Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Evet, CHP’yi değiştirmeye çalışıyorum

<B>CHP’</B>nin <B>‘başarısız’</B> genel başkanı <B>Deniz Baykal,</B> bazı gazetelerin kendisini devirmek için düğmeye bastığını iddia ediyor.

Sarıgül’ün çıkışını da buna yoruyor.

Suçladığı gazetelerin başında Milliyet var. Ama Milliyet’in bağlı olduğu grup, topyekûn suçlamadan nasibini alıyor.

Deniz Bey’in bilmediği bir şey var.

Burası CHP değil.

Burada ‘kullar’ yazmıyor. Doğrudur, Milliyet’te, Hürriyet’te bazı yazarlar CHP’nin başta lideri olmak üzere değişmesi gerektiğini düşünüyor, istiyor olabilirler.

Ama bunu birileri düğmeye bastığı için değil, doğrusu bu olduğu için istiyorlar.

Çünkü onlar Deniz Baykal gibi ‘hayatın gerçeğinin’ dışında yaşamıyorlar.

CHP’nin Baykal liderliğinde bir kez daha ‘baraj altına’ doğru yuvarlandığını, muhalefetsizliğin ülkeye zarar verdiğini, Baykal ve ekibi sayesinde ülkenin çok partili bir rejimde tek partililiğe doğru gittiğini görüyorlar.

Başta ben olmak üzere, bu grubun pek çok yazarı CHP’de bir kan değişikliği gerektiğini, CHP’nin üzerindeki ölü toprağının kalkması gerektiğini söylüyoruz.

Ama bunu sokaklarda milyonlar söylüyor.

Biraz aklı başında herkes söylüyor.

Deniz Baykal ve çevresinden nemalanmayan, hırsı aklının önünde olmayan pek çok kişi böyle düşünüyor.

CHP’ye bir değişim şart. Bu Mustafa Sarıgül mü?

Bilmem. Hatta şüphelerim var, ama en azından Sarıgül bir hareket başlattı. Gerisi gelmeli.

Böyle düşünenler Deniz Baykal’ın iddia ettiği gibi ‘başka ülkelerin çıkarlarını’ kollamıyorlar.

Tam aksine, yüzde yüz bu ülkenin çıkarları için CHP’yi değiştirmeye çalışıyorlar.

Bundan daha normal ne olabilir?

CHP bu ülkenin, CHP babamızın, dedemizin, Atamız’ın partisi değil mi?

Demirel’den kısa yanıt

DEMİREL ’e kızabilirsiniz, Demirel’in yaptıklarını beğenmeyebilir, eleştirebilirsiniz, hatta herkese ve her şeye rağmen görev süresinin uzatılmaması için elinizden gelen her şeyi yapabilirsiniz.

Ben bunların tümünü yaptım.

Ama Süleyman Demirel’in ‘eğlenceli’ bir adam olduğu gerçeğini kabul etmek zorundasınız.

Bir süre önce Demirel’in de pek çok hediye aldığını, hatta bir de 25 bin dolarlık Rolex Daytona saat hediye edildiğini yazmıştım.

Süleyman Bey, bir yanıt yollamış.

Benden pek hazzetmediği için de, yanıtını Ertuğrul Özkök’e göndermiş ve şöyle diyor:

‘Sayın Özkök,

Gazetenizin 22 Ocak 2005 tarihli nüshasının 13. sayfasında ‘Teke Tek’ sütununda;

‘Demirel’e 25 bin dolarlık Rolex hediye edilmemiş miydi?’ başlıklı bir haber neşredilmiştir. Bu sorunun cevabı şöyledir:

‘Demirel’e 25 bin dolarlık Rolex hediye edilmemişti.’

Bilginizi rica ederim.’

Okuyunca güldüm.

Oysa ben saati hatırlıyorum, zannederim Cavit Çağlar da hatırlıyordur.

Ama yine de bu ‘kısa ve küt’ yanıtı yayınlamak boynumun borcu.

Dinç Bilgin iyi yaşamamış!

HINCAL Uluç
abimiz, bazen iyice saçma yazıyor. Patronunu koruma isteğini anlıyorum. Ama bunu yaparken saçmalamasını anlamıyorum.

Geçenlerde ‘Dinç Bilgin’in borçları örtülü ödenekten kapatılsın, zaten Dinç Bilgin iyi yaşamıyor, Fatih Altaylı ondan daha iyi yaşıyor’ gibi ‘inanılmayacak’ fikirler üretti.

Dinç Bilgin’in bugün nasıl yaşadığını Hıncal Uluç gibi yakından bilmiyorum ama Bilgin hapisteyken bile oğlu Önay altında yüz binlerce dolarlık araçlar, teknelerle gayet iyi yaşıyordu.

Dinç Bilgin’in kazandığını Sabah’a yatırdığı safsatasına gelince. Birincisi işini adam gibi yönetseydi. İkincisi, gemi büyüklüğündeki ‘Headlines’ ve ‘New Century’ adlı süper yatlar, üç adet özel jet, saray büyüklüğündeki evler, Londra’daki malikaneler benim miydi Hıncal Abi.

Hatırlamıyor musun?

Yok canım o kadar yaşlanmadın.

Ama istiyorsan bende hepsinin fotoğrafları var.

Yollarım.

Madem kötüydü niye istedin?

SEVGİLİ Hıncal Uluç’
un, TRT Genel Müdürü Şenol Demiröz’le ilgili yazıp söylediklerini ibretle okuyorum. Oysa aynı Hıncal Uluç, Demiröz’ün TRT Genel Müdürü olması için müthiş methiyeler düzmüştü. TRT Genel Müdürü atarken Hıncal Uluç’u dinleyenlerin, Hıncal Uluç’u dinlemekle ne büyük hata yaptıklarını yine Hıncal Uluç’tan öğreniyoruz. Ne mutlu bize.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Peşindekileri uçuruma götürene lider denemeyeceğini anladığımız zaman.
X