"Deniz Sipahi" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Deniz Sipahi" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Deniz Sipahi

EXPO yapan iki kentin dönüşümü

Barselona ve Sevilla; geçmişte EXPO yapmış iki İspanyol kenti... Daha önce ikisine de gitmiştim ama bu sefer sırf EXPO’nun bu iki şehre etkisini incelemek için gittik. Atatürk Organize Sanayi Bölgesi’nin Başkanı Hilmi Uğurtaş da bize eşlik etti. Barselona’yı anlatmama gerek var mı bilmiyorum, ama görmüş olanlar bilir, Katalan bölgesinin bu önemli kenti artık Avrupa’nın buluşma merkezi olmuş durumda.
Elbette birçok neden birleşiyor ve böyle bir fotoğraf ortaya çıkıyor. Ama hiç kuşkunuz olmasın, bunda uluslararası büyük organizasyonların rolü çok büyük... EXPO da onlardan biri... Barselona bir de bunun üzerine olimpiyatları, futbol şampiyonalarını gerçekleştirmiş bir kent...
Oteller, kongre salonları, alışveriş merkezleri, restoranlar, eğlence mekanları sırf bunun için planlanmış.
Barselona, bu organizasyonlara ev sahipliği yapabilmek için birkaç defa yeniden dizayn edilmiş.
Sonrasında da iş yarım bırakılmamış. O tesisler, o kalıcı eserler değerlendirilmiş.
Turizm adına iyi değerlendirilmiş.
Rahatlıkla söyleyebilirim ki; Barselona bugün Avrupa’nın en hareketli şehri olmuş durumda.
Böyle olunca; turizm gelirleri de her yıl rekor kırıyor, İspanya’daki ekonomik kriz derinleşirken bile Barselona’ya etkisi az oluyor.
Sevilla için de öyle...
700 bin kişilik Sevilla’da sokakları baktığınızda sanki 7 milyon kişi yaşıyormuşçasına hareketli...
1929’da ilk EXPO’suna evsahipliği yapan kent, belli ki çok şey kazanmış.
Ibero-Amerikano Exposition, yani Latin Amerika ülkelerine yönelik bir EXPO yapan Sevilla, 1992’de de büyük EXPO’yu yapmış.
Christopher Colombus’un Amerika’yı keşfinin 500’üncü yılı nedeniyle “keşifler çağı” temasyla yapılan fuarı 42 milyon kişi ziyaret etmiş.
1929’daki binaları hala her yıl yüzbinler ziyaret ediyor; diğerinde ise şimdi teknoloji merkezleri bulunuyor.
Kaldığımız otel Barceleo, bu alanın içindeydi.
Gündüzü ayrı, gecesi ayrı renkliydi.
İleri teknoloji üreten şirketler İspanya’da burayı kendilerine üs ilan ederken, İspanyollar da kendileri için farklı alternatifler sunan bu büyük alanda olmanın keyfini çıkarıyorlardı.
Kıskanmadım desem yalan olur.

Hilmi Uğurtaş haklı
Atatürk Organize Sanayi Bölgesi’nin Başkanı Hilmi Uğurtaş bence haklı.
Diyor ki...
“EXPO’ya aday bir kentte; organize sanayiler neden bu organizasyonun içinde değil...”
AOSB’nin 3 milyar dolara yakın bir ihracatı var. Bölge nüfusu 35 bin... Ve çalışan sayısı her geçen yıl artıyor. Hep söylüyorum; Çiğli ve Manisa Organize, Türkiye’nin gözbebeği sanayi üsleri...
Bu bölgenin ekonomik lokomotifleri... EXPO da büyük bir proje, böyle bir işte neden OSB’ler olmaz?
Neden sanayicinin, iş dünyasının desteği daha fazla hissettirilmez?

Geç biliyorum ama şeytanın avukatlığını da yapalım
Şimdi diyeceksiniz ki; “Geç değil mi?”. Bu eleştirileri ve yorumları daha önce yapmış olmanın rahatlığıyla yazıyorum. Evet, geç... Geç olan ne? EXPO’nun yeri ve doğru seçim olup olmadığı... Yasa çıkmış, proje teklifi verilmiş ama... Biz yine şeytanın avukatlığını yapalım. Değerli meslektaşım Osman Gencer de; Habertürk’teki köşesinde dün yazmış. “Acaba İnciraltı EXPO için yanlış bir seçim mi?” diye...
Sevilla’daki EXPO alanlarını gezerken, nedense bu hisse kapıldık hepimiz... 1929’da büyük bir ihtimalle, kentin uzağında bir yere EXPO alanı kurulmuş. İkincisi de öyle; şehrin ne çok uzağında, ne de göbeğinde... Ama belli ki; kentin en güzel yerine değil. Hilmi Uğurtaş da benzer bir yorum yaptı.
“EXPO yapan şehirlerde gördük ki, seçilen alanlar şehirlerin en az yüz yıllık vizyonlarına göre planlanmış. İnciraltı’nın uygun yer olup olmadığının bir kez daha tartışmaya açılması gerektiğine inanıyorum. Bugün İnciraltı’nı neden tekrar tartışmaya açtığımızı eleştirenler olabilir. Ancak, yüz yıl önce yapılan bir EXPO alanının günümüzde o kente yaptığı etki ve katkıyı gördüğümüzde bir İzmirli olarak bu tartışmanın faydalı olacağına inandığımızı belirtmek isterim.”
Karar değişmese de tartışalım.
Çünkü bu kazanılması halinde projenin nasıl olması gerektiğinin de cevabını verecek.

Yarına devam edeceğim
Ama biraz da farklı ayrıntılarla... Neler mi? Örneğin İzmir neden Barselona’ya benzetiliyor? İzmir Barselona olabilir mi? Olması kolay mı? Neyi fazla, neyi eksik? Yarına...

X