"Güzin Abla" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Güzin Abla" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Güzin Abla

Evlilik kadının iş hayatını etkiliyor

22 yaşında evli bir kadınım.

Size iş ararken karşılaştığım bir kriterden bahsetmek istiyorum. İnsan haklarının geçerli olduğuna inandığım bu ülkede yaşadıklarımı bilmeniz gerekir diye düşündüm.

Yaklaşık bir ay önce Florence Nightingale Hastanesi’ne iş için başvurdum. Görüşmelere çağrıldım. Mülakatlarım çok iyi geçti. Mülakatımı yapan insan kaynakları sorumlusu, samimiyetimden ve sıcak kanlılığımdan dolayı beni mutlaka bu hastanede çalışırken görmek istediğini söyledi. Hatta bana çalışacağım yeri ve bilgisayarı bile gösterdiler.

Sonuçta ben işe alınmadım. Neden mi? Evli olduğum için! Açıklamaları da gayet net; evli hanımlarda performans düşüklüğü oluyormuş. Sırf evlendim diye işe alınmamam normal mi? Hem de tüm şartlar uygunken... Çalıştırdıkları bekar hanımları, daha sonra evlendiklerinde işten mi çıkarıyorlar acaba? Üstelik performans düşüklüğünü neye bağlayarak yorumluyorlar? Bekarlar; evli olmadıkları için, daha mı iyi performans gösteriyorlar?

Hepsinden önemlisi, evli kadınlara bu bakış açısı haksızlık değil mi? Ben 22 yaşında genç bir kadınım. Hayata dair ilk planlarımdan biri iyi bir kariyer edinmekti. Hayatımı sağlam bir zemine oturtmadan dünyaya bir çocuk getirmek istemiyorum. Ancak anladım ki evli kadınlar, toplumumuzdaki ikinci sınıfı temsil ediyor. Gözlemlerime göre iş hayatında bekarlara sunulan imkanlar daha fazla. Sizinle paylaştığım bu konuya, engin adalet ve çözüm yeteneğinize güvenerek duyarlılık göstermenizi bekliyorum.

RUMUZ: IŞIK

Başınıza gelen bu olay sizi oldukça sarsmış haklı olarak... Ve bu taraflı davranış, bu eşitsizlik ve insan haklarına aykırı tutum nedeniyle gösterdiğiniz tepkiyi çok iyi anlayabiliyorum. Ancak yine de genelleme yapmamalısınız.

Tümüyle insan sağlığına yönelik bir meslekte, çalışma şartlarının ağırlığı göz önünde bulundurularak yanlış da olsa böyle bir prensip edinilmişse, bunun elbette tartışılması ve yapılan haksızlığın giderilmesi çok önemli. Ama ülkemizde kadınlara iş hayatında ödenen ücretlerin düşük düzeyde olması dışında, evli, bekar ayrımı şeklinde bir haksızlık yapıldığını hiç duymamıştım bugüne kadar. Eğer yapılıyorsa kadınların ayaklanması gerekir!

Buna benzer olaylarla karşılaşan evli hanımlar varsa, köşeme yazıp yaşadıkları tecrübeler doğrultusunda size yol gösterebilirler... Sonuçta sessiz kalmayıp konuyu Çalışma Bakanlığı’na aktararak hakkınızı arayabilirsiniz diye düşünüyorum.

Ne onunla oluyor ne de onsuz

Merhabalar, ben 22 yaşındayım ve birine aşığım. Onunla üç yıldır beraberiz. Bu ilişki benden çok şey alıp götürdü; beraber de olduk. Bu süre içinde askere gidip geldi. Ben saf aşık, hep bekledim, her istediğini yaptım. O askerden geldikten kısa süre sonra çalışmak için Bodrum’a gitti. Çok iyi bir işti, bu yüzden olumlu karşıladım. Ama zamanla bana karşı tavırları değişti; çekilmez hale geldi. Ayrılmak zorunda kaldım.

Aradan sekiz ay geçti. Doğum günümde beni aradı. İşi gereği gelmişti. Yüz yüze görüştük. Başkası ile yapamadığını, ayrı kaldığımız süre içinde psikolojisinin bozulduğunu söyledi. Çok da samimi görünüyordu. Hálá beni sevdiğini hissedebildim ama artık aileler de araya girmişti. Benim ailem onu, onun da babası beni istemiyor.

Aile sorununu bir şekilde atlattık diyelim. Yine aynı işe devam edecek ve yine ayrı kalacağız. Korkuyorum aynı şeyleri yaşamaktan. Çünkü en az iki yıl daha böyle devam etmek zorunda... Ancak iki yıl sonra evlenebileceğiz. Ben de ondan başkasıyla yapamıyorum. Ne onunla oluyor ne de onsuz.

RUMUZ: DEMİR

Sevdiğin genç Bodrum gibi turistik bir şehirde, oldukça özgür bir ortamda, üstelik de senden uzakta, birçok fırsatla karşılaşmış, bir bocalama geçirmiş olabilir. Ancak yaşadığı tecrübeler, tanıştığı kızlar, belli ki senin değerini bilmesini sağlamış.

Bütün bunlardan sonra, sanmıyorum ki tekrar aynı hataya düşsün. Aklı başına gelmiş ki, senden bu şekilde özür dilemiş. Umarım artık senin kıymetini bilir, olmadık ilişkilere girmez. Yine de iki yıl oldukça uzun bir süre... Onu sık sık ziyarete gitmelisin. Bu süreç, sevginizi bir kez daha tartma fırsatı verecektir.

Baba olamayacağımı düşünüyorum

Sevgili Güzin Abla; sana yazmak için çok düşündüm. Çünkü bunu kimseye söyleyemedim. Ben 15 yaşında bir erkek çocuğuyum. 4-5 sene önce hayatımın en güzel günlerini yaşıyordum.

Ta ki birisi beni kaçırıp tecavüz edinceye kadar. Hálá o acıyı yaşıyorum. Ruhumda o sıkıntıyı hissediyorum. Özellikle son günlerde o anı hatırlayarak depresyona giriyorum.

Bu yaşadıklarımı aileme söyleyemedim. Çünkü onların üzülmesini hiç istemem. Ama her gün odamın bir köşesine çekilip sessizce ağlıyorum. Psikoloğa gitmeyi düşündüm. Ama bunun için de yeterli param yok. Ben sadece gelecekte evlenip bir çocuk sahibi olmak istiyordum. Ama artık bu da imkansız... Bu durumdan kurtulmamın bir çaresi yok mu? Lütfen bana yardım edin.

RUMUZ: KADER KURBANI


Güzel oğlum, elbette küçücük yaşta böylesine bir vahşeti yaşamış olman, ruhunda onarılmaz yaralar açmıştır. Bunu kabul etmek senin için çok kolay değil. Üstelik böyle bir şeyi ailenle de paylaşmamışsın. Oysa paylaşmalıydın ki, bunu yapan cezalandırılsın...

Ne yazık ki ülkemizde cinsel eğitimsizlik ve cehalet kişilerde sapık duyguları kamçılıyor. Bu tür olaylarla karşılaşan ne yazık ki pek çok çocuğumuz var. Ancak hayatın devam ettiğini, yaşamının henüz çok başında olduğunu ve bu olayın seni damgalamasına izin vermemen gerektiğini hatırla.

İrade gücünle başaramıyorsan, ailenden destek isteyip bir psikoloğa gidebilirsin. Yine de böyle bir olay yaşadığın için evlenemeyeceğini, baba olamayacağını asla düşünme. Geleceğe umutla bakmalı, bu tür endişelere kapılmamalısın.
X