"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

Eymir’de ağaç katliamı var

BİLDİĞİNİZ gibi, Eymir Gölü Ankara’nın doğal rekreasyon özelliğiyle en çekici köşelerinden biridir. Haftada 2-3 kez bu göl kenarında ya da gölü çevreleyen sırtlardaki ormanlık alanlarda yürüyüş ya da bisiklet sporu yaparım.

Benim gibi pek çok insan da aynı yerde benzer etkinliklerde bulunur. Diplomatik temsilcilik mensuplarının da sıklıkla tercih ettikleri bir bölgedir burası. Ancak son birkaç yıldır Eymir göl ve orman alanında yeşil dokuyu tahrip yönünde son derece kaygı verici gelişmeler gözlemekteyim. Geçen yıldan bu yana sözümona ‘çamları seyrekleştirme’ ve orman yolu açma adına yüzlerce ağaç dibinden kesildi. Bana göre bu bir katliamdı. Çeyrek asırlık çam ağaçları, kesilip yok edildi. Bunlardan kimileri yer yer 35-40 santim çapında 7-8 metrelik çamlardı.
Şimdi de bir başka ağaç katliamı, bu kez Eymir Gölü kıyısındaki kavak, söğüt gibi bitkiler için yapılıyor. 50 yıllık ağaçlar elektrikli testerelerle yok ediliyor. Aralarında çapı 90-100 santimi bulan, 10-15 metrelik boylu pek çok ağaç var. Belki tek tük kimisi kurumuş ama gözlerimle gördüm, kesilenlerin çoğu kuru değil, yaş ağaçlar... Bu katliama dur denilmezse korkarım kısa süre içinde tümü kaybedilecek. Göl boyunca bu boylu geniş gövdeli ağaçlar neden kesiliyor? Şayet bunlar bilmediğim bir nedenle kesilecekse o zaman toprak seviyesinden değil, 3-4 metre yüksekten kesilse ne olur? Böylece hiç değilse zamanla kuruyan-kuruyacak gövdeler üzerinde yontu çalışmaları için sanatçılara, (ODTÜ’de yok ama) Ankara’daki diğer üniversite güzel sanatlar fakültelerindeki ilgili bölüm öğrencilerine eskiz ve sanatsal yaratı amaçlı bir fırsat yaratılmış olmaz mı? Düşünsenize, 10 km.lik göl çevresi içinde ağaç yontularıyla çevresiyle bütünleşen son derece özgün bir görsel alan yaratılmış olacak. Dünyada çürümüş, kurumuş ağaçlardan, köklerden yapılmış örnekler anımsıyorum.
Doğrusu, bu işi yapanların doğaya bakış ve koruma yönlü yeterliklerinin olduğu kanısında değilim. Gördüğüm kadarıyla elinde testerelerle firma işçileri gelişi-güzel kesim yapmaktaydı. Ne doğa algısı ne de estetik bir kaygı. ODTÜ yönetimini anlamakta zorluk çekiyorum, bu nasıl bir çevre duyarlığıdır?
Prof.Dr. Feyzi ULUĞ

Başkent ‘Venedik’ oldu


GEÇEN sabah hava yağmurlu idi, ben her zamanki gibi sabah saat 04.30’da evden çıktım, 11.30’a kadar aracımla Ankara’nın bir çok semtine gittim. Hemen hemen her semtte ve ana bulvarlarda karşılaştığım manzaralar, gerçekten Ankara’nın Avrupa başkenti ödülünü almakta haklı olduğunu düşündürdü, hatta bu yolları yapan/yaptıran projesini çizen mühendislerede madalya verilmesi lazımdı, neden mi! Eee kardeşim adamlar daha ne yapsın. Alt yapısını yapmadan yol yaparak, Ankara’yı Venedik’e çevirmişler, aradaki tek fark onlar gondolla biz arabayla o kadar da olacak yani, deniz getirecek halleri yoktuki...
Başımızdaki büyükler çok meşgul bu işlere zaman ayıramıyorlar, metro olmuş olmamış, bitmiş bitmemiş onların umrunda mı, zira inşaat sektörüne girmişler, dağın başına bir alışveriş merkezi etrafına lüks konutlar, hemen ardından çift şeritli bir yol, düne kadar köy olan yerler mahalle, o köylerde yaşayan ve inatla arazisini satmayan çok az bir kesim ve öncesinden haberi olup bedava sayılabilecek rakamlarla arsa alan rantçılar köşe oh ne güzel...
Diğer bir husus ise şu yön tabelası meselesi, köşenizde onlarca defa şikayet konusu olan ama her ne hikmetse kimsenin umrunda olmayan, araç plakası boyutlarındaki yön levhaları... Kardeşim bilmeyen adam Konya yönünden geliyor Keçiören’e gidecek son anda fark edip kaza yapmadan ayrımı dönebilirse, Keçiören’de yoksa Çorum’a kadar yolu var, İstanbul’dan Ankara’ya gelen ve yolu bilmeyen araçların %90’ı Batıkent’te şehir merkezine nasıl gidebilirim diye soruyor!
Sorması ayıp olacak ama siz bu aldığınız ilan-reklam-tabela-asfalt vergilerinin minik bir kısmını bu işe ayıramaz mısınız...
Haa unutmadan halen bu yolları yapan müteahhit ve mühendislerle çalışıyor ve çalışmaya devam edecekseniz bir ödülde benden ‘aferin’ Recai IRMAK

KISA... KISA...

ARTVİN Kültür ve Yardımlaşma Derneği’nin düzenlediği ‘Demokrasi ve İnsan Hakları’ konulu söyleşi 27 Aralık pazar 14.00’de. Konuşmacı: Porf.Dr. İbrahim Kabaoğlu. (Ataç 2 Sk. 66/1 Kızılay-434 07 08)
X