"Güzin Abla" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Güzin Abla" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Güzin Abla

Evet, Sultan göz göre göre öldürüldü

İşte yine dayanamadım...

Yine haddim olmayarak sizin bir mektubunuza, derdinize yer vermek yerine, sabrımı taşıran, yüreğimi dağlayan bir konuya parmak basmadan geçemedim. Bağışlayın...

Ama kim olsa çatlardı... Hele genç kız, hatta erkeklerin bu tür sorunlarını dinlemekle bir ömür geçirmiş bir insan için; hemen her gün e-mailleri ya da faksları arasında mutlaka bir tecavüz haykırışı bulunan biri için katlanılmazdı..

"Küçük Sultan, göz göre göre mi öldürüldü"ydü Hürriyet’in başlığı. Ve ben haberi okuduktan sonra, var gücümle bağırmak istedim. "Eveeet" diye...

Bu ülkede devletin en birinci görevi vatandaşın can güvenliğini korumaktır. Bu ülkede yaşayanların Anayasa’da yer alan en birincil hakkıdır bu.

Oysa Sultancık, bağıra bağıra can vermiş; ilgisizlikten, boş vermişlikten, aldırmazlıktan... Anayasal hakkı olan yaşama hakkı elinden alınmış.

13 yaşındaki Sultan Gümüş, geçtiğimiz aralık ayında eniştesi tarafından taciz edilmiş. Doğru olanı yapmış ve suç duyurusunda bulunmuş. Ailesine, ablasına anlatmış eniştesinin süren tacizlerini. Adam onu öldürmekle de tehdit etmiş. Zavallı kızcağızın suç duyurusu boşa gitmiş. Ablası tarafından iftira atıyor diye şikayet geri alınmış. Yine de mahkeme eniştenin kızın evine yaklaşmaması yönünde karar verdiği halde, nasıl oluyorsa, eniştenin elinde hálá evin anahtarı bulunuyor.

Ve nasıl bir aileyse bu, nasıl bir ablaysa, kızı koruyacaklarına, enişteye sahip çıkıyorlar. Ve karısı nasıl bir kadınsa, eşine inanıyor ve kız kardeşine inanmıyor; onu yalan söylemekle suçluyor.

Ve sonuç: O küçücük yavrucak 5 yerinden bıçaklanıp öldürüldü. Enişte suçu kabul etmiyor. Montunda halının tüyleri olduğu halde... Küçük kızın belden aşağısı çıplak, ama tecavüz edilmemiş. Zaten daha önceki suçlamaları sırasında kızcağız, kim bilir nasıl da yüzü kızararak "Beni yere yatırıyor, arkamdan bana cinsel organıyla sürtünüyor, bu yüzden popom acıyor" diye anlatmış bu tacizi. Belki de adam iktidarsızdı. Hem sapık, hem iktidarsız olması çok doğal. Psikiyatri uzmanlarının bunu rahatlıkla açıklayabileceklerinden eminim.

Ama işte kızcağız göz göre göre ölmüş. Ailesi ona sahip çıkmamış, evde yalnız bırakılmış, eniştenin elinden anahtar alınmamış ya da üç kuruşluk kapı kilidi değiştirilmemiş. Akıl alacak gibi değil... Şimdi de annesi ayakta zor duruyormuş! Ailesi ihmal etmiş, inanmamış olabilir. Ama ya devlet?

Adana Barosu ikinci başkanı Soner Çetin de benim gibi düşünüyor; "Bütün bu olanlardan sonra çocuğun evde yalnız bırakılması çok yanlış; ama Avrupa’da bırakın tacizciyi, aile fertleri bile çocuğa yaklaştırılmazdı, çocuk devletin himayesine alınırdı" diyor.

Ne yazık ki bizde tecavüz ya da aile içi ensest olaylar, akıl almaz namus anlayışımız nedeniyle hep gizlenir, saklanır. Köşemde okuduğunuz olaylar ise, artık bıçak kemiğe dayandığı için yazılmıştır. Tacize uğrayan genç insan, suçlanma ya da öldürülme korkusu içinde, hiç kimseye söyleyemez yaşadıklarını. İşte bu karanlık zihniyetin kurban ettiği bir küçük kızımız... Kim bilir, sesi soluğu çıkmayan kimler var daha. Ancak öldürüldüklerinde mi, haberimiz olacak onlardan da?

Keşke küçükken bize cinsel bilgi verilseydi

Güzin Abla, çocukken bir cahillikle kızlık zarıma kendim zarar verdim; bunun önemini ise yeni anladım. Oysa bugüne kadar hiç cinsel birlikteliğim olmadı. Bu yüzden de hayattan zevk alamıyorum. İlerde evleneceğim kişinin de anlayış göstereceğini hiç sanmıyorum. Ne yapılabilir, söyler misiniz?

RUMUZ: C.E


Sevgili kızım, evet bizde en büyük eksik cinsel eğitim verilmemesi... Aileler ve eğitimciler bu ciddi soruna karşı çok ilgisizler.

Oysa bu yüzden evlilikler yıkılıyor, gençler senin gibi boş yere üzüntüler yaşıyor, acı çekiyorlar.

Kızım senin durumunda ancak bir doktor gerçeği söyleyebilir. Belki de hiçbir şey olmamıştır, boş yere endişe ediyorsundur... Git durumunu doktora anlat, hem belki sana bir rapor da verebilir.

Beni kandırdı başkasıyla evlendi

Sevgili Güzin Abla, ben 22 yaşında bir genç kızım. Almanya’da hukuk fakültesinde okuyorum. Bundan 4 yıl önce akrabam olan bir gençle çıkmaya başladım. Onunla her şeyi paylaştım, yatağı bile. Yanlış yaptım, ama insan sevdiği zaman düşünemiyor. Bir süre önce beni tatil amaçlı çağırdı. Her şeyi planlayıp tam gidecekken, evlilik haberi geldi. Şaşırdım, inanmadım ama doğruydu. Yani tam bir şerefsiz çıktı, kusura bakma. 1.5 ay önce tanıdığı bir kızla evleniyor. Benim duygularımla, hayallerimle oynadı. Benimse, hem maddi hem de manevi her şeyimi aldı. Evleneceğiz diye benden para istedi. Defalarca kredi kartı borçlarını ödedim. Şimdi bana bu darbeyi vurdu. Bu işin içinden nasıl çıkacağım bilmiyorum. 

RUMUZ: DENİZ


Güzel kızım, hep demiyor muyum, akraba da olsa hemen karşınızdakine inanmayın. Hele böyle uzaktaysa! 4 yıl diyorsun da, kaç kez bir araya geldiniz ki? Üstelik hukuk eğitimi görüyorsun, aklı başında kültürlü bir kızsın. Nasıl kandırdı seni bu derecede? Senden para isteyen, para alan birine nasıl güvendin? Bak güzel bir mesleğin olacak, kendini derslerine ver. Elbette bir gün acısı çıkar ondan.
X