Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Eve otoya çantaya cep telefonlu alarm

Biliyorum cep telefonunuzu yanınızda taşımaya alışıksınız.

Ama evden çıkarken masanın üstünde bırakmayı tercih edeceğiniz ikinci bir cep telefonunuz daha olacak desem, ne dersiniz? Hatta üçüncüsü de olacak, onu da otomobilinizde bırakmayı tercih edeceksiniz desem? Daha da abartıp, çantanızdan çıkartmak istemeyeceğiniz dördüncü cep telefonunuz da olacak diye tuttursam?

Merak etmeyin dünyanın en büyük bilişim ve iletişim teknolojileri fuarı CeBIT’i gezerken şahit olduğum teknolojiler, aklımı başımdan alacak kadar çeşitli değildi. Bu yılki CeBIT’i renksiz bulup, yazı konusu çıkartmak için hayali teknolojiler geliştirmeye de kalkışmıyorum.

Siemens Mobil’in geliştirdiği konsept ürün, temel ihtiyaçlarımızdan bazılarına o kadar iyi hitap ediyor ki, bir iki yıl içinde piyasaya çıktığında pekçoğumuz tek bir cep telefonuna sahip olmakla yetinmeyeceğiz.

Siemens Komünikasyon Grubu’nun şimdilik Ay One kod adını taktığı bu ürün kendi ekseni etrafında 360 derece dönebilen kapaklı küçük bir kutucuk.

Üzerine çeşitli algılayıcılar ve bir de siren monte edilmiş. Örneğin evden çıkarken masanın üzerine bırakıyorsunuz. Siz yokken eve hırsız girip, Ay One’ın önünden geçecek olursa, üzerindeki hareket algılayıcısı önünden geçen hırsızı algılayıp devreye giriyor.

Üzerindeki siren ortalığı inletmeye başlarken, cihaz kendi kendine sizin diğer cep telefonunuzu arıyor ve evde beklenmedik bir durum olduğunu haber veriyor. Ay One’ın bu gibi durumlarda atacağı adımları ayarlayabiliyorsunuz da. Örneğin siren çalıp yerini hırsıza açık etmeden direkt sizi aramak üzere de ayarlayabilirsiniz. Ya da belki yurtdışına seyahate çıkıyor olursunuz da, Ay One’ı sizi değil bir tanıdığınızın telefonunu aramak üzere de programlayabilirsiniz. Tüm bu ayarları evin dışından, bir telefonla uzaktan değiştirmeniz de mümkün.

Ay One’ın kullanım alanı çok geniş. Çantanızın içine bırakıp da kullanabilirsiniz. Çantanızı bir yerde unuttuğunuzda ya da bıraktığınız yerde bulamadığınızda, çantanın içindeki Ay One’ı telefonla arayarak sireninin çalmasını sağlayabilir ya da bulan kişiyle telefonla irtibat kurabilirsiniz. Ay One’ı otomobil alarmı olarak da kullanabilir, otomobilin içinde herhangi bir hareket tespit eden cihazın, evi arayarak sizi haberdar etmesini sağlayabilirsiniz.

Siemens Ay One’ın üzerinde kendi etrafında dönen ve dört farklı konumda duran bir kapakçık var. Bu dört konumdan her biri cihazın farklı bir işlevi gerçekleştirmesini sağlıyor. Kullanıcı her konuma atanan işlevi ayrı ayrı değiştirebiliyor. Bu konumlar yukarıda anlattığım işlemleri gerçekleştirmek üzere kullanılabileceği gibi, dört ayrı telefon numarasını otomatik olarak aramaya da ayarlanabiliyor. Böylece örneğin konumlardan birine kendi numaranızı, diğerine acil sağlık servisi numarasını girip, cep telefonu kullanmayı bir türlü öğrenemeyen yaşlı bir yakınınıza verebiliyorsunuz. Yaşlı yakınınızın kendini kötü hissettiğinde yapması gereken tek şey kapağı, üzerinde sizin fotoğrafınızı ya da sağlık hizmeti işaretini görünceye kadar döndürmek oluyor.

İstanbul Modern tam anlamıyla modern

İki hafta önce İstanbul Modern’in kafesinde sigara içilmeyen bölüm olmamasını eleştirmiştim. Geçen hafta da İstanbul Modern’den aldığım müjdeyi aktarmış, kafede sigara içilmeyenlere de bir bölüm ayrıldığını yazmıştım. Bu hafta sonu bebeğimizle birlikte İstanbul Modern’deydik. Önce büyük bir keyifle müzeyi gezdik. Sonra mini müze dükkanından geçip, kafe bölümüne geçtik. Ne yalan söyleyeyim içimden acaba hangi kuytu köşeyi sigara içmeyenlere ayırmışlardır diye düşünüyordum. Bizde genelde sigara içilmeyen bölümü en arkaya koyar, sigara içmeyenleri bu bölüme geçerken sigara dumanı içinden geçmek zorunda bırakırlar. İstanbul Modern’de de böyle yapılmış olacağı önyargısına sahiptim, utandım.

Sigara içilmeyen bölümü, tüm medeni ülkelerde olduğu gibi en iyi yere, deniz manzarasına bakan pencerelerin önüne koymuşlar. Tek kusur ortadaki barın sigara içilmeyen masalara çok yakın taburelerinde, sigara içmenin serbest bırakılmasıydı. Gerçi havalandırma o kadar iyiydi ki, aradaki mesafe yarım metreden az olmasına rağmen barda içilen sigaraların dumanını hissetmedik.

Yediğimiz yemekler de nefis ve lezizdi. Gerçi biraz daha füzyon bir mutfak ve tablo gibi yemek süslemeleri İstanbul Modern’e daha da yakışırdı ama her şey o kadar güzeldi ki, bu da öylesine bir fikir olarak kalsın bir köşede...

Sonuçta İstanbul Modern’den harika bir gün geçirmiş olarak ayrıldık. Tekrar tekrar gitmekten zevk alacağımız bir yeri keşfetmekten de mutlu olduk.

Unutmadan, ilk yazımda eleştirdiğim İnternet sitesi de yenilenmiş. Çok daha zengin içerikli, çok daha profesyonel tasarımlı dört dörtlük bir site var şimdi yayında. Adresi, istanbulmodern.org.

Hem telsiz telefon hem uzaktan kumanda

Geçtiğimiz yıl cep telefonları ile fotoğraf kameralarını birleştiren modellerin yılıydı. Bu yıl da müzikçalar ve telefonun evlilik yılı. Sırada ne mi var? Cep telefonlarıyla birleşecek daha çok şey var.

Simens Komünikasyon’un CeBIT’te tanıttığı yeni nesil teknolojiler çok yakın geleceğin telefonlarıyla neler yapabileceğimizin ipuçlarını veriyordu. Örneğin evdeki telsiz telefonlarla, cep telefonları yakında tek bir alet olacak.

Ev dışındayken cep telefonu olarak kullandığımız cihaz, eve geldiğimizde sehpanın üzerinde duran baz istasyonu ile irtibat kuracak ve GSM şebekesi yerine sabit telefon hattını kullanan telsiz telefona dönüşecek. Adına artık cep telefonu mu deriz, telsiz telefon mu, orası şimdilik meçhul, yeni cihazımızı markaları ne olursa olsun evdeki tüm elektronik aletlerin uzaktan kumandası olarak da kullanabileceğiz. Yenilikler bununla da bitmeyecek.

Evde bakıma muhtaç hastaların testleri, doktor tarafından uzaktan yapılabilecek, doktor hastayla video telefon aracılığıyla görüşebilecek.

Video telefonlar evin çeşitli odalarını, uzaktan izleyebilmek ve acil durumlarda polise, itfaiyeye haber vermek için de kullanılacak.
X