstanbul'a önce bizler sahip çıkmalı, sonra tarihin korunması için dünyanın buraya sahip çıkmasını sağlamalıyız’’ dedi.

    Deniz kazalarında kurumlar arası yetki karmaşası yaşandığını söyleyen Özdemir, bu konuda sorumluluğun İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde olması gerektiğini söyledi.

    Montreux Antlaşması'nın önlemlere engel olmadığını belirten Özdemir, trafiğin yönlendirilmesi konusundaki projesini şöyle özetledi: ‘‘Boğazlarda radar donanımı kurulmalı ve her hareket İnternet'ten izlenebilmeli. Kaza anında gemiyi sürüklenmekten kurtaracak güçlü römorkörler bulunmalı. Çok hızlı, etkin ve teknolojik itfaiye ekipmanı kurulmalı. Kaza sırasında denize zararlı madde akıntısını engellemek için özel kimyasal tedbirler alınmalı.’’

    Ölümü hiçe saydılar

    'Cehennem savaşçıları', benzin dolu 6 tanktan 2'sinin tutuştuğu tankerde, alevlerin diğer 4 tanka sıçramasını önlemek zorundaydı. Bu tankların da alev alması halinde facia, çok daha korkunç boyutlara ulaşabilirdi. Hasan Tural'ın ateş çemberine girmesine izin verildi. 'Cehennem savaşçıları', tükenmeyen enerjileriyle çalıştılar ve yangını söndürmeyi başardılar.



    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı