Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Eyüp Aşık, istifa

Emin ÇÖLAŞAN

Eyüp Aşık bu hükümetin ANAP kesiminden bir bakan. Devleti yönetenlerden biri. Bugüne kadar kamuoyuna yaptığı karışık, çelişik, gereksiz ve üzerine vazife olmayan açıklamalarla ün yaptı.

Yeşil konusunda aslı astarı olmayan sözler söyledi.

Başka konulara girdi. Sonra kendi söylediklerini kendi yalanladı.

Son gafı ise Alaattin Çakıcı ile yaptığı telefon konuşmalarında ortaya çıktı. Meğer bu konuşmalar birileri tarafından dinlenir ve banda alınırmış!

Şimdi dövünüyordur...‘‘Dinlendiğini bilsem konuşur muydum abi!’’ diyordur!

Bu konuşmalar biraz ‘‘senli benli’’ havada yapılıyor. O kadar ki, hükümetin bir bakanı, firarda olan kimseye ‘‘Kaç’’ diyebiliyor.

Çakıcı'ya, kendisini izlemek için Amerika'ya gönderilen Emniyet yetkilisi komiseri çağırıp konuşacağından söz ediyor.

Hangi sıfatı ve hangi yetkisiyle?

Alaattin Çakıcı ile ilgili bir başka bant daha ortaya çıkmış. Orada Refahyol döneminin İçişleri Bakanı olan Meral Akşener'in ismi geçiyor. Çakıcı, kendisiyle ilgili bazı konularda bir ‘‘kadın bakan’’dan söz ediyor.

Kimdir bu kadın bakan?

Çakıcı'ya ‘‘Yerini değiştir’’ diye haber gönderdiği iddia edilen kişi Meral Akşener mi? Bantta Çakıcı şöyle diyor:

‘‘Benim yerimi tesbit etmek için kimleri devreye sokmuşlar. İnan, bunu da bana bir başka bakan söylüyor yerini değiştir diye...Kadın söylüyor’’.

Mekanizmayı görüyor musunuz?

*Ê*Ê*

Eyüp Aşık derhal istifa etmeli ve banttaki konuşmalarının hesabını yargı önünde vermelidir.

Kendisi bu konuşmaları acaba Mesut Yılmaz'ın onayı ile mi yapmıştır? Başbakan'a bilgi vermiş midir?

Öyle olduğu anlaşılıyor.

Ortada neler dönüyor?

Bu iş Türkiye'de büyük olay yaratır. Hükümeti silkeler.

Çetelerle mücadele, Türk devletinin başındaki en önemli sorunlardan biridir...

Ve şimdi ortaya çıkan bantlardan anlaşılmaktadır ki, bu konuda devletin içinde, hem de en üst düzeyde köstebekler vardır.

Aranan kişilere ‘‘Ortadan kaybol’’ diyen, gelişmeleri onlara haber veren, al takke ver külah muhabbet eden bakanlar ortalıkta cirit atmaktadır.

Bu ne sorumsuzluktur, bu ne ciddiyetsizliktir.

Bazen şu ülkeyi yöneten tiplere -genel anlamda- bakıyorum. Kendi kendime utanıyorum...

‘‘Türkiye'yi bunlar mı yönetiyor?’’ diye soruyorum.

Kaderin cilvesiyle siyasete girmiş, en üst yerlere tırmanmış tipler! Bir araya geldiğinizde, bir yemek yediğinizde, ağızlarında bol laf, bol palavra...

Yanlarından ayrılırken olumlu anlamda etkilendiğiniz bir kişi yok.

Devletin ve milletin paraları bunlara emanet! Türkiye bunlara emanet! Türkiye Allah'a emanet!

Devlet Bakanı Eyüp Aşık, o makamda bir gün bile duramaz. Hesabını vermek zorundadır. İstifa etmesi gerekir.

Dahası, bu olay Mesut Yılmaz'a kadar yansıyabilir.

Meral Akşener olayı da ilginçtir. Onun da ayrıntıları elbette kamuoyuna yansıyacaktır.

Bu kafa yapısındaki insanlarla, bu devlet hangi sorunu çözebilir?

GÜLE GÜLE TAYYİP!

Yargıtay 8. Ceza Dairesi, bizim anlı şanlı Tayyip konusunda son noktayı dün koydu. Tayyip dünkü tarih itibariyle siyaset sahnesinden silindi.

Bir yıldız gibi kaydı.

Kendi gitti, ismi kalacak yadigâr!

Sadece kendi gitmedi. Hem Belediye gitti, hem de Fazilet'in genel başkanlığı!

Tayyip bundan sonra yasal yönden ne yapacak? Bu kararın değişmesi mümkün mü?

Değil.

Bunun için iki yol var. İlki, Yargıtay Başsavcısı'nın, kararı veren Yargıtay ilgili dairesine itiraz etmesi.

İkincisi ise Tayyip'in kararın düzeltilmesi için Yargıtay Başsavcılığı'na başvuruda bulunması.

Üçüncü bir seçenek yok.

Diyarbakır DGM tarafından verilen hapis cezasının onanmasını isteyen makam, Yargıtay Başsavcılığı idi. Aynı Başsavcılık herhalde görüşünü değiştirip itiraz etmeyecek!..Ya da Tayyip'ten gelmesi muhtemel kararın düzeltilmesi istemine olumlu görüş bildirmeyecek.

Ve son nokta, işte o zaman konulacak.

*Ê*Ê*

Kendisini İstanbul'un başındaki imparator olarak görür, ‘‘bitirim’’ havaları atardı! Bir süre sonra Türkiye'yi o yönetecekti! Fazilet'in başına geçecek, Türkiye ona teslim edilecekti. Bu amaçla yurdun dört bir yanında mitingler düzenleyip nutuk atıyor, kendisine taban yaratıyordu!

Bir sıçradı çekirge, iki sıçradı çekirge ve birkaç sıçrayış sonrasında, Siirt meydanında yargı duvarına tosladı.

İşin ilginç yanı, başta Erbakan ve Kutan olmak üzere kendi partisinden pek çok kişi, dün bu haberi öğrenince içlerinden ‘‘Oh olsun’’ dediler.

Artık ne belediye kaldı, ne genel başkanlık!

Kendi gitti, ismi kaldı yadigâr!













X

YAZARIN DİĞER YAZILARI