Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Evi olup da geliri olmayana işkence

<B>BU</B> köşede ısrarla yaptığımız bir öneri gözönüne alınarak, tek konutu olan ancak hiçbir geliri bulunmayan, vatandaşlarımıza da, emekliler gibi<B> ‘özel bir kolaylık’ </B>sağlandı.

Buna göre, Bakanlar Kurulu hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, Türkiye sınırları içinde brüt 200 metrekareyi geçmeyen tek konutu olması halinde, bu konutların Emlak Vergisi oranını sıfır olarak belirledi. Yani, Emlak Vergisi alınmayacağını açıkladı (Bkz. 31.12.2003 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 2003/6576 sayılı BKK). Bu hüküm, hiçbir geliri olmayanların hisse ile sahip oldukları evin, hisselerine isabet eden kısmı için de uygulanıyor. Ancak, belirli zamanlarda dinlenme amacıyla kullanılan konutlar (örneğin yazlık evler) ile birden fazla evi olanlar, bu avantajdan yararlanamıyorlar.

BELGELEME SORUNU

Buraya kadar herşey çok iyi. Devletimiz emeklilerin, bunların dul ve yetimlerinin yanısıra, hiçbir geliri olmayan vatandaşlarımızdan da, 200 metrekareyi aşmayan tek konuta sahip oldukları takdirde, emlak vergisi almayacak.

Ancak, bu olayda ‘vatandaşların hiçbir geliri olmadığını belgelemeleri’ciddi bir sorun hatta sorun olmanın da ötesinde, küçük bir işkence... Maliye Bakanlığı’nın 38 ve 39 No.lu Emlak Vergisi Genel Tebliğlerinde yaptığı açıklamalara göre; hiçbir geliri olmayan mükelleflerin, geliri olmadığını belgelemeleri, şu şekilde olacak.

1- İkametgahlarının bulunduğu yer vergi dairesinden, gelir vergisi mükellefi olmadıklarına,

2- T.C Emekli Sandığı, Bağ-Kur ve Sosyal Sigortalar Kurumu Genel Müdürlüklerinin ilgili birimlerinden, aktif sigortalı olmadıklarına,

dair alacakları belgeleri, 38 No.lu Tebliğde yeralan form ekinde, ilgili belediyeye 31 Mayıs 2004 akşamına kadar verecekler (Bkz. 31 Aralık 2003 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 38 sayılı ve 26 Mart 2004 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 39 sayılı Emlak Vergisi Genel Tebliğleri).

BÜROKRASİ İŞKENCE

Başını sokacak bir eve sahip olan ve hiçbir geliri bulunmayan kişiler, genellikle yaşlı kişilerdir. Daha ötesi, geliri olmayanın harcayacak parası da yoktur.

Şimdi bunlara deniliyor ki; vergi dairesine, TC Emekli Sandığı’na, SSK’ya ve Bağ-Kur’a git, yol parası harca. Buralara tek tek dilekçe hazırla. Kuyruklara gir, dilekçeyi havale ettir, evraka kaydettir, ilgili servise götür. Cevabını almak için bekle ya da daha sonra gel. Birisi bittiyse, öbürüne git yine dilekçe, havaleler, evrak kayıtlar, ilgili servis vs. vs.

Bunun adı işkence değildir de nedir?

Efendim bunun çözümü basit; vatandaş beyanda bulunur ve bu beyan doğru kabul edilir. Sonra, teknoloji çağındayız, belediye ilgili kurumlara sorar; yanlış beyanda bulunan çıkarsa, cezalı emlak vergisi alınır bir de yalan beyan nedeniyle, ceza kanunu açısından suç duyurusunda bulunulur olur biter.

Sayın Unakıtan bu işe bir el atsa, vatandaş onun deyimiyle duvara tırmanmaktan kurtulsa, ne iyi olacak.
X